Sims serisi şüphesiz, EA Games'in oyunculuk dünyasına bir armağanı. Yaşam simülasyonu, hayatımız boyunca içimizde kalmış ukteler ile harmanlanmış, ve ortaya daha önceden yapmak isteyip de, yapamadığımız şeyleri yapma imkanı veren bir oyun olarak karşımıza çıkmıştı. Özgürlük insanın doğasında olan bir duygu olduğundan Sims serisi de oyunculara epey samimi geldi. Ama bir noktadan sonra insanların karakterlerine göre oyunun da, manipule edilmesi lazımdı. Kimi insan oyunda, gece hayatını yaşamak isterken, diğer insan ise evinde oturup, bütün gün ev tasarlamaya kalkışmak isteyebilirdi. Ya da bir diğeri gerçek hayatta mutluluğu yakalayamadığı aşk hayatını, bu oyunda sanallığın yardımıyla kusursuz hale getirmek isterdi. Her neyse, Will Wright ve arkadaşları, iyi birer gözlemci olmalılar ki, oyuncuların Sims'den beklentilerini karşılayabilmek için, onların ortak noktalarını konu eden Genişleme paketlerine yöneldiler. İlk olarak University paketi, kampus hayatı zorluğu ve oda arkadaşlığının iyi/kötü yanlarını, Ebeveyn baskısından kurtulma düşüncesiyle tüm yelkenlerin suya indirilmesi takdirinde ders notlarının pek iç acıcı gelmediği gibi gerçekleri yüzümüze vurmuştu. Ve hayatın ne kadar acımasız olduğunu. Sizi ağlayarak uğurlayan babanız nerden bilebilirdi ki, evine döndüğünde biricik kızının direk kokteyl partilerine adapte olacağını. Üniversiteye gidiyordu halbuki. Ama elbette sorumluluklarından ödün vermeden sosyal hayatını da iyi bir şekilde kotarabilirdi. Daha sonra Nightlife paketi çıktı. Bu paket de ise gece hayatının ışıltılı atmosferine tanık olduk. Gittiğimiz bir club'da, DJ kabinine geçip insanları coşturduk, Ya da pist de yaptığımız o özel danslarımızla bir çok kadını etkiledik. Bazen de bir bar taburesine oturup, bir ağır abi edasıyla o güzelliklere ırak olduk. Ama sonunda öğrendik ki, asıl mutluluğun evimizde oturup, karınızla beraber bir köşede romantizmin doruğuna çıkmak ve onlar için aldığımız salıncakta sallanan biricik evlatlarımızı izlemek olduğunu. Ardından Open For Business geldi. Akademik kariyer'in getirisi olan branş mesleklerini bir kenara bırakıp serbest meslek olayına giriştiğimiz paketti bu. Bazen açtığımız restoranda bizzat çalıştık, bazen ürünün tanıtımını baltalayan promotörlere giriştik. Bazen de bıçak kemiğe dayandığında, evimizdeki eşyaları satılığa çıkarıp karnımızı kıt kanaat doyurabildik. Böyleydi Sims'in ek paketleri. Her yaştan herkesin içinden bir parçasına hitap ediyordu...

Bir giriş yazısı için fazla uzun ve dokunaklı bir yazı oldu bunu kabul ediyorum. Tabi eğer bütün bu tasvirlerden uzaksanız, Konsolu açıp ard arda defalarca motherlode hilesini aktif hale getirmiş, ya da "Yemişim aspiration'u" diyerekten maxMotives şifresine abanmış olmalısınız.

Aslında Maxis, Pets için biraz karışık bir politika takip etti. Oyun hakkında hiçbir resmi açıklama yokken E3 fuarında video gösterimi yapılmasıyla herkesin hafızasına "4. paket Pets olacak" şeklinde kazındı. Ancak bunu planlamadığından mıdır bilinmez, Oyuncuları bilgilendirmek amacayla Maxis, oyun hakkında bir tarih belirledi. Ancak bu tarih Maxis'e göre sadece oyunla ilgili bir tarihti. Fakat bu sefer ise herkes, belirtilen tarihin, oyunun çıkış tarihi olacağını düşündü. Bütün bu karışıklık içinde Maxis, son anda bir değişiklik yaparak, bu tarihte oyunu piyasaya sürmeye karar verdi. Konuya dönecek olursak, The Sims 2 : Pets, 17 Ekim'de Amerika'daki raflarda yerini almıştı. Bu tarihten birkaç hafta sonra Türkiye'ye gelen oyunu heyecanla edindik. Peki önceki eklenti paketlerinden aldığımız hazzı, bu paketten de alabilecek miydik?

Oyunu edindiğimde heyecanla kurulumunu yaptım. Beni neyin beklediğinin merakı içerisindeydim doğal olarak. Oyun çıkmadan 2 ay önce E3'de duyurulan oyun için beklemesi süresi biraz uzun geçmişti. Oyuna girdiğimde değişen EA Jeneriğiyle karşılaştım. Jeneriğin arkasında ne olacağını tahmin etmeme gerek kalmadan klasik atmosferin içinde kendimi bulmuştum bile...