Uzun bir aradan sonra hepinize yeniden merhaba arkadaşlar. Bildiğiniz gibi oyun dünyası yaz aylarına yakın duraksamaya girer, bu duraksama sınav tarihleriyle de çakışınca (üniversite, lise, öss) bütün ekip olarak oyun incelemek adına biraz zorlandık açıkçası. Son iki aydır piyasaya elle tutulur, dişe dokunur 5-6 oyun çıktı; şanslısınız ki okuyacağınız yazı da bu oyunlardan birine ait.

Devam oyunlarının incelemesi her zaman daha zor gelmiştir bana. Neticede devam oyunları biraz küçük kardeş gibilerdir, her zaman kendilerinden önce gelenle yani ağabeyleriyle karşılatırılma durumları söz konusudur. Çok az oyun kendilerinden önce gelene yeni bir şeyler katıp onu daha da geliştirip ileriye taşıyabilir. Bunun RTS'de son örneğini WarCraft 3 olarak verebiliriz. Acaba şu an inceleyeceğimiz Warlords Battlecry 3 de böyle bir oyun mu? Gelin hep beraber bakalım...

Warlords Battlecry yanılmıyorsam 2000 yılında piyasaya çıkmış ve hem oynanış tarzı hem de seçilebilen ırkların çokluğu sebebiyle RTS sevenlerin gönlünü kazanmıştı. 2002'de çıkan ikinci oyun ise ilk oyunun açtığı çizgiden ilerleyerek ve güzel bir çok değişiklikle hayran kitlesini sevindirmişti. Sitemizde ilk iki oyunla ilgili Serhat'ın yazılarını okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız eminim. Hayran kitlesi derken de abarttığımı sanmayın, Warlords Battlecry serilerinin ciddi bir hayran kitlesi var.

Oyunumuza geçmemiz gerekirse, yeni oyunumuz Warlords Battlecry 3, ilk iki oyunun açtığı yoldan son hızla gitmeye devam ediyor. Oynanış tarzı olarak bir değişiklik yok, ancak ikinci oyunda mevcut olan ırklara 3 yeni ırk daha eklenmiş ve seçebileceğimiz ırk sayısı böylece 16'ya yükselmiş. Bu ırklar; Knight, Dwarf, Undead, Barbarians, Minotaur, Orc, High Elf, Wood Elf, Dark Elf, Fey, Dark Dwarf, Daemon, Empire, SSrathi, The Swarm ve Pl**uelords. Gördüğünüz gibi ilk iki oyunun en büyük kozu olan ırk çeşitliliği bu oyunda da korunmuş hatta daha da ileriye götürülmüş. Bana göre bu oyunda da ikinci oyunda olduğu gibi en güçlü ırk Daemon olmuş. Herkes kendine uygun bir ırk bulacaktır bu oyunda eminim, ben hala Dark Dwarf'ları tek geçsem de zevkler ve renkler tartışılmaz tabi ki..

Oynanış değişmemiş dedik ancak bundan önceki iki oyunu oynamayanlar için kısaca değinmek gerekirse; Warlords Battlecry'ı diğer RTS'lerden ayıran en büyük özellik oyuna bir hero yaratıp başlamanız. Bu hero sizin ordu komutanınız konumunda, istediğiniz ırk ve sınıfı seçip kendinize en uygu heroyla oyuna başlıyorsunuz. Zaman geçtikçe ve süren savaşlar neticesinde bu heronuz level atlıyor ve dolayısıyla güçlenip yeni yetenekler kazanıyor. Ancak oyunda heronun en büyük görevi savaşlar dışında sizin üretiminizi sağlaması. Oyun başında heronuzla bina yapabiliyorsunuz ve maden kaynaklarınızı kontrol altına alabiliyorsunuz.

Warlords Battlecry 3'ün başka özelliği de kendini burada gösteriyor, oyunda maden toplama olayınız siz yapmıyorsunuz, otomatik olarak kaynaklar size geliyor, nasıl mı? Yarattığımız hero ile bir maden kaynağının (ki bunlar 4 tane: gold, stone, metal ve crystal) yanına gelip convert dediğinizde yaklaşık bir dakika içinde kaynak sizin kontrolünüze geçiyor ve otomatik olarak size gelmeye başlıyor. Zaten oyunun büyük bölümü bu madenlerin kontrolünü ele geçirmekle geçiyor, kim kaynakların kontrolünü sağlarsa oyunu kazanmış demektir.