Oyun kavramı şu 20 yıl içinde ne kadar da değişti. Senaryosu, derin hikaye ve diyalogları, mükemmel grafik ve fizikleri, yapay zekası olmayan oyunlara bakılmıyor bile artık. Oyun dünyasının bu gidişatının tam aksine, gerçek klasikler bu saydıklarımın tam tersi içeriğe sahiptiler; tamamen hayal ürünü mekan ve düşmanlar, oynarken gerçeği aklınıza bile getirmeyeceğiniz mekanlar.. Konu mu? Mario'yu oynarken hanginiz aklına senaryo getirdi ki? Veya mantarla büyümenin, çiçekle ateş edebilmenin saçma olduğunu? Şimdi insan düşünüyor da, hakikaten saçmaymış biraz :)

Özellikle günümüzde, oyunların eskiyle tam ters yöne gidişatı çok göze çarpıyor. Hayır, bu kötü anlamda değil, ancak bu mentalite değişimi son günlerde çok dikkat çekmekte. Ne kadar çoğu oyun böyle bir anlayışı benimsese de, 4 sene önce piyaya çıkan Serious Sam: First Encounter ve Second Encounter, zamanının oyunlarıyla ters çizgide yol almıştı. Oyunlar, onunla ana rahmine dönüş yaşamıştı bir anlamda. Senaryoyu umursamaksızın şuursuzca fareye tıklayıp etrafa ateş saçmak ve gülücükler dağıtmak, birçok kişiyi uzun süre etkisi altına almıştı. Duyulan hazzın yanı sıra etrafa saçılan 'heleloo!' şeklindeki efekt ve çocuksu naralar, oyunun sağlamlığını pekiştirmişti. Şimdiyse bu ana rahmine dönüş simülasyonu, yenilenen yüzüyle 3. kez karşımıza çıkıyor.

Hırvatistan asıllı, 10 kişiden oluşan küçük bir firmanın, Croteam'in ürünüydü Serious Sam. 5 sene boyunca geliştirdikleri motor ile Serious Sam'i yaratarak '10 kişiyle nasıl dünya çapında bir oyun yapılır' sorusuna gereken cevabı layıkıyla verdiler. Şimdiyse aynı ekip, biraz daha büyüyüp 10 kişiyi daha bünyesine katarak 2. oyunu geliştiriyor. İlkinde olduğu gibi yine geliştirme aşaması yeni bir motorla başlamış. 3 senedir 20 kişiyle geliştirdikleri motor, E3'teki görüntü ve videolarından anlaşıldığı kadarıyla gerçekten sağlam görünüyor. Yapımcı, gelişmiş fizik ve grafiklerle beraber, yansıma shader'larını, polybump'ları, dinamik gölgeleri, gelişmiş yapay zekayı ve çok detaylı obje-mekanları aynı anda rahatlıkla çizebilen sayılı motorlardan birini geliştirdiklerini belirtiyor. Kendilerinin belirttiğine göre 20 gibi azımsanmayacak sayıda düşmanı aynı karede görebileceğiz. İlkini göz önüne getirince, bu sayı aslında azımsanacak gibi görünüyor.

Yapımcının da belirttiği üzere oyunun ana felsefesi 'koskoca düşmanlar, yeni karakterler ve Hırvatistan mizahı.. beyin için tatil'. Evet, oyuncular anlamaya kastıkları, kafa patlattıkları bulmacaları bu oyunda göremeyecekler, hikayeyi takip etmek zorunda kalmayacaklar; yani tatil edecekler. Tam 30 tip düşman çıkıyor karşımıza, eski arkadaşlarla beraber. Örneğin ilkinde kimsenin unutamadığı cehennemden gelme boğalar bu oyunda da cehennemden gelecekler. (?) Düşmanlar geliştirilmiş yapay zekalarıyla bu sefer daha da zorlayacaklar.

Elden geçmiş oyun yapısıyla bu kez Serious Sam II, ilkinden çok farklı bir şekilde karşımıza çıkacak. Örnek vermek gerekirse, bazı bölümlerde düşmanlarla savaşmayacaksınız, çünkü sonsuz sayıda olacaklar! Ortama bırakılan araçlardan birine atlayarak kaçacağız. Ne var ki düşmanların da eli armut toplamama modu açık olduğundan onlar da bir araca atlayıp sıkı bir takip sahnesinin ilk adımını atacaklar. Parmak ucunda, ısırılan dillerle, titreyen ellerle oynayacağız bu oyunu.

40 adet yepyeni bölümle karşımıza çıkıyor Serious Sam II. 7 adet ana bölümden oluşuyor. Bölümler, ilk oyunda olduğu gibi çok geniş biçimlerde karşımıza çıkacak, ancak sırf kaçmanız gereken bölümlerin varlığı düşünüldüğünde ilkinden daha da geniş haritalarla karşılaşacağımızı söyleyebiliriz. Ormanlardan tutun bataklığa, fütüristik ortamlardan şehirlere kadar her türlü mekan bizleri bekliyor. Ayrıca kapalı bölümlerin varlığı-yokluğu konusunda bir bilgi bulunmasa da olacağını pek sanmıyorum.

Yeni motorla geliştirilmekte olduğundan, tahmin edebileceğiniz üzere, Serious Sam II'nin en büyük gelişme gösteren yanı grafikleri olacak. Video ve ekran görüntülerinden gördüğümüz kadarıyla her şey bekleyeceğiniz gibi, capcanlı, ışıl ışıl duruyor ve nasıl olduğunu pek anlamasam da hiçbir şey göz yormuyor. Özellikle silah tasarımları çok enteresan, ama yapımcı hayal gücü kasıp da saçmasapan şeyler ortaya koymadıklarını belirtiyor. Minigun, çift namlulu tüfek gibi eski dostlar bu oyunla yeni yüzleri ve ekstra özellikleriyle karşımıza çıkacaklar. Tek gelişen şey de grafikler değil elbette, bez bebek fizikleri ile oyun fena halde çevreyle etkileşimli duruyor. Her vurduğunuz obje, aldığı darbenin şiddet ve açısına göre gerçekçi bir biçimde tepki gösteriyor. Düşmanlar da aynı şekilde, darbenin şekline göre can veriyorlar.

İlkinde olduğu gibi co-op şeklinde oynamak, oyundan aldığınız duygu katsayısını yatık sekizle çarpacak 2. oyunda. Bu sefer ilkindeki gibi ekstra seçenek değil, standart bir özellik olacak co-op. Arkadaş(lar)ınızla üzerinize akın akın gelen düşmanları katletmek sadece daha zevkli olmayacak, aynı zamanda bazı bölümler için mecburiyet gibi bir şey olacak. (tabi 2 ayaklı bir savaş makinesi olabileceğinizi düşünmüyorsanız) Örneğin bazı bölümlerde arkadaşınız, aracıyla ortalığı temizlerken siz de tabanvay moduna girerek düşmanları yere sereceksiniz. Co-op oyunların vazgeçilmez özelliği araç-turret kombinasyonu da mümkün gayet tabi.

Sadece gelişmiş grafiklerle değil, daha olgun oyun yapısı ve yeni özellikleriyle ciddi Sam ciddi ciddi geri dönüyor. Hiç tanınmayan ufak bir Hırvat firmasından da değil üstelik, 20 kişilik, dünya çapında bir ekibin imzasıyla. İlk oyundan aldığınız duygu yoğunluğunun katsayısını bol sıfırlı rakamlarla çarpın, ve bunu yaşamak için 2005 sonuna kadar bekleyin.