Hep aklıma takılan enterasan bir soru olmuştur oyun senaryolarının nasıl tasarlandığı. Tıpkı sinema filmlerinde olduğu gibi karakterler yaratılır ve onlara özgü hayatlar biçilir. Bu aslında çok da zor bir şey gibi görünmese de bir çok aynı konuya sahip oyunlar ile rekabet edip kıyaslanacağınız düşünülürse ekstradan özel şeylere ihtiyacınız var demektir.

Senesi kaç tam hatırlamıyorum ama Outlaws diye bir oyun düşmüştü oyun hayatıma. O zaman bende uyandırdığı o garip duygular hala aklıma gelir ve derin bir iç geçirir, özlem duyarım o oyuna. Beni etkileyen ise en çok senaryosu olmuştu Outlaws'ın. Belki de o zamana kadar yapılan oyunlar içersindeki en mükemmel senaryoya sahip olan oyundu Outlaws. Ana karakterimizin karısı öldürülüyor, kızı kaçırılıyor ve zaman intikam zamanı oluveriyordu birden. Kendinizi ana karakter ile bütünleştirip o ruh haline rahatlıkla girebileceğiniz ve size zarar verenlere kurşun sıkarken daha bir acımasız olma isteğinizi depreştiren bir spagetti western'di o. Zira aradan yıllar geçti ve bu senaryoya yakın bir çok oyun çıktı. Fakat beni yeniden Outlaws'a döndüren oyun Boiling Point: Road To Hell oldu.

Boiling Point'te, asker emeklisi subayımız Paris'te yaşamaktadır. Günlerini Paris'te geçiren subayımız emekliliğin tadını çıkarmaktadır. Ama günlerden bir gün çalan telefon ile hayatı yeniden karışır. Kızı zor durumda olduğunu ve babasının yardımına ihtiyacı olduğunu söyler. Bu konuşmadan sonra bir daha kızına ulaşamayan ve kızından bir haber alamayan Soul Myers, kızının kaçırıldığının doğrulanması üzerine derhal kızının muhabir olarak görev yaptığı Güney Amerika'ya gider.

Ana senaryo bundan ibaret gibi gözüküyor ilk bakışta. Kaybolan kızımızı bulmaya gidiyoruz ve bulmak için türlü maceralara atılacağız gibi bir ses geliyor içimizden. Ama hemen yanıldığımızı söylemek isterim. Çünkü esas amaç kızımızı bulmak da olsa adaletin işlemediği bu Güney Amerika kentinde biz de pisliğe fazlasıyla bulaşıp burada bir çok iş yapacağız. Zira belki de oyunun oynanmasını sağlayacak ana unsur bu olsa gerek. Tek bir hedefe değil yüzlerce hedefe ulaşmak zorundasınız. Vardığınız kasabada her türlü kanun dışı olay meydana gelmekte. Silah kaçakçılığı, uyuşturucu, gasp bu kanun dışı olaylardan bazıları. Yani kısacası bu kasabada her an her şey olabiliyor. Oyunda bize verilen özgürlüğünden sınırsız ötesi olduğu düşünülürse hangi işleri yapıp hangi konumda olacağımızı sadece biz belirleyeceğiz.

Oyunun senaryosundan bahsettikten sonra ilk olarak dikkatimi çeken şey arayüz. Gayet güzel ve hoş tasarlanmış bir arayüz karşılıyor bizi. Oyuna başlama seçeneğini tıkladığımızda sistem gereksinimlerinin yüksek olmasından kaynaklanan birazcık uzun bir yükleme ekranına takılıyoruz. Yükleme bittikten sonra artık şehirdeyiz. Kasabada herkes birşeylerle meşgul. Kimisi gazete okuyor, kimisi meyve satıyor, kimisi banklarda oturup güneşleniyor yani tam anlamıyla herkes canlı ve bir uğraş içersinde. Size de bu canlı şehrin içerisinde bir yer edinmek kalıyor tabi ki. Aslında buraya kadar her şey gayet güzel, canımızı sıkan herhangi bir olay yok şu ana dek. (kızımızın kaçırılmasından başka)

Yukarıda bahsettiğimiz üzere oyunda tek bir hedefe yönlendirilmiş vaziyette değilsiniz. Her şeyi yapmakta özgürsünüz. Kızınızı bulmak için yapmanız gerekenler ayrı bir bölümde diğer görevleriniz ayrı bir bölümde yer alıyor. Karakterimizin sahip olduğu envarterleri gösteren, kiminle ne diyalog kurduğumuzu cümle cümle yazan, hangi görevleri yapmamız gerektiğini belirten, kişisel ihtiyaçlarımız konusunda bize yardımcı olan çok detaylı bir oyun için menüsüne de sahibiz. Zira bu menüde harita bile unutulmamış. Kısaca, oyunun ilk anından son anına kadar her an yardımımıza koşacak bir menü bu. O tuşuna basarak da kolayca ulaşabiliyoruz karakter profilimize.

Oyuna başladığınızda her ne kadar kendinizi bir FPS'de zannetseniz de aslında oyun tam anlamıyla bir kategoriye sığmıyor. Birkaç kategorinin homojen olarak dağılmasıyla oluşturulmuş bir yapım Boiling Point. Karakterimizin istekleri ve ihtiyaçları bakımından Sims edasıyla hazırlanmış bir gösterge var. Burada uyku durumu, alkol durumu gibi bir çok durumdan söz ediliyor. Zira bunların hepsinin de oyuna pozitif ya da negatif etkisi var. Örneğin uyku ihtiyacınız çok fazla ise karakterimiz tabiri caizse biraz avare oluyor. Yahut da alkolü biraz fazla kaçırdıysanız ortalığı bulanık görmeniz ve baş dönmesi yaşamanız da çok uzak bir ihtimal değil.