Looking Glass Studios'un 1998 yılında yarattığı Thief: The Dark Project, Half-Life ile birlikte FPS tarzı oyunlara yeni bir ufuk açmış, öldürmeye değil saklanmaya, sessiz ve sinsi olmaya dayalı tarzıyla, First Person Sneaker (rahatça yeni bir tür olarak nitelenebilir) oyun olarak tarihine geçmişti. Thief, oyundaki düşmanların yapay zekasıyla - bu öyle bir yapay zekaydı ki, sert yüzeyde yürürken çıkardığınız ses yüzünden herkes üzerinize çullanıyordu - etkiyelici grafikleri ve tabii ki etkileyici ve sinir bozucu çevresel ses özellikleriyle "değişik tatlar" arayan pek çok oyuncunun gözdesi olmuştu.

Thief: Dark Project'in devamı niteliğindeki Thief 2: The Metal Age, Diablo 2'yle birlikte en çok beklenen oyunlar arasında yer alıyordu ve sonunda piyasaya çıktı. 18 ay içinde tamamlanan oyunda yine usta hırsız Garrett'in macera dolu karanlık ve mistik dünyasına dalıyorsunuz. İlkinde olduğu gibi Thief 2 de yine Avrupa'nın karanlık ortaçağını andıran hayali bir ortamda geçiyor. Hatırlatma yapmak gerekirse, ilk Thief'te kahramanımız Garrett, Keepers adlı bir hırsızlar "guild"inin himayesine alınmış, "Hammerites" adlı bir radikal dini grupla ve onların yeryüzüne çağırdığı bir şeytanla mücadele etmişti. Oyunun sonundaysa yaşlı hırsızlardan biri Garrett'i uyarmıştı: "Evlat, Metal Age (Metal Çağı) geliyor."

Kahramanımız Garrett, Thief 2: Metal Age'de bu sefer Hammerites yerine farklı bir tarikata (Mechanists) ve kendisini diğer hırsızlarla birlikte yaşadığı kentten silmeye kararlı olan kentin şerifine (Şerif, ortaçağ kentlerindeki vali veya polis şeflerine verilen ad; bu şerifin kovboy filmlerindeki şeriflerle bir ilgisi yok :) yardım ediyor. Mechanist'ler isminden de anlaşılacağı üzere 'robot'ları yapan bir tarikat, kentteki hemen herkes Mechanist'lerin getirdiği teknolojiden faydalanmayı seçiyorlar. Mesleği hırsızlık olan Garrett, "mesleğini icra ederken" güvenlik sistemleri kurup duran Mechanistler'le karşı karşıya geliyor.

Thief 2'nin, ilkinden en büyük farkı (ve benim en çok hoşuma giden özelliği) oyun bölümlerinin zombie vb. yaratıklardan olabildiğince ayıklanmış oluşu... Tabi bu kişisel değerlendirmem ancak, "insan zekası"na karşı mücadele etmek daha zevkli... Yaratık öldürmekten sıkılanlar Thief 2'nin bu yönünü özellikle beğenecekler.

Oyun ilkine göre daha fazla "Saklanma, farkedilmeme ve farkedilmeden öldürme"yi gerekli kılıyor. Örneğin bazı bölümlerde, "belli bir sayıya kadar" muhafızı bayıltma-öldürme hakkınız var.

Ancak oyunda, "organik" yaratıkların yerini, Mechanistlerin ürettiği "mekanik" robotlar (yaratık demek daha doğru olur) alıyor. İlkine ek olarak, Garrett'in insan muhafızlar ve Mechanist'lere karşı mesleğini icra ederken kullanabileceği yeni cihaz ve silahlar eklenmiş. Bunlardan en etkileyicisi küçük bir top şeklindeki, "scouting orb" isimli bir tür kamera. Su oku, normal ok, ateş oku ve ip okuna ek olarak iki farklı iksir; görünmezlik iksiri ve düşüşlerde darbeyi önleyen garip bir iksir, oyuna renk katmış.