Görkemli 3 boyutlu grafikleri, karanlık ve gizemli hikayeleri, gerçeğini aratmayan ses efektleri ile bizi yerimizden sıçratan oyunların kafamızı, hatta rüyalarımızı meşgul ettiği şu günlerde, karton karakterleri, cıvıl cıvıl renkleri, sabun köpüğü hikayesi ve 2 boyutlu sadeleğiyle şirinlik muskası gibi çıkıverdi karşıma Tony Tough and The Night Of The Roasted Moths. Sade ama belli ki itinalı bir emekle kotarılmış Tony Tough ilaç gibi geldi, nostaljik dertlerime derman oldu.

İlk Bakışta: Oyunumuz tek cd'lik bir oyun. Şip şak install oluyor. Benim gibi sabırsız oyuncular için bulunmaz nimet. Siz sevimli, şapşal görünümlü ama çok zeki özel dedektif Tony Tough'u oynuyorsunuz. Uzaylı yaratıkların çocukların şekerlerini çalarak dünyayı istilaya hazırlandığı zor bir vaka üzerinde çalışırken, kader sizi bambaşka bir vakayla başbaşa bırakıyor. Televizyondaki çizgi filmleri hatırlatan bir introyla başlıyoruz oyuna. Daha başlar başlamaz gülümsetiyor sizi, "relax" saatler vaadediyor. Oyun iki farklı zorluk derecesinde oynanabiliyor: easy mode ve hard mode. Şimdi sizi uyarmak boynumun borcu, sonra gelip o boynu bedenimden ayırma riskiniz de var. Eğer sabırsız, hayatını mantık kuralları içinde yaşayan biriyseniz ve kolaylıkla depresyona girebiliyorsanız, oyunu kolay mode'da oynayın. Yok eğer, mantıksızlık baş tacınızsa, taşları çatlatacak kadar sabırlıysanız zor mode'da oynayın. Çünkü oyunda ilerleyebilmek için temel kural olabilecek, en saçma, en absürd şeyleri yapmak. Yine de söyleyeyim, dünyanın en saçma insanı da olsanız bir rehber/çözüme mutlaka ihtiyacınız olacak. Ama şanslısınız TrGamer var, sizin için bir güzellik düşündü tabii ki :)

Oynanabilirlik: Oyunun arayüzü ilk bakışta bir tuhaf. Ama deneyimli adventure'cılar kısa zamanda rahatlıkla aşina olacaklar. Oyun içinde farenin sol tuşuyla ilerliyorsunuz. Ekran geçişlerinde (söz gelimi yeni bir mekana girerken veya tamamen farklı bir sahneye geçerken) fare imleciniz sarı bir kuşa dönüşüyor. Bunun dışındaki temel hareketler olan, incele, kullan, konuş ve al komutlarına farenin sağ tuşuyla ulaşıyorsuz. Bununla ilgili daha detaylı bilgileri tam çözüm'ün hemen başında bulabilirsiniz. Tüm klasik adventure'larda olduğu gibi sağda solda gördüğünüz eşyaları topluyor, bunları çeşitli yerlerde kullanıyor, karşılaştığınız karakterlerle konuşarak ilerliyorsunuz. Diyaloglar çoğunlukla epey uzun ama bir o kadar da komik. Oynayabilmek için değil ama eğlenebilmek için ortanın üstünde bir İngilizceniz olması gerekiyor. Inventory'nizin yeri, saklı ya da sabit olması, Tony'nin yürüyüş hızı, altyazıların açık ya da kapalı olması gibi kendi tercihinize göre bir ekran yaratabilmeniz için pek çok seçenek de sizin zevkinize bırakılmış. Bunları oyunun başında ayarlayabildiğiniz gibi, oyun boyunca da ne zaman isterseniz değiştirebiliyorsunuz.

Grafikler, Seslendirme ve Efektler: Yazının başından beri sade, şirin deyip duruyorum ya sakın oyunun zevksiz, çalakalem çizilmiş olduğu gibi yanlış bir kanıya kapılmayın. Tam dersine çizimler inanılmaz güzellikte, detaylar müthiş ve tam bir renk cümbüşü içinde. Her bir karakter çok kendine özgü ve çok özenle tasarlanmış, hiç bir falsoları yok yani. Seslendirme inanılmaz, tek kelimeyle muhteşem. Bugüne kadar oynadığım oyunlar içinde seslendirme açısından ilk beşe girmeyi kesinlikle hakediyor. Çizgi film tarzı bir oyun olması sebebiyle efektler ve müzikler de buna uygun olacak şekilde tasarlanmış, yani tam bir uyum ve bütünlük içindeler. Bu açıdan kulağı tırmalayan, ters gelen hiçbir şey yok.