Trine


Yapım Frozenbyte | Dağıtım Nobilis | TürAksiyon / Platform / RPG | Diğer PlatformlarPS3
Masallar... Hepimizin çocukluk döneminin büyük bir bölümünü süsleyen, bizleri -kısa bir zaman diliminde de olsa- gerçekdışı dünyalarda mutlu mesut yaşatan masallar... Şöyle bir bakıyorum da şimdi, çocukluğumun o “leyla” dönemleri beni o kadar etkisi altına almış ki sanırım ruhumun büyük bir parçasını oralarda bir yerlerde bırakmışım. O parçanın bana hala zaman zaman taşıdığı küçük tebessümleri zevkle kabul ettiğime göre iyi de yapmışım. Çocukları birer “moron” yerine koyan o öğretici masalları bir kenara koyacak ve orada ebediyen bırakacak olursam, hatırladığım zamanlarda beni hala gülümseten masalların olduğunu söyleyebilirim. Şimdilik bu masalları da bir kenara koyuyorum; çünkü şu anda yepyeni bir masalım var. Üstelik bu masalın mutlu sona erişmesi benim elimde ve ben birazdan bu masalı sizinle paylaşacağım. O zaman gelin, o tek bildiğimiz büyülü sözcük dizesini fısıldayarak masalımıza başlayalım: Bir varmış, bir yokmuş...

Finlandiya’nın çiçeği burnunda oyun firması olan Frozenbyte’ın ikinci çalışması olan Trine için söylenecek çok şey var ama öncelikle -adet olduğu üzere- oyunun hikayesinden bahsetmek lazım. Eski ve mutlu bir krallığın topraklarında hüzünlü bir hikaye başlamıştır. Krallığın mutlu ve barışçıl günleri, yaşlı kralın ölmesiyle birlikte sona ermiştir. Tahta geçecek bir varis olmadığı için krallık içinde iktidar mücadeleleri boy göstermeye başlar. Akıp giden zamanla birlikte gücü gittikçe zayıflayan bu kadersiz krallık, felaket zamanlarını yaşaya dursun, krallığı koruyan bir büyü şekil değiştirerek şeytani bir büyüye dönüşecektir ve yaşayan her canlı yavaş yavaş birer yaşayan ölüye dönüşmeye başlayacaktır. Krallık topraklarını acı ve korku salmışken bir hırsız (Thief), bir büyücü (Wizard) ve bir şövalye (Knight), bu laneti ortadan kaldıracak olan bir kaderin başlangıcında bir araya geleceklerdir. Krallığın kaderi artık bu kahramanların ellerlindedir ve onların ruhlarını tek bir kaderde birleştiren şey ise Trine’ın kendisinden başka bir şey değildir.
Ne diyordum en son? Bir hırsızın, bir büyücünün ve bir şövalyenin kaderlerinin birleşmesinden ve bu üçlünün mutlu bir krallığı lanetinden kurtaracak bir maceraya atılmalarından bahsediyordum sanırım. Trine, son zamanların gözde oyunlarından olan Braid veya LittleBigPlanet gibi bir platform oyunu, yani karakterimizin sadece iki boyut çerçevesinde hareket edebildiği bir oyun. Yeri gelmişken, oyunu oynamaya başlar başlamaz başka güzel bir hatıra tarafından tekrar yakalandığımı da söylemeliyim. Aklıma Commodore 64 zamanlarının M.Y.T.H. adlı oyunu geldi. Bu oyun, beni o zamanlarda grafik ve müzikleriyle resmen büyülemişti. Trine’ın da ilk etapta bu noktalardan beni büyülemesi de tesadüf olmasa gerek. Bu da değişik bir huy işte; bana nostaljik anlar yaşatan her şeye ayrı bir ilgim var.


