Oyunumuz iki yıl önce çıkan Vietnam: Special Assignment isimli FPS oyununun devamı niteliğinde. Bu kez Vietnam'da kalıp kendi kirli örgütünü kuran bir Amerikan askerinin peşinden gidiyoruz.

Şimdi bu oyun hakkında ne yazsam diye kara kara düşünüyorum. Açıkçası, elime geçen tüm FPS'leri oynadığımdan ve benim gibi FPS tutkunu olanların bu oyunu alma hatasına düşmemeleri için kendimi birşeyler yazma zorunda hissediyorum.

Grafikler, Valusoft'un sayfalarında "stunning graphics" yani, "sizi şaşkına çevirecek grafikler" şeklinde tanıtılıyor. Evet, bu oyun Temmuz ayında piyasaya çıktı ve gerçekten de şaşkına döndüm. Çünkü Quake 1 motoruyla hazırlanmış C.I.A. Operative: Solo Missions'tan renk fazlalığı dışında bir farkı yok. Pardon, motorun bir farkı var, o da düşmanların yara aldıkları yere göre erken veya geç ölmeleri...

Genelde iyi FPS'lerde silah sayısı klavyenin 1'den 0'a kadar olan kısmını doldurmaya yetmez, hatta bazılarının 2-3 farklı ateş modu bile vardır. Bunda ise toplam 8 silah var ve bunların da toplam 3-4 tanesi gerçekten işe yarıyor. Silah çeşitleri Rambo filmlerinde gördükleriniz kadar...

Oyunda çözmeniz gereken bulmaca veya patlatmanız gereken özel bir hedef falan da yok. Amacınız oyunun sonuna kadar önüne geleni öldürmek. İşin komik tarafı, oyunun sonunda öldürdüğünüz Amerikan tipli adamın hedefiniz olduğunu anladığınızda oyunun da bittiğini anlıyorsunuz. Ardından da resimlerde göreceğiniz gibi portakal sandığından bozma helikopterin merdivenine tırmanınca oyun bitiyor. Adetim değildir, bir oyunun sonunu kesinlikle anlatmam, ama bu oyunu almamanızı önereceğim için (ve almanızı engellemek için) yazma gereği duydum :)

Dediğimiz gibi, oyunda öldürerek ilerliyorsunuz. Bu arada karşınıza 4-5 değişik tipte düşman çıkıyor. Bunlardan biri de görünce çok güldüğüm kamikazeler. Yaw bunun fikrini direk Serious Sam'den çalmışlar. Adam bağıra bağıra koşarak üstünüze geliyor, vurursanız patlıyor, vuramazsanız siz patlıyorsunuz :). Düşman Vietnam askerleri olunca ellerindeki silah da genelde kalaşnikof oluyor. Bir diğer düşman tiplemesi ise yarı çıplak dolanan roket atar taşıyan asker.

Oyunda en ilginç bölüm nehirde bir salın üzerinde ilerlediğiniz bölüm. Burada sal otomatik pilota bağlı ve ilerlemekte. İlerlerken üzerinde durmanız ve sağdan, soldan, yukarıdan ateş eden adamlara dikkat ederek ölmemeye çalışmanız gerekiyor. Üzerinden düşerseniz, sanırım oyunun bir bug'ı bu, tekrar sala çıkamıyor ve boğulup gidiyorsunuz. Fikir olarak iyi fakat düşük kalitede grafikler nedeniyle size ateş eden uzaktaki adamları zor seçebildiğinizden zevk katsayısını baya düşürüyor.

Oyunda arka planda sürekli çalan kasvetli bir müzik var, ses olarak ise duyacağınız arada bir çıkan viyaklama şeklindeki kuş sesleri, silah gürültüleri ve kuş seslerinden fazla farkı olmayan düşman askerlerinin ölürken veya saldırırken çıkardıkları bağırtılar.

Bu yazı aslında tam bir mini inceleme oldu, çünkü malesef yazacak fazla birşey bulamıyorum. C.I.A. Operative'i de çok kısa bulmuştum. Bu oyunu bitirme süreniz de ancak o kadar olacak. Oyundaki tek güzel yön ilk başta içinde bulunduğunuz sessiz ve ne olacağını bilemediğiniz gergin ortam. Bir kere adam öldürmeye başladınız mı zaten sonuna kadar gidiyor, ve hiç bir heyecan falan da kalmıyor. Her ne kadar çok FPS seviyor olursanız olun, bu oyundan kesinlikle uzak durun.