Oyunlar arasında ismi çok şey ifade eden klasikler vardır. Özellikle bu oyunların adı geçtiğinde bir dakika saygı duruşunda beklemek gerekir(!) Çünkü onları ulaşılmaz yapan oyun severlerin kalbinde yer edinmesini sağlayan geçmişlerindeki o değerdir.

Warcraft serisi, Blizzard bu projeyi hayata geçirdiğinden beri, piyasayı bir fırtına gibi kırıp geçirmiş ve strateji oyunlarına yepyeni bir imaj kazandırmıştı. Daha sonraları her firma o türde veya onun taklidi bir çok oyunu piyasaya sürdü. Fakat hiçbirisi bizlerin hafızasında kalmadığı gibi kalmasını gerektirecek bir tiraj da kazanmamıştı. Blizzard'ın bütün Warcraft oyunlarında gösterdiği titizlikte bizlerin unutmadığı ayrıntılardan birisiydi.

Warcarft III'de Blizzard'ın Diablo II'den sonra hayata geçireceği en büyük projelerden bir tanesi. Hatırlarsanız Diablo II'nin çıkışı tam bir yılan hikayesine dönmüş ve tutkunlarını kabız durumlarına sokmuştu. Kim bilir belki de Blizzard bunu bir Pazar stratejisi olarak görüyor ve oyunun çıkarılma tarihi uzatıldıkça, insanların olan ilgilerini kamçılamaya çalışıyordu. Fakat fazla merak edilen çoğu şeyin de hayal kırıklığı yarattığını söylemekte yarar var. Ama Diablo II için bu yön hiç ortaya çıkmadı ve oyun çıkınca ilgililerini kaybedeceğine satış rekorları kırdı. Bunun için Blizzard'a olan güvenimiz tam. Onların 'Çıktı! Yarın çıkacak! Yaza ertelendi...'gibi laflarının ardından büyük bir yenilik geleceğini bildiğimiz için gönlümüz rahat. Kuşkularımız her zamanki gibi bizleri dürtüklüyor fakat gündemi takip edip Warcraft III hakkındaki değişiklikleri sizlere bildirmek de bizim görevimiz. Onun için siz oyunları fazla gözünüzde büyütmeyin ve sizin yerinize komploları biz kuralım:

"Abi duydun mu? Warcraft III istediğin zaman yemek bile yapıyomuş..."
"Tabi hem de sabahki gazeteleri tarayıp sana özetlerini bile bildirebiliyormuş! Yaaaa!.." gibi söylentilere de kesinlikle inanmayın :P

Oyun hakkında en çok merak edilen ve Blizzard'ın bile tam karar veremediği Warcraft III'ün bir RTS mi yoksa RPG mi olduğu. İlk başlarda oyunun 3D çıkarılması ve değişken kamera açılarına sahip bir tür olması planlanırken, daha sonraları oyun tutkunlarından gelen tepkiler doğrultusunda kamera sabitlendi ve oyunun türünün RPS (Role Playing Strategy) olmasına karar verildi. Eğer Blizzard bir değişiklik yapmazsa oyun büyük bir ihtimal bu doğrultuda hazırlanacak. Fakat burada Blizzard'ın değişken politikasına dikkat etmek gerekir ki, burada yazılanların birkaç saniye içerisinde hiçbir geçerliliği de kalmayabilir. Çünkü adamların her açıdan yeni bir fikirleri oluyor. Bu kadar çok fikri bir araya getirmek de haliyle onları epey yoruyor. Ayrıca oyun bu açıdan bir çok kez değişiyor. Yakında oyun hakkında "Eeee.. Biz oyunu RPG yapmaya karar verdik. Yok yok! En iyisi RTS yapalım. Neyse vazgeçtik FPS yapıcaz..." açıklamalarını duyarsanız kendinizi rüyada sanıp cimcikletmeyin :)))

Öncelikle oyunun bir strateji türüne daha yakın olacağını söylemeliyim. Oyunda her ne kadar üs kurma, kaynak toplayıp değerlendirme gibi görevleriniz bulunsa da bunlara sadece %30'luk bir kısımda yer verilmiş. Geri kalan %70'lik kısmı ise savaş taktiklerini planlama ve uygulama üzerine kurulmuş. Kaynak toplayışı ise dengeli bir şekilde dağıtılmış. Bunun %30'luk kısmı oluşturması önemsiz olduğunu aklınıza getirebilir. Fakat tam tersine bir denge sağlamak amacıyla yeni bir strateji geliştirilmiş. Mesela onurlu olmak isteyen Orc'larla güç için savaşan insanlar kaynak için altına ihtiyaç duyarken, ölümsüzler ölü vücutları kendileri oluşturuyorlar. Yani her öldürdükleri birim onlar için başlı başına bir kaynak.

Oyunda pek çok birimin yer alması da ayrı bir güzellik katmış; dört farklı ırk (Orc'lar, İnsanlar, Night Elf'ler ve Ölümsüzler), her ırkın ortalama 20 ünitesi ve her ünitenin de kendine has büyü yetenekleri olacağını söylüyorlar. Böylece rutin olaylardan çok yaratıcı zekanın ürünü olan savaşları izlemek de ayrı bir zevk verecek. Her ırka göre tekrar tekrar oyun bitirmek belki de biz oyun severlerin çok hoşuna gidebilir. Sonuçta her ırk için farklı stratejiler geliştirmeniz gerekecek. He deyince oyun bitmeyecek. Senaryonun da epey uzun olduğunu düşünürsek, vay halimize. Selam uykusuz geceler!