Nasıl anlatsak ki? Hani filmlerde görürüz, bir diktatör tarafından yönetilen küçük tropik adalar vardır. İnsanlar zor da olsa burada kendi kendilerine yetmeye ve daha iyi yaşamak için gelirlerini turizmle arttırmaya çalışır... İşte Tropico böyle bir ada ve biz de bu adanın yönetimine soyunmuş diktatörüyüz.

Amacımız insanlarınızı mutlu tutarak olabildiğince uzun iktidarda kalmak ve İsviçre'deki hesabımızda her an başlayabileceğimiz emeklilik günlerimiz için biraz para biriktirmek. Şaka bir yana oyunda bunu da unutmamışlar. Oyunumuz birçok açıdan Simcity 3000 ve oyunun yapımcısının diğer bir oyunu Railroad Tycoon 2 birleşimi bir şey. Ancak bunlar oyunu tam olarak açıklamaya yetmiyor. En iyisi yeni başlamış birinin gözünden anlatmak.

İlk yapmanız gereken oyunun basit menüsünden 'GAME' seçeneğine girip 'Tutorial' ile devam etmek. Bu kısım gerçekten önemli, çünkü burayı atlayarak oyunu anlamaya çalışmak çok daha fazla zaman alacaktır. Tabi bu kısmın İngilizce anlatıldığını söylememe gerek yok. Neyse, oyunumuzda Simcity gibi birçok bina türü var, fakat burada evleri, ticari işletmeleri ve sanayi yapılarını tek tek ücreti karşılığı kendiniz inşa ediyorsunuz. Bunun için inşa moduna geliyor, istediğiniz türün grubuna girip binanızı seçiyor ve inşa ediyorsunuz. İnşaatları yapacak ekibi de aynı şekilde yeni inşaat binaları yapıp genişletebilirsiniz. Binaları kuracağınız yerlerde önceden bir arazi düzenlemesi yapmanıza gerek yok, inşaat işçileriniz bunu kendileri yapıyor. Ancak asıl dikkat etmeniz gereken konu nüfusunuzun karnını doyurmaya yetecek kadar çiftlik (her değişik tür ekin farklı arazi ve hava koşullarında yetişiyor) ve başlarını sokmaya yetecek kadar bina yapmak (işyerlerine yakın olması önemli).

Zamanla, sağlık ve eğitim hizmetleri gibi ihtiyaçlar size bildirildikçe bunlara uygun binalar yapıyorsunuz. Yerleşik nüfus gayet mantıklı bir oranda artıyor, öyle binler-onbinler gibi rakamlar beklemeyin sakın. Bu artış yeni doğan bebekler, adanıza gelen göçmenler ve uzmanlık gerektiren alanlarda çalışmak için getirtebileceğiniz mühendis, doktor, rahip vb. kişilerle artıyor. Çalışmak, nüfus, uzman? Evet, çiftçilik, düz işçilik, garsonluk, taşıyıcılık vb. gibi işler hariç yaptığınız iş yerleri ve fabrikalar için eğitimli elemana ihtiyacınız var. Bunu öğrencilere önce lise, ardından da kolej eğitimi vererek kendiniz sağlayabileceğiniz gibi biraz önce belirttiğim şekilde yurtdışından eğitilmiş adam transfer ederek de gerçekleştirebiliyorsunuz. Oyundaki temel prensip "elinde uygun adam yoksa kirala" şeklinde. Buna askeri güce gerek duymanız halinde kullanacağınız askerler de dahil.

Tropico'da da diğer tüm benzer oyunlarda olduğu gibi herşey birbirine bağlı, özellikle üretim zinciri ve bina tiplerinin ön gereksinimleri açısından. Örneğin, bir havaalanı veya radyo/TV binası için ihtiyacınız en azından bir (veya ihtiyaç arttıkça birden fazla) elektrik santralı; bir tütün fabrikası için tütün tarlası, mücevher fabrikası için altın madeni gibi. İnsanlarınız tüm bu işletmelerde işçi veya mühendis gibi görevlerde ücreti karşılığında çalışıyor. Bu ücreti de her bina için siz belirliyorsunuz. İnsanların evlerinin (yaptığınız evleri kiraya veriyorsunuz) iş yerlerine ve yiyecek sağlayacakları market veya çiftlik gibi yerlere yakın olması daha fazla süreyi çalışarak geçirmeleri için gerekli. Evleri işlerine yakın yerde olmazsa, kira yüksek ise veya boş ev bulamazlarsa kulübe yapıp yaşıyorlar. Aslında bunları yazarken aklıma oyunla ilgili inanılmaz sayıda detay geliyor fakat buraya sığdırmak mümkün değil. Bu nedenle oyundaki birçok detayı oynayarak (ve okuyarak) öğrenmenizi öneriyorum, çünkü ben bile yeterince detaylı anlayabildiğimi söyleyemem. Fakat şu bir gerçek ki, Tropico, mikro yönetim gerektiren strateji oyunlarından hoşlananların bile ilgisini çekecek düzeyde detay içeriyor. Öyle ki, verdiğiniz kararların ve yaptığınız uygulamaların sonuçlarını ancak belli bir süre sonra görebiliyorsunuz, o da dikkatli bakarsanız.

