Zaman geçip teknoloji ilerledikçe biz oyuncuların oyunlardan beklentileri artıyor. Bu aynı sinema filmlerindeki beklentiler gibi. Yapımcılar, seyircileri tatmin edebilmek için hep daha iyi birşeyler yaratabilme yolları arıyor. Örneğin, bir bilim-kurgu veya aksiyon filmde efektler bizim için vazgeçilmez derecede önemli. Belki önceki filmlerden esinlendikleri teknolojileri kullanıyorlar, ya da Matrix'teki "bullet time" gibi yeni görüntü efektleri yaratıyorlar. Diğer taraftan bu durumdan etkilenen sadece efektler değil; bazı filmlerin daha en başında filmde daha sonra neler olacağını tahmin edebiliyorsunuz. Kısaca, gerek filmlerde, gerekse oyunlarda bazı şeyler zamanla klişeleşmeye başlıyor. Veya, daha da beteri, kötü birer kopya olup çıkıyorlar.

Kötü kopya dedim de, daha yazının başında oyun için hemen olumsuz tahminde bulunmayın, birkaç kelime daha yazalım... Oyundaki rolünüz daha çok polisiye aksiyon filmlerinde görmeye alıştığımız başına buyruk, asi polis dedektifleri gibi. Ama oyun konsepti içinde buna daha şık bir benzetme yapacak olursak, kahramanımız Nick Kang'e GTA Vice City'den tanıdığımız Tommy Vercetti'nin polis versiyonu diyebiliriz. Aslında bu kadarla da kalmayıp oyuna da genel görünümü açısından, yani şehirde dolanma, yan görevler yapma bakımından bir çeşit GTA demeye kadar da gidebiliriz. Tabi, oyunumuzu sadece bu yönüyle GTA'ya benzetmek mümkün. Buna ek olarak başka oyunlardan esinlenilmiş diğer bazı özellikleri yok değil, belki buna biraz da Max Payne, Matrix veya Mafia'yı ekleyebiliriz. Ama unutmamak gerekir ki, bir yemeğe ne kadar lezzetli şey eklerseniz ekleyin, sonuçta oluşacak yemek o kadar da güzel olmayabilir.

Herneyse, oyundaki amacınız asıl hikayeyi takip ederken, Los Angeles sokaklarını arşınlarken, karşınıza çıkan ufak tefek suçluları yakalamak ve bunu da minimum şiddet kullanarak yapmak (bu tamamen tercihe bağlı). Bu sayede oyunun size verdiği kendinizi geliştirmek gibi bir özellikle karşılaşıyoruz. Ortam ise aynı bir Hollywood filmi gibi. Yine GTA ve Mafia'da olduğu gibi, True Crime da oldukça geniş bir alanda dolanmamızı sağlıyor, şehrin yaklaşık 500-600 km2 kadar bir alanından bahsediyoruz. Yanlız, özellikle GTA'dan farklı olarak kendinizi çok da serbest hissedemiyorsunuz, çünkü mutlaka biryerlere gitmeniz/yetişmeniz gerekiyor. Veya, kendinizi sürekli olarak rastgele karşınıza çıkan ufak suçları önlemeye kaptırıyor ve şehri gezmeye fırsat bulamıyorsunuz. Ancak bölüm sonlarında size şehirde serbestçe dolanmak için bir seçenek çıkıyor, işte bu sırada, eğer çevrenizdeki suçlarla uğraşmaktan fırsat bulabilirseniz gezinebilirsiniz. Bu arada söyleyelim, oyunun bir bölümünde zombilerle de uğraşacaksınız, ne işse :)

Oynanış temelde üç değişik tarzı barındırıyor; bunlardan ilki araba kullanmayla ilgili, aynı Driver'daki gibi. Bu araba sürüş görevleri ise belli etmeden bir şüpheliyi takip etmek, bir yerden diğerine size verilen süre içinde ulaşmak veya sizi takip edenlerden kaçmak. Yanlız bu tür oyunlarda gözlediğim en büyük sıkıntılardan biri sürüş kalitesi, veya diğer bir deyişle sürüş rahatlığı. GTA'yı ilk oynadığınız zamanı hatırlayın. Zamanla alışıyorsunuz ama alışana kadar da zorlanıyorsunuz. Yukarıda da belirttiğim gibi, belli görev ve seviyelerden sonra araç kullanışınızı ve aracınızı upgrade etmeniz mümkün oluyor.

Diğer bir oyun şekli ise silah kullanımı. Adamımız silahını çektiğinde hedefe otomatik nişan alıp ateş edebilme yeteneğine sahip, yanlız bu biraz kaba oluyor. Rehine durumlarında rahatlıkla rehineyi vurabiliyorsunuz, ki bu da iyi polis/kötü polis puanınızı doğrudan etkiliyor. Oyunun başındaki eğitim aşamasında da göreceğiniz gibi ateş tuşuna sürekli basılı tutmanız durumunda hassas nişan alma moduna geçiyorsunuz ve yine hassas mouse hareketleriyle seri olarak nişan alıp ateş etmeniz mümkün oluyor. Oyunun silah veya çıplak elle yapılan dövüş, kovalamaca sahnelerinde ise "o özel tuş"a basmanız durumunda adamımız aynı Max Payne'deki gibi ağır çekim artistik hareketlerle amacına ulaşabiliyor. Aslına bakarsanız, buraya aklıma gelen detayları sığdırmaya çalışıyorum, nitekim oyunun kontrol tuşları biraz fazlaca olduğundan (ve siz de bir polis olduğunuzdan, öldürmeden önce yakalamaya, etkisiz hale getirmeye çalışmalısınız, ki bunun için de kullanmanız gereken birkaç tuş var) yapabileceğiniz hareket kombinasyonları da biraz fazla. Neyse, silahla yapılan hareketler de aşağıda okuyacağınız diğer oyun şekli gibi oldukça çeşitli. Unutmadan, adamımız Nick de sınırsız kurşun kullanabildiği çift tabancaya sahip.