Tropico, ilk çıktığı zamanlar oldukça tutmuştu. Değişik tarz bir oyundu. Ufak bir adayı yönetmek oldukça eğlenceliydi. Adanın her sorunuyla ilgileniyordunuz ayrıca sağlam bir diktatör bile olabiliyordunuz. Oyun çok tutmuş olacak ki, hemen yenisi geldi. Pirate Cove denen bu yeni oyun, eski oyundan tamamen farklı bir oyun aslında. Aynı motor kullanılarak tamamen farklı bir oyun yapılmış. Bu fark oyunun her yerinde kendini hissettiriyor.

Oyunda yine ufak bir adayı yönetiyorsunuz ama ada bu sefer korsanlar için yataklık yapan bir yer. Öyle ki, adadaki herşeyi gelecek olan korsanlar için tasarlamanız lazım. Adada halk, siz kötü olduğunuz için sizinle çalışmayacaktır mesela. Bunun için onları zorlamanız gerekiyor.

Bu zorlama işi çoğu kişinin hoşuna gitmeyecek bir işlem. Çünkü sizin için birşeyler yapması için, insanları köleleştirmeniz ve onlara işkence etmeniz gerekiyor. Emirlere uymayan kişileri de öldürmeniz tabi ki. Sizin için çalışan kişilerin ruh halleri her zaman aynı olmuyor. Sizin için çalışıp her dediğinizi yapmaları için, korku faktörünü kullanmanız gerekiyor. Sizden ne kadar korkarlarsa, itaat etmeleri de o kadar etkili ve uzun süreli oluyor. Oyunun bu yönü tepki alacak gibi geliyor ama bana göre bir sorun yok. Oyun bu nasıl olsa, fazla bir şiddet içerdiğini sanmıyorum.

Bunlardan başka, oyunda yine bir şehir için gerekli herşeyi inşa edebiliyorsunuz. Ama süper gelimiş bir şehir yerine, ufak ama etkili şehirler kurmanız gerekiyor. Para kazanmak için de adanıza gelen korsanları hoşnut bırakmanız gerek. Bunun için de, adaya korsanlara layık mekanlar eklemek zorundasınız. Oyun böyle gidiyor. Daha çok para, daha kaliteli ve daha yeni binalar anlamına geliyor.

Oyunda korsanlarınızı ve kölelerinizi sağlamlaştırmak için, çeşitli pahalı objeler de yapabiliyorsunuz. İlerleyen görevlerde açılan bu objeler, etrafa korku saçan ama sizin de karizmanızı sağlamlaştıran şeyler. İnsanların atıldığı kuyular ve asıldığı ağaçlar gibi.

Oyun biraz karışık gelecektir size aslında ilk bakışta ama oyuna alıştıktan sonra, hiç de zor olmadığını görüyorsunuz. Menülerin tasarımı oldukça iyi ve kullanımı kolay. İstediğiniz herşey elinizin altındaymış gibi, hızlı ulaşılabilir yapılmış. Kontrollerin de zor olduğunu sanmıyorum, kısa zamanda alışacaksınız. Zaten sizi asıl zorlayacak şeyler, adanın ekonomisiyle ve korsanlarınızla ilgilenmek olacak. Sağdan soldan esir toplamak, onları bir arada tutmak falan filan, soğuk terler döktürecek size.

Oyunun motoru değişmediğinden, grafikler de pek gelişmemiş. Sadece hafif makyajlanmış. Zoom seviyesi daha da artırılmış, bu seviyedeki grafik bozulmaları düzeltilmiş. Karakterler iyi görünmekteler. Hareketleri fazla çeşitli değil ama yine de kaliteli. Etraf dolu görünüyor ve tam bir korsanlara uygun saklanma mekanı görünümünde. Binalar falan da ilk görünüşte ne işe yaradıklarını belli ediyorlar.

İlk oyunun müzikleri oldukça başarılıydı, bu oyunun da müzikleri oldukça iyi. Ses efektleri olarak da, ilk oyundakine benzer açıklayıcı efektler kullanılmış. Bazen konuşmalar ve silah sesleri de duyulabiliyor. Seslerde bir problem yok, oldukça kaliteliler.

Oyun, çoğu zaman zorlu sistemlere sahip olmak isteyebiliyor. Özellikle de ilerleyen bölümlerde etraf karıştıkça, sistemin de kafası karışıyor. 1,5Ghz işlemcinin yanında bolca RAM'in olması takılmaları büyük ölçüde engelleyecektir. 64MB bir ekran kartı da bazı boşlukları dolduruyor performans için. Bahsettiğim sistemle oyun, iyi detaylarda rahatça oynanabilir.

Tropico'nun ardından, değişik bir oyun ama aynı kalitede olması oyunu herkese tavsiye edebilmem için yeterli. Korsancılıkla uğraşmak ve bizzat korsanlık yapmak oldukça eğlenceli. Oyun biraz zor olabiliyor, ama alıştığınız zaman eğleneceğinizden eminim. Uzun campaign'leri asla sizi sıkmıyor, aksine heyecanlı dakikalar geçirmenizi sağlıyor.