Buraya kadar anlattıklarım, oyunun nostaljik kıvamındaki tadını ortaya çıkarıyor zaten ama Trine ile ilgili her şey bunlardan ibaret değil. Yine yolumuz boyunca önümüze çıkan platform bulmacaları üzerinde kafa yoruyor, karşımıza çıkan ucubelerle mücadele ediyor ve bir şekilde gizemli hikayemizi nihayetine erdirmeye çalışıyoruz ama bunları yaparken bize öyle bir görsellik eşlik ediyor ki... Oyunun masalsı havasını tam anlamıyla veren üç boyut tabanlı bir görsel gösteri söz konusu; her yer ışıl ışıl, rengarenk ve capcanlı. Oyuna başlar başlamaz bu görselliğin ve bazen beni gerçekten hüzünlendirdiğini söyleyebileceğim müziklerin eşliğinde, kendimi bu dünyaya öyle bir kaptırdım ki oyunu kapattığım zaman yaşadığım dünyaya yan gözle bakarken buldum kendimi. Evet, sanırım yanlış bir dünyada yaşıyorum ben!
Trine, kendini standart bir platform oyunundan bir çırpıda sıyıracak birçok özelliğe sahip. Bu özelliklerin belki de en özel olanı ise oyunu üç karakterle, yani bir hırsız, bir büyücü ve bir de şövalye ile birlikte dönüşümlü olarak oynuyor olmamız. “1”, “2” ve “3” tuşlarını kullanarak bu karakterler arasında istediğimiz zaman bir seçim yapma şansına sahibiz. Bu seçimleri ise karşımıza çıkan yaratıklara ve bulmacaların yapısına göre belirliyoruz. Tabii ki karakterlerin her biri ayrı ayrı yeteneklere sahip. Bu yetenekler oyun boyunca toplayacağımız tecrübe puanları doğrultusunda kuvvetleniyor ve çeşitleniyor. Direkt olarak yolumuza çıkacak olan veya gizli saklı bölgelerde bulacağımız sandıklar da bu olaya destek sağlıyor. Bu noktada da oyunun diğer bir tarafı, yani RPG tarafı ortaya çıkıyor. Her seviye atladığınızda tecrübe puanlarınızı her bir karakterin yeteneklerine ayrı ayrı dağıtabiliyorsunuz.
Kaderin bir araya getirdiği yol arkadaşları...

Gelelim oyunun bel kemiğini oluşturan ve birlikte uzun bir yolculuğa çıkacağınız yol arkadaşlarınıza... Onlardan da biraz bahsettikten sonra ben müsaadenizi isteyeyim ve bu güzel masalın en tatlı taraflarını size bırakayım.


Hırsız (Thief): Üçlünün birleşen kaderinin ortaya çıkış noktası olan bu kadını sık sık kullanacağınızı şimdiden söyleyeyim. Hırsız, elindeki ok - yay ikilisini kullanarak oyunun aksiyon yönünü destekleyebiliyor ve kullandığı ip sayesinde ulaşılması zor bölgelere rahatlıkla ulaşabiliyor. Aslında bu ipi kullanmak buradan göründüğü kadar kolay değil ama yine de bir süre sonra kontroller elinize yerleşecek ve iple yapacağınız akrobasi hareketlerine hakim olmaya başlayacaksınız. Artan tecrübe puanlarıyla birlikte hırsızın yetenek yelpazesi de genişliyor ve kuvvetleniyor. Uzaklardan ok fırlatan bir iskeletle karşılaştığınızda, karanlık bir mağaranın dibini aydınlatmak istediğinizde veya ulaşılmaz gibi görünen bir yükseklikle karşılaştığınızda hırsızı kullanmak iyi bir seçim olacaktır.
Büyücü (Wizard): Kadınlara düşkünlüğü yüzünden büyücülük yeteneklerini geliştirememiş olan bu şahıs, oyun boyunca size yaptığı kutucuk, düz platform ve havada durabilen platformlarla destek verecek. Bu kutucukları ve ortalıktaki irili ufaklı bütün nesneleri istediği yere kolayca taşıyabiliyor büyücü ama ne yazık ki uzun bir süre oyunun aksiyonuna dahil olamıyor. Büyücü ile kutucuklar haricinde düz platformlar da yaratabiliyorsunuz. Eğer hırsızın ipini kullanmak bir yerden sonra size sıkıntı vermeye başlarsa platform bulmacalarını çözmek için büyücünün kutucuklarını ve düz platformlarını da deneyebilirsiniz.
Şövalye (Knight): Eğer ortada zorlu bir yolculuğa çıkan bir ekip varsa bir savaşçı olmadan bu ekip şuradan şuraya gidemez. Bizim ekibimizin savaşçı sıfatını da sevgili şövalyemiz üstleniyor. Her zaman karnı aç olan ve hayatı sadakat - adalet ikilisi üzerine kurulu olan şövalye, karşınıza çıkacak olan ucubeleri haklamak için ağırlıklı olarak kullanacağınız karakteriniz olacak. Şövalyeyle birlikte düşmanlarınıza kılıcınızı savurarak saldırabilecek, kalkanınızla savunma yapabilecek ve oyun ilerledikçe keşfedeceğiniz daha birçok özelliği kullanabileceksiniz.
Trine, insanı içine çeken muhteşem görselliği, bu görselliğe eşlik eden ve büyünün dozajını arttıran müzikleri, sıra dışı oyun yapısı ve bir platform oyununda belki bir daha rastlayamayacağımız RPG unsurlarıyla birlikte gerçekten övgüyü hak ediyor.
9,0