Oyunun demo incelemesinde de bahsettiğim gibi, Ciddi Sam arkadaşımızın yolundan giden Will Rock, sonunda piyasada ve oynanmaya hazır. Oyun hakkında neler söylemem gerektiğini bilmiyorum ama demo incelemesinden farklı olacağını da sanmıyorum.

Oyun, full sürüm olmasından dolayı hiçbir geliştirilmeye tabi tutulmamış gibi geldi bana. Sadece demo sürümünde eksik olan silahlar ve bölümler eklenmiş o kadar. Oyunu kötülemeden önce, hikayesinden bahsetsem daha iyi olacak sanırım. Oyunun hikayesi pek de klişe gibi ama Indiana Jones tadında olduğunu da kabul etmek gerek.

Biz bir arkeoloji grubunda, Yunanistan'a davet ediliyoruz. Yaşlı bir profesör, onun şirin kızı ve yakışıklı bizden oluşan 3 kişilik topluluk, Yunanistan'a gidiyoruz. Orada bizi karşılıyorlar ve uzun bir kara yolundan sonra tapınağa varıyoruz. Orası biraz garip. Çalışması gereken işçiler yan gelip yatmışlar. Arkeolog diye geçinen kişiler ise teröristten farksız kişiler. Önce duruma kıllanıyoruz ama ses çıkartmıyoruz, ardından çıkan karışıklıklardan sonra, bizi bekleyen elemanların bir terörist grubu olduğunu öğreniyoruz. Yanımızdaki hatun kaçırılıyor, babası da onu korumaya çalışırken öldürülüyor. Biz de yanlız başımıza ateş altında kalıyoruz. Yerden bir silah alıyorz ve etrafa ateş açıyoruz. Hayatımızda silah kullanmadığımızdan, abuk subuk yerlere ateş ediyoruz ve bir tanrı heykelini yerle bir ediyoruz. Heykelden bir ruh çıkıyor, herkesi öldürüyor ve etrafımızı sarıyor. Biz terden sucuk gibi olmuşuz, Prometheus'un ruhu özgür kaldığı için bize dehşet bir güç veriyor. Şımartıyor bizi. Ardından birlikte Zeus'u yenmek için yola çıkıyoruz. Her bölümün sonunda bize sunulacak hazineler ile, ki bunlar kadim bir zırhın parçaları oluyor, Zeus'a, tanrıların babasına kafa tutmaya çalışıyoruz. Konu bundan ibaret. İçimize giren Prometheus, senelerdir Zeus tarafından bir heykelin içinde hapsedilmiş durumdaydı ama oyun boyunca da bizim içimizde olacak, bize yardım edecek, ipuçları verecek. Böyle de sevecendir kendileri.

Oyun boyunca ne kadar müzelik mekan varsa dolaşacağız. Bunların arasında Olympos Dağı ve bilimum Yunan yapıları bulunmakta. Etrafta bize saldıran yaratıklar da mitolojiden tanıdık kişiler. Yani etrafta koştururken yabancılık çekmeyeceksiniz. Binbir türlü yaratık var oyunda demeye dilim varmıyor ama öyle. 20-30 çeşit garip yaratık var oyunda. Bazen aynı yaratığı değişik bir silahla da gördüğünüz oluyor. Bu yaratıklar asla sizi yanlız bırakmıyorlar. Siz nereye onlar oraya, siz oraya onlar tepenize gibi bir durum söz konusu.

Kontrollerin berbat olmasından dolayı oyun pek oynanamıyor. Mouse sensitivity olayı, yani farenin hassas olmasından kaynaklanan bir sorun söz konusu. Fare o kadar hassas ki, bazen ağlıyor bazen gülüyor :) Bazen sağa sola zor dönerken, bazen en ufak bir hareketinizle 2 tur atıyorsunuz. Optik fare hataları gibi, bunda da hedefi şaşırmanız olası. Hatta yüksek yerlerde, hoplama zıplama bölümlerinde aşağı düşüp ölmenize bile sebep oluyor. Kontroller benden kocaman bir sıfır aldı. Oyundaki tuşlar değişik değil, hoplama, zıplama, eğilme, ateş etme gibi tuşlar var ve kafanıza göre ayar çekebiliyorsunuz.