Hayal edelim� Springfiled�da yaşasaydık. Nükleer Enerji Santrali�nde saçma sapan bir iş karşılığında düşük ücretle çalışsaydık. Komik görünüşlü ama sevecen bir karımız, tamamı farklı dünyalarda yaşayan 3 çocuğumuz, garip alışkanlıkları olan uçarı bir babamız olsaydı, tüm bunlara ilaveten garip komşular, pinti ve geçimsiz bir patron, gizemli arkadaşlar, dalavereci bir palyaço vs gibi unsurların bir arada olduğu bir ortamda yaşasaydık. Her hafta insanlar bu sıra dışı hayatı izlemek için televizyonun karşısına kurulsaydı� O zaman adımız belki de� Evet doğru tahmin; Homer Simpson olurdu adımız.

Televizyon ekranlarında günlük hayatları yayınlanan yüzlerce aile ile karşılaştık. Bunların içinde Simpson ailesinin yeri çok ama çok farklı. Her şeyden önemlisi Simspon ailesi tamamen bir fenomen, çizer Matt Groeing�in uydurmakla kalmayıp hayat da verdiği bir aile. Üstelik yaşadıkları yerden komşularına, hayat tarzlarında tercihlerine kadar her şey tam bir ütopya. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Simpson ailesi en küçüğünden en büyüğüne kadar özgürlükler ülkesinin birer ürünü olduklarını kanıtlarcasına yaşıyorlar, kurallara ya kısmen uyuyor yada hiç uymuyorlar, her türlü politik ve diplomatik olayı alaya alabiliyorlar, hem Amerikan sistemini eleştirip izleyiciyi koruyorlar, hem de bu gereksiz diziyi izledikleri için izleyicilerin tümüyle dalga geçmeyi ihmal etmiyorlar.

Simpsonlar�ın dünya üzerindeki tüm ailelerden en farklı olduğu taraf ise şu : Onlar dünya üzerinde değiller. Onlar Springfiled isimli hayali bir kasabada yaşayan hayali karakterler, üstelik de çizgi film karakterleri. Yani etten kemikten değiller, kağıt ve mürekkepten ibaretler. Ama dünyadaki herhangi bir çizgi filmden daha popüler olduklarına şüphe yok. Bunun nedenini araştırmak bizim işimiz değil, biz burada bilgisayar oyunlarından bahsediyoruz. Ama şimdiye kadar nedense bilgisayar oyunları hakkında tek kelime etmedik. Nedense� neden olabilir� Evet doğru tahmin. Simpson ailesi, daha önce hiç olmadığı kadar bir arada bir oyun ile bilgisayarımızdaki yerlerini de nihayet alıyorlar : Simpsons Hit & Run

Herhangi bir CD mağazasının neresinde olacağına karar veremediğiniz oyunlar vardır mutlaka. İşte Simpson�s Hit & Run da böyle bir oyun. H&R�yi anlatmak için seçebileceğim örnek, kulağa na kadar tuhaf da gelse; GTA 3 � Vice City� GTA� da Vice City�de araba çalıp, adam öldürüp, uyuşturucu çetesine kaptırdığımız parayı almaya çalışıyorduk. Pekiyi bunun Simpsons gibi bir çizgi filmle ne alakası olabilir? Bu soru her ne kadar kafanızı karıştırmaya muktedirse de, kafanızın karışması yersiz. Çünkü şimdi size açıklayacağım ve anlayacaksınız ki, GTA ve Simpsons aslında özdeş (yok daha neler ehehe)

H&R, alıştığımız klasik �bulutlu mavi gökyüzü üstüne bulut çağrışımı yapan harflerle yazılmış ´The Simpsons´ yazısı� ile başlıyor, ancak tuhaf bir şeyler olduğu da gözümüzden kaçmıyor. Yeşil bir ışığın gölgesi yazının üzerine düşüyor ve birden bazı ufak arıcıklar görüyoruz; sibernetik organizma efekti verilmiş arıcıklar. Derken bu arılardan biri uçarak P harfinin içinden geçiyor ve ailemizin eviyle karşılaşıyoruz. Önce bodurmdaki Bart gözümüze çarpıyor, sonra kapda Marge�ı görüyoruz. Ve camdan içeri süzülen arı, horultular eşliğinde uyuyan Homer Simpson�a götürüyor bizi. Aniden oyuna girdiğimizi fark ediyoruz. Ve o da ne� Klavyedeki tuşlara bastığımız zaman Homer ileri geri hareket ediyor. Vay canına, ben şimdi Homer mı oldum?

Oyunda tıpkı herhangi bir 3rd person action� oyununda olduğu gibi, kahramanımızı başının üstündeki bir kameradan izliyor ve klavye hareketleriyle dört bir yana koşmasını sağlıyoruz. Etrafımızda cıvıl cıvıl ve sürekli etkileşim halinde olan Springfield sakinleri var. Meşhur pembe arabamıza atlayıp Springfiled sokaklarında dolaşıruz