Savaş ve barış. Ne kadar zıt birbirlerine öyle değil mi? Normalde savaşın olduğu yerde barış olmaz, barışın olduğu yerde de savaş olmaz. Ama nedense, özellikle film sektöründe ve oyun sektöründe, bu iki kelime her zaman birlikte kullanılırlar. Bu yazıda bahsedeceğim oyunun da başrollerinde birlikteler. Aralarına "ve" almışlar ama yine de 4 karakterlik bir boşluk var aralarında. Yeter mi? Hayır. Bence de bu iki kelimenin birbirlerinden çok uzakta olması gerekli. Hatta savaşın ortalarda gözükmemesi, barışın ise her zaman bizimle olması gerekli. Savaş arifesinde olan ülkemizde, bu olay artık şart.

Herneyse, biz oyunumuza bakalım. Ufak bir kafa yorma ile bu oyunun RTS, yani gerçek zamanlı strateji olduğunu anlayabiliyoruz. Bilgiğimiz 3D stratejilerden işte, eksiği yok, ama pek de fazlası yok. Sadece savaşmakla kalmıyorsunuz, ülkenizin diplomasisi ve ekonomisiyle de ilgilenmek zorunda kalıyorsunuz. Politika da cabası tabi. Bir de en önemlisi, ordunuz ve bunlara vermeniz gereken taktikleriniz var, bu oyunun kalbini oluştursa da, kalbe yardım eden diğer organlarla da uğraşmanız gerekiyor. Savaş oyunun %49'unu oluşturuyor diyebiliriz kısaca. Yarısı değil, o yüzden başınız belada.

19. yüzyılda, dünyadaki ülkeleri kontrol edebildiğiniz oyunda, yapımcı firma, bir ülkenin her konusuyla ilgilenebilmenizi sağlamaya çalışmışlar. 6 tane ülke seçebiliyorsunuz zaten. Bunların her birinin kendine has özellikleri var, diğerlerinden oldukça farklı. Hatta kendilerinze özel birimleri de var, her birinin avantajları ve dezavantajları var. O yüzden sağlam bir denge kurulmuş oyunda. Toplam 179 tane şehri gerçek hayattaki gibi modellemişler. Neden 180 veya 175 değil onu bilmiyorum. 179 demiş adamlar.

Her ülkenin kendine has askerleri, generalleri var. Savaş esnasında binlerce askeri kullanıyorsunuz. Bunlarla başetmek oldukça zor oluyor. Bu askerler arasında, piyadeler, uzun menzilli silahlara sahip askerler (neden okçu demedim bilmiyorum), atlılar falan var. Ayrıca gemiler de (talim var) yapabiliyorsunuz. Bu birimlerinize çok detaylı bir şekilde komutlar ve taktikler verebiliyorsunuz. Ayrıca ülkelere özel birimler ile de (bir çeşit hero), diğer birimlerinize de moral falan verebiliyorsunuz. Tabi ülkenizin ekonomisiyle ilgilenmeniz ve onu sağlam tutmanız bu ordunuzun da sağlam olması anlamına geliyor. Hatta politika falan bile buna dolaylı yollardan etki ediyor. Yani ille de herşeyle ilgilenmeniz gerekmekte.

Oyunda düşmanlarınız ve dostlarınız oluyor. Bunlara siz karar veriyorsunuz. İsterseniz herkesle düşman olup, sağlam bir ordu ile hepsini dümdüz edebilirsiniz. Herkesle düşman olmanın kolay olduğu bir oyunda, ne yazık ki herkesle dost olamıyorsunuz. Neden böyle bir opsiyon yok diye sormayın sakın :) Dostlarınıza ve düşmanlarınıza yollayacağınız casuslarınız ile, iç karışıklık çıkartabiliyorsunuz. Hatta gizli bilgileri elinize geçirip, başka ülkeleri birbirlerine düşürebiliyorsunuz. Bükemediğiniz bileği öpmek yerine, başka birisine sevk ediyorsunuz yani.