İnsan Irkının İmparatoru

Warhammer 40.000 evreninin hikayesinden bahsetmemiz gerekirse öncelikle insanlığın imparatoru olarak bilinen ve gerçek isminin önemi kalmamış tanrısal nitelik taşıyan kişiden bahsetmemiz gerekir. Ellibin yıl kadar süre önce orta Anadolu'da doğdu ve o doğduğunda dört kaos tanrısı henüz ortaya çıkmamışlardı. O doğmadan kısa bir süre önce artık uzaydaki çarpıklığı kullanıp, insanlığı o güçle karanlık güçlerden koruyan şamanlar insanlığın çok büyümesi üzerine çarpıklık üzerindeki güçlerini büyük oranda kaybetmişlerdi ve yeniden dünyaya gelme olanaklarını kaybetmeye başlamışlardı. Artık kesin bir karar verilmesi gerektiğinden bütün şamanlar toplanıp intihar etme kararı aldılar. Bu kararın arkasındaki neden hepsinin güçlerinin ve varlıklarının tek bir kişi üzerinde toplanmasını sağlamak ve ortaya çıkacak olan kişinin ölümsüz olmasıyla beraber insanlığı koruma yetisine sahip olmasıydı. Ölümsüz olduğundan dünyaya tekrar gelmesi gerekmeyecekti. Olaydan bir yıl sonra İmparator doğdu; en güçlü ve ilk psyker ortaya çıktı. Yıllar geçerken gücü sürekli artmaktaydı ve olayların gelişimini izlemekteydi. İnsanlar birbirlerine karşı savaşarak kendilerini yok etmekteydi ve İmparator da on binlerce yıllık yaşamındaki deneyimi ve gücü sayesinde derebeylerini, savaş lordlarını bir bir yıkarak Dünya yani kutsal gezegendeki insanları tek bir bayrak altında toplamıştı. Bundan sonra kendi genlerinden yirmi tane primarch ortaya çıkardı. Amacı evrendeki insan topraklarını bir bir ele geçirip, o toprakları uzaylılardan, yaratıklardan yani insan olmayan her varlıktan arındırıp insanları tam koruması altına almaktı. Kaotik güçlerin etkilerinin bir anda tekrar ortaya çıkmasıyla uzayın derinliklerindeki yirmi primarh ile iletişimleri kesildi. Olayların ertesinde ilk space marineleri primarchlerin geninden yaratıp önce Güneş Sistemini sonra da yıldızları kontrolü altına almaya başladı bu olayın ismine de Büyük Sefer denildi. Sefer devam ederken kayıp primarchleri tekrar buldu ve bulunan bütün primarchler kendi genlerinden yaratılan space marinelerin başına geçirildi.

Kutsal gezegen olan Dünya'ya dönmeden önce kendi askeri yetkilerini primarchlerin ilki ve en başarılısı olan Horus'a verdi ve onu savaş efendisi ilan etti. Diğer primarchler de böylelikle kendi yeteneklerini sergileyebileceklerdi. İmparator, Dünya'ya döndükten sonra insanlık için bir konsey ve askeri olmayan işlerle uğraşmaya başladı.




Bir süre sonra Horus kaotik güçlerin oyununa gelerek İmparator'un primarchlere ihanet edeceğini ve hepsini yok ederek tanrı konumuna geçeceğini düşünmeye başlamıştı. Bunla beraber, içindeki hırs da büyüyerek onun yerine geçme isteği yaratmıştı. Onun İmparatorluğa karşı gelmesiyle space marine lejyonlarının yarısı imparatorluğu bir iç savaşa sürükledi. Bir süre sonra İmparator ve Horus, imparatorluk sarayının önünda efsanevi bir savaşla karşılaşmışlar Horus ölmüş ve İmparator da oğluna duyduğu şevkat yüzünden ölümcül bir şekilde yaralanmıştı. Bunun üzerine Dünya'ya en hakin noktada inşa edilen Altın Taht'a oturtuldu. Vücudu hayatı desteklemez konuma geçse de Altın Taht denilen makine sayesinde İmparatorluğu ayakta tutan ve uzayda çok büyük hareket sağlayan güçler imparator tam olarak hayatta olmasa da imparatorluğun elinde olacaktı. Horus'un ölümüyle dört kaos tanrısına tapan chaos marineler uzayın derinliklerine dağıldılar. İmparator, Altın Taht'a çıkmasıyla birlikte tanrı konumuna yükselmişti. İnsanlığı hala bir arada tutan da onun tanrı konumuydu. Şu an onun adına emirleri uygulayan İmparatorluk Konseyi onun görevlerini yerine getirmekte. Ama son yıllarda teknoloji rahiplerine göre taht, onarılamaz halde bir çok fonsiyonunu yerine getirememekte. Bu nedenle insanlık onun "Star Child" olarak yeniden dünyaya geleceğini düşünmekteler. Eğer imparatorun vücudu dağılırsa kaotik güçler insanlığı kontrolü altına alacaklar ve kaos lordları paralel evrenden bulunduğumuz evrene geçiş yapabilecekler.