Oyunu değiştirdiğin zaman...
Böyle yapacaksın bir oyunu değiştirdiğin zaman. Kurt oyuncuların hatırlayacağı gibi klasik Warlords tüm sıra tabanlı stratejilerin babasıdır. Yine aynı kurt oyuncuların (solucan?) hatırlayacağı gibi seri iki yıl kadar önce düzeltilmiş grafikleriyle piyasaya sürülmüştü. Buraya kadar her şey oyun hakkında bilgisi olan otopark bekçilerinin bile bilebileceği şeyler. Bundan sonrasını bilene ve bir de üşenmeden oturup bildiklerini yazana, ve bilgilerini bilmek isteyenlerle paylaşarak eleştiri getirene de Oyun Editörü deniyor. Yani bir nevi daha güzel türkçe konuşan otoparkçı.

Battlecry, orijinal Warlords'un gerçek zamanlı starteji hali. (Aman allahım ne güzel cümle kurdun sen öyle. Bak hala düzeltmiyo cümleyi ya, alla alla, adamla dalga geçiyoz ^#$+%=*é"@~|)

Kısaca oyunu şöyle özetlemeliyiz; "HoMM"i alıp "Warcraft"a katın ve çeşni olarak üzerine bolca Warlords koyun. Tercihen Warhammer 40.000 ile servis yapın. Afiyet olsun. Bu oyunda da bir kahramanımız var ve sürekli bizim için çeşitli bölgelere saldırılar düzenleyerek topraklarımızı genişletmeye çalışıyor. Kahramanımız ölen diğer kahramanlardan kıymetli eşyalar toplayarak gücüne güç katıyor ve kendini geliştiriyor. Bunu yanı sıra tabi ki diğer RTS'lerde olduğu gibi birçok birim üretmeniz ve kendi ordunuzu oluşturmanız gerekiyor. Bunu yapmak için öncelikle sarayınızı kuracağınız yerdeki madenleri kahramanınız aracılığıyla çevirmek (=convert) zorundasınız. Kahramanınızı bu madenlere yaklaştırıp "convert" tuşuna bastığınız anda elindeki flamasını taşıyan sopayı sallayarak ve büyülü sözler söyleyerek madenleri kullanıma hazır hale getiriyor. Sonra da sarayınızı yaptırarak diğer unitleri oluşturma aşamasına geçiyorsunuz. Bu kısmı çok detaylı anlatmıyorum çünkü çoğu oyunda aşağı yukarı aynıdır. "Barracks"dan asker yaptırılır, "Cathedral"den mage yaptırılır gibi şeyler üzerinde fazla durmayı anlamlı bulmuyorum (derken sanki anlamlı buluyormuşum gibi iki örnek bile verdim ehhe).

Bunun yanı sıra güçleri arttırıcı takviyeler araştırılır veya "mage"lerin kullanacağı büyüler oluşturulur. Oyunun arabiriminin kullanım eğrisi çok iyi bu yüzden oyunun da öğrenme eğirisi çok eğri değil. (büğrü mü yani, bu ne demek şimdi. "Learning curve is not curve?" mü denicek)

Oyunun en önemli özelliği mikro yönetimde getirdiği yenilik. Kaynakları kullanmak için "convert" işlemi yapmak gerektiğini söylemiştim. Bu bir tür büyü, ve maden kahramandan ne kadar uzaktaysa büyünün etkisinden o kadar çabuk çıkıyor. Bu oyunlarda ilk defa başımıza geliyor, bu yüzden mikro-yönetimlerde değişik bir geleceğin de habercisi oluyor. Ayrıca artık RTS'lerde klişeleşen "ne kadar işçi o kadar iş" prensibi de değişiklik gösteriyor, ve yerini "hiç işçiyle bile iş" haline getiriyor. Çevirdiğiniz madenler kontrolünüzden çıkana kadar sizin için kaynak üretior ancak üretimi arttırmak için madenlere fazladan işçiler atayabiliyorsunuz. Bu da size çobanlık yerine gerçek strateji yapmak için zaman bırakıyor.

Gelelim oyunun HoMM kısmına... Oyundaki bir güzellik de askerlerinizin görevlendirilmelerini değiştirebilmeniz ve davranışlarını biçimlendirebilmeniz. Bir "white mage"in "attitude" seçeneğini "magician defender" yapacak olursanız, beraber olduğu grupta sürekli iyileştirme işlerine bakar, ve sizden emir beklemez (bir çobanlık daha gitti). Aynı şey diğer türler için de geçerli.