Vietcong ilk çıktığı zaman, nefes almadan oynamıştım. O zamana kadar hiç böyle gerçekçi, yavaş ama etkili bir FPS görmemiştim. Çünkü genelde FPS'lerde hız hakimdir. Saldırıp bir an önce alanı ele geçirmek gibi durumlar söz konusudur. Ne kadar ağır konusu ve strateji belirleme mecburiyeti olsa da, yine de iki hamlede çabucak bölümleri bitiriyorduk. Vietcong bu olaya bir "dur" demişti, savaşın gerçekliğine bir adım daha yaklaşmıştı. Sık ormanlarda yavaş yavaş yürümek, izcinizi çeşitli yerler için yol göstermesi için görevlendirmek gibi özellikler vardı. Çoğu kişi bu özelliklere aşık oldu.

Vietcong'un ek paketi de zaman kaybetmeden çıkarıldı. Fist Alpha adındaki bu oyun, ilk görenler tarafından, "First Alpha" olarak algılandı ve uzun süre el sürülmedi. Sonunda, oyunun adının bu olduğu anlaşılınca da, saldırdı millet. Oyunun sitemizde incelemesinin geç yayınlanmasının, bununla alakası yok tabi :)

Oyun 2 CD olarak geliyor. Kurulumu için, orjinal oyunun sistemizde kurulu olması gerekiyor. Ama bu kurulu versiyonun güncel olmasına gerek yok. Oyun kurulum aşamasında güncelleme olayını da hallediyor. Zaten ayrı bir dizine değil, direk orjinal oyunun üzerine kuruyorkendini ve çoğu dosyayı da ortak kullanıyor. Alışılmış ek paketlerden farklı yani.

Ana menüden, oyunun girişine kadar herşey aynı. Ayarları hallettikten sonra, oyuna giriyorsunuz ve hemen bir intro ile sizlere hoşgeldin partisi veriliyor. Ama bu pek hoş bir parti değil çünkü bir uçak düşürülüyor. Siz de o an aşağıdaki ormanda kendi çapınızda görevler yaparken, bir anda yeni emir veriliyor. Düşen uçağın pilotunu kurtarmak. 3 adamınızla birlikte yola çıkıyorsunuz.

Adamlarınız aynen yanınızda. Doktorunuz, yara aldığınız zaman hemen size ilaç veriyor. Telsizci asker ise, gerektiği zaman sizin arama yapmanızı sağlıyor. Yerel halktan olan asker ise, bir izci. Oyunda hayati önem taşıyor. Çünkü her zaman, sizi hedefe o götürüyor. Kendi başınıza ilerlemeniz, işleri 2-3 kat daha uzatıyor. Ayrıca bu izci, tuzaklarda da sizi uyarıyor.

Kontroller değişmemiş. Tuşlar aynen duruyor. Ben her zaman tuşları değiştirirdim ama bu oyunda gerek duymadım. Çünkü oldukça kullanışlılar. Alışmak için zaman harcamanız gerekmiyor. Diğer FPS'lerden farklı olarak, aklınızda bulunması gereken tuşlar, numerik klavyedeki sayı tuşları. Bunları kullanarak askerleri teker teker yanınıza çağırabiliyorsunuz. Bazen işe yarıyor. Özellikle pusuya düşmüş halde ve yaralı iseniz.

Oyun sanki biraz daha zorlaşmış gibi. Düşmanı vurmak oldukça zor. Ayrıca düşman daha da akıllanmış. Vurulan arkadaşlarını sürükleyerek kenara çekiyorlar ve üzerindekileri alıyorlar. Genelde saklanarak ateş ediyorlar ve sıkıştıklarında kaçıyorlar. Hatta sdam toplayıp geri geldikleri de oluyor. Çoğu zaman sizi şaşırtacak hareketler yapıyorlar. Dikkat edin derim. Aynı zeka belirtileri, sizin adamlarınızda yok maalesef. Sık orman olunca, çevrede çok fazla engel oluyor. Özellikle izci, sağa sola takılabiliyor. Bu durumda, engelin etrafından dolaşması gerektiğini düşünüyor ve işi hepten mahvediyor. Böyle durumlarda çoğu zaman, quickload yapmanız gerekebiliyor. Askerleriniz savaşırken, o kadar sorunlu değiller. Attıklarını vuruyorlar.