Machinarium



Yapım Amanita Design | Dağıtım Amanita Design | TürAdventure | Diğer PlatformlarMac
Wall-E animasyon filmini bilir misiniz? Peki, o şirin robotu sever misiniz? Bu iki sorumuza da cevabınız “evet” ise size iyi bir haberimiz var: Machinarium! En az Wall-E kadar sevimli bir robotun macerasını anlatan Machinarium’u sizlere tanıtmanın sevinci içerisindeyiz sevgili okurlar. Çok sevinçliyiz; çünkü World of Goo, Trine ve Braid gibi oyunlardan sonra eğlenceli, kaliteli ve bir o kadar da zorlu bir oyunu daha sizlere tanıtıyoruz.
Flash tabanlı bir oyun ne kadar başarılı olabilir, sizi ne kadar kendisine bağlayabilir ya da kalitesi ne derecede olabilir? Bu soruları kendinize Machinarium’u oynadıktan sonra tekrar sormak zorunda kalacaksınız. Flash ile harikalar yaratılabileceğinin bir kanıtı olan Machinarium, “point and click” tarzı bir adventure oyunu. Daha önce de Samorost ve Samorost 2 oyunlarının altına imza atmış olan Çek asıllı Amanita Design ekibinin son çalışması olan Machinarium, Bağımsız Oyunlar Festivali 2009’da (Independent Games Festival 2009) görsel sanat bakımından birincilik kazanmış bir oyun. 500 MB’lık hacmiyle de oldukça kullanıcı dostu.
Oyunun konusu klasik: Robot dostumuza kız arkadaşını bulmasında ve onu kötü adamların elinden kurtarmasında yardımcı olmak. İlk bakışta oldukça basit gibi geliyor kulağa, değil mi? Maalesef kazın ayağı öyle değil sevgili okurlar. Bu aşk hikayesinde karşılaşacağımız bulmacalar kimi zaman o kadar zor ve karışık oluyor ki bir süre sonra düşünmekten sigortalarınızı yakmak üzere buluyorsunuz kendinizi. Oyunda hiçbir diyalog yer almıyor, her şey görsellik üzerine kurulmuş. Oyun içi hiçbir konuşmanın ya da yazının olmaması sizi bir an bile rahatsız etmeyecek. Her bir sahnenin ve karakterin çizimi o kadar başarılı, kaliteli ve çarpıcı ki insan hiç diyalog duyma ya da okuma ihtiyacı duymuyor. Machinarium, görsel sanat açısından aldığı ödülü her bir çizgisine kadar hak ediyor gerçekten. Oyundaki robot dostumuzun dahi bir ismi yok; ancak Amanita Design ekibi oyunu geliştirirken “robot” sözcüğünü yaratan Josef Carpek’ten esinlenerek robot dostumuza Josef adını taktıklarını belirtiyor.
Oyundaki bulmacalar Bejeweled ya da Braid tarzı değil; Machinarium’da doğru eşyayla doğru kombinasyonu yapmanız gerekiyor. Etraftaki eşyaları robot dostumuz bir süre sonra kullanabilmek için yutuyor ve gerektiğinde bu eşyayı doğru yerde ya da zamanda kullanarak bir sonraki bölüme geçmeye hak kazanıyorsunuz. Bulmacanın bir kısmında takıldığınızda fıldır fıldır internette çözüm arayışını engellemek amacıyla oyuna iki alternatif yol eklenmiş. Bunlardan ilki, ekranın sağ üstünde bulunan ampul. Bu ampule tıkladığınızda o bölümü geçmek için işinize yarayacak bir nesnenin resmini göreceksiniz. Bu ipucu her zaman bir nesne olmayabilir elbette ki; yapmanız gereken bir hareket de bu ipucunda resmedilmiş olabilir. Hareket demişken hemen belirtelim; robot dostunuzun boyunda gerektiğinde değişiklik yapabiliyorsunuz. Kimi bölümlerde üstünüzdeki bir nesneyi almak için boyunu uzatabilir ya da yerde duran bir düzeneğe ulaşmak için kısaltabilirsiniz.


Ekranın sağ üstünde duran ve size o bölümü geçmekle ilgili bir ipucu veren ampul yeteri kadar faydalı olmadığı andaysa ikinci bir yol daha bulunuyor: Bölümün tam çözümü! Evet, yanlış okumadınız. O bölümün tam çözümü de en ince ayrıntısına kadar resmedilmiş; ancak bu tam çözüme ulaşmak için her seferinde mini bir oyun oynamanız gerekiyor öncelikle. Bir anahtarı kontrol ederek ilerlediğimiz bu mini oyundaki amaç, anahtarla etrafa ya da önünüzdeki örümceklere değmeden mini oyunu bitirmek. (Benim gibi “Bu mini oyun bozuk yahu!” dememeniz için klavyenizin “Space” tuşu ile önünüzdeki örümcekleri öldürebildiğinizi hatırlatmak isterim.) Mini oyunu bitirdikten sonra açılan kitaptan bölümün tam çözümünü görebilir ve nerede hata yaptığınızı anlayabilirsiniz.
Machianarium’da bazı bulmacaları çözmek için düşünmek ve tahminde bulunmak gerekiyor. Bu tarz adventure oyunlarında oyuncular, sonuca düşünerek gitmeyi, tahmin ederek gitmeye tercih ederler kesinlikle. Bu sebepten ötürü bazı bulmacaların “tahmine dayalı” olması oyunun belki de tek olumsuz yanı olmuş.
Müziklerin de bu eşsiz görselliğe yaptığı katkı sonucu ortaya öyle güzel bir ürün çıkmış ki adventure türünü sevmeyenlerin dahi bir sonraki sahneleri görmek için bölümleri geçmeye çalışacağından hiç şüphemiz yok.
Günümüzün “vur, kır, parçala, öldür” tarzı oyunlardan sıkıldıysanız, ayrıca sakin, eğlenceli ve -oldukça- düşündürücü bir oyun arıyorsanız Machinarium tam size göre! Robot dostunuz Josef ile kız arkadaşınızı bulma yolunda başarılar diler, her zorluğun mutlaka bir çözüm yolu olduğunu hatırlatırız!
9,0