İnanır mısınız bilemiyorum ama büyük bütçeli ve içleri boş olan oyunlardan artık çok ama çok sıkılmaya başladım. Büyük firmaların yeni bir oyun yapsak tutmaz korkusuyla eski ve adı bilinen oyunlarının yanlarına rakamlar ekleyerek her sene yeni bir oyunmuş gibi piyasaya sürmelerinden de açıkçası bana fenalık geldi. Sanırım artık yaşlanıyorum veya eskiye özlem duyuyorum. Eskiden piyasaya sürülen oyunlarda para hesabı kesinlikle olmazdı ve yapımcılar oyunlarında yenilikler yapmaktan hiç çekinmezdi. Bunun sonucunda ise ortaya şimdi bile oynanabilecek derecede eğlenceli, bağımlılık yapıcı oyunlar çıkardı. Sanırım bu isteklerim ve özlemlerim artık hiçbir büyük oyun firması tarafından bana verilemeyecek, ancak ortada gittikçe büyüyen bağımsız oyun sektörü bulunuyor. Hatta bu sektör artık dijital oyun satım sitelerinin katkılarıyla büyük oyun firmalarına bile kafa tutacak seviyeye geldi. Neyse lafı fazla uzattım ama oyun sektörü ile alakalı şikayetlerimi de bu yazı altında belirtmiş oldum. Şimdi Zeno Clash'i sizlere tanıtma zamanım geldi de geçiyor.

Father-Mother'ı hem anneniz hem de babanız kadar sevin!

Zeno Clash, Şili'de üç kardeş tarafından kurulan ACE Team (Andres Bordeu, Carlos Bordeu, Edmundo Bordeu adlı kardeşler isimlerinin baş harfleri ile ACE ismini oluşturmuşlar) adlı küçük ama yaptıkları işi iyi bilen bir firmanın ilk oyunu. Zeno Clash'i kısaca birinci şahıs kamerasından oynanan bir dövüş oyunu olarak tanımlayabiliriz. Zenozoik adı verilen fantastik bir dünyada geçen oyunda kardeşleri tarafından öldürülmek istenen Ghat isimli bir karakteri canlandırıyoruz. Hikaye boyunca yanımızda güzeller güzeli Ghat'in arkadaşı (ve sevgilisi desek daha doğru olur sanırım) Deadra bizlere eşlik ediyor. Ghat'in kardeşlerinden kaçmaya çalışıyor ve dünyanın sonu dahil birçok farklı mekanı ziyaret ediyoruz. Tabii bu süre zarfında hikaye açısından birçok şey değişiyor ve gelişmeler yaşanıyor, ancak bunları sizlere aktarmak istemiyorum çünkü zaten kısa bir oynanış süresine sahip olan bir oyunun zevkini kaçırmak istemem. O yüzden oynayın ve görün.




Oyun boyunca birçok karakterle dövüşme fırsatını yakalıyorsunuz. Zeno Clash'in en büyük yeniliği birinci şahıs kamerasından oynanan dövüş sistemi. Dövüşlere başlamadan önce ekrana aynı dövüş oyunlarında olduğu gibi karakterlerin resimleri geliyor ve kimlerle karşılaşacağınızı görüyorsunuz. Oyunda dövüşmek oldukça kolay, "E" tuşuna basıyorsunuz ve düşmana kilitleniyorsunuz daha sonrasında ise farenin tuşları yardımıyla düşmanlarınızı pataklıyorsunuz. Tabii birçok değişik dövüş tekniği de bulunuyor, bunları oyunda zaman geçtikçe öğreniyorsunuz. Dövüş sistemini karşılaştırabileceğim bir oyun var o da Dark Messiah of Might and Magic. Gerçi tam olarak benzemiyorlar ama kısaca şunu söyleyebilirim, Zeno Clash'in dövüş sistemi şu ana kadar bir FPS oyununda gördüğüm en iyi sistem. Bir kere vuruş hissi çok güzel yansıtılmış, yumruk atınca gerçekten de yumruğunuzun karşıdaki düşmana çarptığını hissedebiliyorsunuz, açıkçası bunu ne kadar anlatsam tam olarak anlatamam, denemeniz ve yaşamanız lazım. Oyun boyunca sadece dövüş yapmakla da kalmıyorsunuz, oyunda birbirinden ilginç silahlar da bulunuyor. Balık tabancası (evet, tabanca balıktan imal edilmiş), kurukafa bombası, iskelet kılıcı ve daha birçok birbirinden ilginç silah. Tabii ki de şunu unutmamak lazım bu oyun saf bir FPS oyunu değil, o yüzden silahlarınıza pek güvenmeyin. Zeno Clash'i bitirdiğinizde ana menüde "Tower Challanges" adlı kısım açılıyor. Bu bölümde 5 adet bölüm bulunuyor ve birbiri ardına gelen düşmanlara karşı savaşıyorsunuz. En kısa zamanda ve en az hasarla bu bölümleri bitirmeye çalışıyorsunuz, yaptığınız zamanı arkadaşlarınızla ve üye olduğunuz gruplardaki insanlarla karşılaştırabiliyorsunuz.