Merhaba,

Aslında bizler her konuda bilgiliyizdir Türk halkı olarak. Bunu şaka ya da geyik mahiyetinde söylemiyorum, gerçekten öyleyizdir. Tabi birkaç istisna haricinde; günümüz şartlarında futbol karşılaşması izlemek için sarfedilen çabanın yanı sıra bir de oradaki değerli futbol adamlarının yorumlarına kulak misafiri oluruz. Ofsayda "opsayt" diyenler, aynı zamanda ofsayt kuralını da bilmediklerinden önemli olanın, top ile rakip kale arasında en az iki futbolcu olması halinde ofsayt kuralına uymayacağını bilmektir. Ama dedim ya, bunlar istisna ;)

Şu günlerde ise en çok gelişen ilgi alanımız ve belki de zorla gelişen ilgi alanımız ekonomi. Malum hepimiz bu krizsel kriz ortamında bir şekilde ekonomiyi öğrenmek ve hatta çoğu kişiden daha iyi bilgiye sahip konuma geldik. Eee madem bizler TrGamer ekibiyiz (hem biz yazar kadrosu, hem de siz değerli okuyucu/takipçilerimiz) ve madem ekonomiyi bu denli biliyoruz... Ee, hadi buyurun bakalım sofraya. İşte tam bize göre -ekonomik anlayışımızı, görüş açımızı, bilgilerimizi sınayan- bir oyun var: Trade Empires.

Bu oyun ilk başta klasik strateji tiplemesi gösteriyor değil mi? Asla! Kesinlikle bildiğiniz oyunlara benzemiyor! Aslında Imperialism'i takip ediyor da denebilir; ama tam olarak değil. Zira aynı firmanın oyunu. Bu oyun tam anlamıyla ekonomi ve ticari pazar savaşı! Öyle klasikleşmiş, harvest edilecek bir zımbırtı bul, sonra bir de abuk bir makine ile orayı harvest et, al sana para; şimdi de yüklen bina yapmaya ev yapmaya... Değil işte! Hatta aynı anda teknoloji bakımından gelişip, askeri gücü yükseltip savaş da yapmıyorsunuz. Sadece ve sadece para! Nasıl para kazanırsınız? Nasıl satın aldığınızı maksimum karla kapatırsınız vs. İşte tüm bunları gözler önüne seren bir oyun. Hadi bakalım...

Temel olarak oyunun işleyişi şu şekilde dostlar: Başlangıç anında elinizde kısıtlı bir parayla oyuna giriyor, bu parayı doğru kullanarak stratejinizi geliştiriyorsunuz. Stratejiniz nasıl olmalı?

Oyunun temel ürünleri var. Bunlar buğday ve pirinç (gelişimi anlatacağım). İlk marketi mutlaka buğday tarlalarını kapsayacak şekilde, başka bir yere de (tercihen ilkine yakın bir yer) pirinç tarlaları kapsanacak şekilde bir market kurulmalı. Bu marketler arasında yol kurarak, arada fazladan kalan pirinçlerin pirinçsiz şehre, buğdaysız şehrin de bu yolla diğer şehirden buğday alması dolayısıyla ticaretin gelişimi sağlanmalı. Bu noktadan sonra, insanlar marketin "kapsama alanı"na akın etmekte ve popülasyon artmakta.

Ancak, insanlar şehirde kalmak için başka isteklerde de bulunuyorlar. Bu istekler ilk başlarda sadece "Jade Mine"dan elde edilen madenin "Jade carver"larda "Jade idol"lara (bir çeşit süs eşyası) çevrilmesiyle elde edilen minik eşyalar olsa da, zaman ilerledikçe teknoloji gelişiyor ve istekler artıyor. Siz ise istekleri yerine getirmek için bir çok ticaret yolu kuruyor, bir çok ticari merkez yapıyor ve bunları birbirlerine bağlayarak teknolojinin o an elverdiği ticari araçlarla taşımacılığınızı yapıyorsunuz.

Bunlar için elbette tüccara ihtiyacınız oluyor; tüccarları ise şehir merkezlerinden kiralıyorsunuz. Tüccarların da kendilerine göre özellikleri oluyor; kimisi inşaatı iyi olmayan bir yolda patika oluşturabilme ve daha hızlı hareket edebilme kabiliyetine sahip oluyor, kimisi markette iken elindeki malları çok rahatlıkla satabiliyor, kimisi markette kendi malarını güzel fiyatlarla satıyor, kimisi hayvanları daha iyi kullanıyor ve kimisi de çok dürüst davranıyor (bu da insanları şehirde tutuyor). Tabi ki zaman ilerledikçe tüccarlar da boş durmuyor ve birden fazla alanda ihtisas gerçekleştirerek kendilerini geliştiriyorlar.