Sanırım pek çoğunuz yıllar önce Microprose'un çıkardığı Transport Tycoon'u ya oynamış ya da en azından duymuşsunuzdur. Görsel olarak bugünün grafikleri ile kıyaslandığında hafif bir ilkellik gösterse de, oyuncuyu esir alışındaki başarısı şimdinin şişirilmiş pek çok oyunundan kat kat üstündü. İşte Ağustos ayında JoWoods Productions'ın çıkardığı Transport Giant da aynı prensip ve başarıyı hedefleyen, bir başka simülasyon oyunu. Ama ne yazık ki aynı zevki verebilmekten hayli uzak.

Aslında Transport Giant biraz daha özenli ve dikkatli yapılsaymış, oynayanların başından saatlerce kalkamayacakları bir oyun olabilirmiş ama mevcut halindeki ufak tefek gibi görünen eksiklikleri neredeyse oyunu dayanılamayacak hale getiriyor. Adından da anlaşılacağı üzere, oyunumuz taşımacılık yapmak üzerine kurulu. Kampanyalar ve serbest olmak üzere iki ana oynayış esası var. Her iki kategoride de iki ana haritamız var ki bunlardan zorluk derecesine göre kolay olanı Amerika, daha zor olanı ise Avrupa. Tabii bu ana haritalar da Amerika ve Avrupa'dan seçilmiş çeşitli bölgelerin alt haritalarını içeriyor. Hatta Avrupa kategorisinde her ne kadar bazı yanlışlıklar yapılmış ve adına niyeyse "Bosporus" denmiş olsa da İstanbul, İstanbul'un kimi ilçeleriyle bazı Trakya şehirlerimiz de mevcut haritalardan biri.

Kampanya tarzını seçtiğiniz zaman yine ister Amerika isterseniz Avrupa kıtalarından birini belirledikten sonra sırayla bilgisayarın hazırladığı senaryoları istediğiniz zorluk derecesinde oynayabiliyorsunuz. Size verilen senaryodaki hedefleri tamamladığınızda bir sonraki kampanyaya geçiyorsunuz. Endless Game (Sonsuz Oyun) olarak adlandırılan seçenekte ise yine iki ana kıtadan birini ve alt haritalar arasındaki tercihinizi belirledikten sonra, istediğiniz zorluk derecesi ve 1850'lerden 2000'li yıllara uzanan bir zaman dilimi içerisinde önceden hazırlanmış herhangi bir senaryoya bağlı kalmadan oynuyorsunuz. Bu serbest oyunda kolay, orta ve zor olarak sınıflandırılan standart zorluk derecelerinin dışında bir de Sandbox seçeneği var ki, bunu tercih ettiğiniz takdirde oyun boyunca parayla hiç işiniz olmuyor. Yani ne yaptığınız harcamalar mevcut paranızdan düşüyor, ne de gelirleriniz kasanıza ekleniyor. Aynı zamanda serbest oyunda rakipsiz ya da bilgisayarın yönettiği rakiplere karşı oynama şansınız da var.

Transport Giant, ana prensipleri bakımından Transport Tycoon'a benzemekle birlikte oynayış tarzı ve işleyiş mantığı bakımından ondan tamamen ayrılıyor. Öncelikle bütün inşaat ve yapım işlerinizde terminalleri ve yeni yolları ekledikten sonra ilgili alt menünün altında bulunan "ok" butonuna basarak onay vermediğiniz takdirde yerleştirdiğiniz hiçbir şeyin inşasına başlanmıyor. Önemli bir başka fark ise yollarla birbirine bağladığınız terminaller arasında yol yapımı bitmeden aracınızı işletmeye başlayamıyor oluşunuz. Bazen uzun yollarda bu can sıkan bir hal alsa da oyunu hızlandırarak yapım aşamasını çabuklaştırmanız da mümkün. Ayrıca oyunu duraklattığınız zaman bile yol ve terminallerinizi haritada yerleştirebiliyor, ancak doğal olarak inşaatına başlayamıyorsunuz. Seçtiğiniz zaman dilimine bağlı olarak at arabasından uçaklara kadar pek çok taşıma aracının bulunduğu oyunda, doğru yol ve terminal tipini seçmediğiniz takdirde araçlarınızı kullanamıyorsunuz. Örneğin at arabası kullanacaksanız buna uygun yol ve terminal tipini, kamyon ya da tır kullanacaksanız buna uygun olanları seçmeniz gerekiyor.

Transport Giant'ta başarılı olabilmek için, ilk başta basit gibi görünen ancak giderek karmaşıklaşan bir endüstri işleyiş mantığını ustalıkla yürütmeniz gerekiyor. İnsan taşımacılığı yaptığınız zaman aynı şehir içinde bir istasyondan diğerine taşımacılık yapamıyorsuz. Başka bir deyişle insanları ancak şehirler arasında taşıyabiliyorsunuz ve onu da herhangi iki şehir arasında yapamıyorsunuz. Her şehrin ya da endüstri tesisinin üstüne farenizle geldiğinizde orada ne kadar ne üretildiğini ve neye ihtiyaç olduğunu görebiliyorsunuz. Bu durumda örneğin taşımacılık yapmak istediğiniz şehre geldiğinizde, o kentte hangi şehirlere kaç yolcu taşıyabileceğiniz gösteriliyor. Yukarıda bahsettiğim Bosporus haritasında İstanbul'dan diyelim ki Çorlu'ya ancak Çorlu'ya gidecek yolcu varsa taşımacılık yapabiliyorsunuz. Aksi takdirde bekleyen yolcusu oluşmamış iki şehri seçtiğiniz takdirde aracınız terminalde bekliyor.