Tales of Monkey Island Chapter 1: Launch of the Screaming Narwhal


Yapım Telltale Games | Dağıtım LucasArts | TürAdventure | Diğer PlatformlarYok
Kaç sene geçti son Monkey Island (MI) oyununun üzerinden? Escape from Monkey Island, 2000 yılında çıkmıştı, yani üzerinden dokuz sene geçmiş. Bu dokuz sene de kim değişmez ki Guybrush aynı kalsın. Serinin yeni oyunu Telltale Games tarafından geliştirildi ve Guybrush büyük değişikliklere uğradı. Bir serinin yeni oyununun farklı yapımcıların elinden çıkması elbette ki herkesin aklına o malum soru getiriyor: Tales of Monkey Island, gerçekten bir MI oyunu olmuş mu?
The Curse of Monkey Island’ın ardından üçüncü boyutla tanışan seri, -ben de dahil- pek çok hayranı tarafından yadırganmıştı. Serinin bozulmasından, kalitesinin düşmesinden ve üç boyutlu olmasının oyunun atmosferini baltalamasından şikayetçi olmuştuk. Tales of Monkey Island ise beş ayrı bölüm olarak tasarlandı ve şu an sadece ilk bölümü oynanabilir durumda. Diğer dört bölümse her ay düzenli olarak oyunculara sunulacak.

Eski dostlar geri döndü

Bir MI oyunu dendiğinde Guybrush ile Elaine’in aşkı, Elaine’e sahip olmak isteyen LeChuck, korsanlar ve tabii ki maymun dolu adalar akla gelir. Tales of Monkey Island, geleneği bozmuyor ve bize bunların fazlasını sunuyor. Voodoo Lady gibi diğer vazgeçilmez karakterler de oyunda yer alıyor. Muhtemelen Stan ve Murray gibi karakterleri de es geçmemişlerdir fakat ilk bölüm olduğu için onları göremeyeceksiniz.
Bir önceki MI oyununun üç boyutlu olmasının yadırgandığından bahsetmiştim. Yeni oyun da tabi ki üç boyutlu olarak yapıldı. Yeni nesil kaplamalara ve efektlere sahip değil belki ama oldukça hoş grafiklere sahip. MI atmosferini çizgi film tadındaki şık grafikleri ile oyuna gayet başarılı aktarmışlar. MI tarzındaki bulutlar ve korsanların kıyafetleri eskiden olduğu gibi iyi tasarlanmış. Aslında bütün grafik öğeleri, tam da bir MI oyununda olması gerektiği gibi dersem pek de yanlış olmaz.
Her yeni MI oyununda Guybrush evrim geçiriyor ve yeni bir hal alıyor. Guybrush’ın yeni tipine alışmanız biraz zaman alabilir fakat oyun boyunca sergilediği mimikler ile onun neler hissettiğini daha iyi anlayabiliyorsunuz. (Escape from Monkey Island’daki kukla gibi hareket eden Guybrush’tan eser yok.) Mekan tasarımları kendinizi tropikal bir adada hissettirmeyi başarıyor. Gezebilecek küçük bir ada ve içerisinde birkaç yer olması üzücü gelebilir fakat bunların, oyunun sadece beşte biri olduğunu düşünürseniz sorun kalmıyor.


Kontroller açısından bakacak olursanız iki çeşit yöntem olduğunu görebiliyorsunuz. Guybrush’ı, isterseniz yön tuşlarıyla hareket ettirebilirken, isterseniz mouse’un sol tuşuna basılı tutarak da yönlendirebiliyorsunuz. Mouse ile yönlendirmeye biraz alışmak gerekiyor fakat ben pek sevemedim açıkçası. Inventory, ekranın sağ kenarından çıkıyor ve imleci oraya yaklaştırarak ya da “Tab” tuşuna basarak erişilebiliyor. Inventory’de eşyaları birleştirmek için kullanacağınız iki bölme bulunuyor. Birleştirmek istediğiniz eşyaları, bu bölmelere yerleştirerek ortadaki birleştirme butonu vasıtasıyla birleştirebiliyorsunuz. Üst bölümde ise büyüteç ikonu bulunuyor. Büyüteç ile eşyalar üzerine tıklayarak onlar hakkında bilgi alabiliyor ya da onları kullanabiliyorsunuz. Her şeyi sol tık ile yapabilmek işleri basitleştirmiş; konuşma, kullanma, alma ya da bırakma işlemlerinin hepsini sol mouse butonuna tıklayarak gerçekleştirebiliyorsunuz.

Tales of Monkey Island, seslendirme ve müzik konusunda da gayet başarılı. Guybrush’ı, daha önceki bütün Guybrush’ları da seslendirmiş olan Dominic Armato seslendiriyor. Müzikleri, o sevdiğimiz ve özlediğimiz MI melodilerinden oluşuyor. Ana tema müziğinden tutun da Voodoo Lady’nin bulunduğu odadaki müziğe kadar tam birer MI klasiği.
Üç başlı maymun

Şimdi gelelim asıl can alıcı kısma, yani bulmaca ve diyaloglara. Bulmacaların oldukça eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. Çözerken oldukça keyif alıyorsunuz. Fakat bulmacalar biraz kolay ve kısa. Kısalık sorunu elbette ki oyunun beş bölüm olarak hazırlanmasından kaynaklanıyor fakat ayarlardan ipuçlarını tamamen kapatsanız bile bulmacalar biraz basit kaçıyor. Daha ileriki bölümlerde umarım daha kafa yorucu ve acıdan kıvranmamızı sağlayan bulmacalar ile karşılaşırız ki bu güzel oyun hemen bitmesin. Diyaloglar ise korsan muhabbetlerini özlemiş olanların özlemlerini giderecektir. Espriler ile kahkahalara boğulmayabilirsiniz fakat hoş vakit geçireceğiniz kesin. Özellikle, deneyerek bulup karşılaşmanız gereken pek çok espri ve eğlenceli olay hazırlanmış. Sonuç olarak eğlenceli bir yapım olan Tales of Monkey Island’ın, MI serisinin yüzünü kara çıkarmayacak bir yapım olduğunu söyleyebilirim. En büyük eksisi, yeni bölüm için beklemek zorunda kalmamız.
Tales of Monkey Island’ın ilk bölümü olan Launch of the Screaming Narwhal, sizleri özlediğiniz o bulmaca ve maymunlarla dolu adaya götürecektir. Serinin devamı sıfatını bütün özellikleriyle hak ediyor ve eğer daha önce bir MI oyunu oynadıysanız, bunu kesinlikle kaçırmamalısınız.
8,2