Şimdiye kadar yazdıklarım zaten alışık olduğunuz türde bir oyun şekliydi. Ancak 'edict' adlı (sözlük karşılığı: emir, ferman, buyruk. Ama anlam itibariyle oyundaki karşılığı kapalı kapılar ardında karar verilen ve uygulanan her türlü politik ve ekonomik karar, veya düzen) ve kontrol barda İnşa ikonunun tam altındaki tuş ile ayarlanan stratejik kararlar. Bunlar insanları ve adayı yönetetirken uyguladığınız politikalar denebilir. Örneğin seçimlerde rakibiniz olan adaya şantaj yapmak, fidye istemek, erken seçime gitmek, seçimlere hile karıştırmak, özel inşa izinleri verip İsviçre hesabınıza eklenecek komisyonlar almak, Amerika veya Rusya ile yakınlaşmak, ekonomik ve ticari destek aramak, vb. birçok işi içeriyor - yazının başından beri aklıma 'bu gibi işler bir yerden tanıdık geliyor' demek geliyordu, işte sonunda dedim :)

Tropico'nun ana menüsü oldukça basit. Burada sadece 'GAME' seçeneği ile girdiğiniz ve oynayacağınız oyun türünü belirlediğiniz kısım önemli. Grafik vb. ayarların hepsini ancak oyuna başladıktan sonra yapabiliyorsunuz. 'GAME' altında ise üç farklı seçenek var. Bunlardan biri kaydettiğiniz bir oyuna devam etme, diğerleri ise hazır bir senaryoyu oynama (buradaki senaryolar arasında 'kolay' bir senaryo kesinlikle yok!) ve kendi belirlediğiniz oyun ayarlarıyla yeni bir oyun yaratıp oynama. İtiraf ediyorum sıfır zorluk seviyesinde bir oyun yaratıp öyle oynadım; oyuna yeni başlayanlara da şiddetle aynını tavsiye ediyorum. Çünkü bu şekilde başladığınız bir oyunda bile zorlanacaksınız. Unutmadan, oyunun kurulduğu dizinde "manual.pdf" isimli bir Acrobat dosyası ve "Manual" dizininde "html" formatında iki farklı kullanım kılavuzu bulabilirsiniz; elbette İngilizce (oyunun Almanca sürümünü de var, ama onda neler var bilemiyorum).

Oyunun bence en büyük eksisi adanızda bulunan insan sayısı (buna turistleri de katıyorum) ve bununla birlikte binalar ve araçların artması sonucu yavaşlama ve takılmaların çoğalması. Öyle ki, zoom'u tüm adayı görebilecek kadar geriye aldığınızda neredeyse adadaki herşey tek tek hesaplayıp ekrana getirmeye çalışıyor ve görüntüyü sağa sola kaydırıp çevirmek bile zaman alıyor. Zoom demişken, screenshot'lara bakacak olursanız oldukça detaylı zoom yapılabildiğini de göreceksiniz. Ayrıca oyun sırasında değiştirebildiğinizi söylediğim grafik ayarlarından "donanım" seçeneğini aktif hale getirirseniz zoom'un her seviyesinde çok daha yüksek kalitede görüntü alabilirsiniz. Tropico grafik yönünden (performans hariç) oldukça başarılı diyebilirim. Oyuna girdiğiniz anda çalmaya başlayan ve sizi havaya sokan tropik müzik de inanılmaz hoş. Bu kaliteli müzik, ayarları değiştirmediğiniz sürece oyunda size eşlik edecek. Arada bir kendiliğinden aksanlı konuşmaya başlayan ve uyarılar yapan danışmanınızın seslendirmesi bile Tropico'da yaşadığınızı hissettirecek.

Sözün özü, Tropico, mikro ayar yapmayı seven sabırlı simülasyon/strateji oyuncuları için ideal bir oyun. Ancak, Simcity, Railroad ve Transport Tycoon, Ceasar/Zeus vb. oyunların hepsinden birden hoşlanıyor olmanız şart. Black & White'tan sonra bu yıl piyasaya çıkan en ilginç ve başarılı oyunlardan biri. Diğer taraftan Tropico'da kendi yarattığınız bir oyunun şartlarına göre epey uzun süreceğini (hatta sınırsız) ve eğer bir senaryo oynuyorsanız verilen sürenin yetmeyeceğini söyleyebilirim. Bu nedenle de tekrar tekrar oynanabilecek ve iyi vakit geçirtecek bir oyun.