Eminim bir çoğunuz E3 döneminde çıkan PlayStation 3 demolarını görmüşsünüzdür. O zaman gördüğümüz demoların bir çoğu gerçek oyun içi grafikleri değil, sadece biz oyun severlerin ağzını bir karış açık bırakacak muhteşem grafikli tanıtım demoları idi. Hepimizin aklında aynı sorular vardı. Acaba bu grafikler oyun içi grafiklere ne kadar yakın olacaktı? Killzone gibi bazı oyunlarla ilgili aradığımız yanıtları hala elde edememişken aynı dönemde gördüğümüz bazı oyunlar PlayStation 3'ün çıkışına az bir zaman kala gerçek yüzlerini göstermeye başladılar. Sonunda oynanabilir demosuna kavuştuğumuz bu oyunlardan biri de MotorStorm.

MotorStorm, Evolution Studios'un PS3 için yaptığı mükemmel bir yarış oyunu. Yarış oyunu dedim ama oyunda sadece yarışı kazanmaya değil aynı zamanda hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Çünkü MotorStorm'da kural, nizam yok. Yarışlar kelimenin tam anlamıyla, ölümüne. Yarış sırasında rakiplerinizi pistin dışına atmak için, uçurumdan yuvarlamak için, kontrolünü kaybettirip birbirlerine çarptırmak ve alevler içerisinde bırakmak için elinizden geleni yapmanız lazım. Temiz ve centilmen bir müsabaka beklemeyin o yüzden.

Oyun, alternatif ve tehlikeli yarışların kutlaması şeklinde gerçekleşen dünyanın en riskli yarış oraganizasyonu olan MotorStorm Festivali'nde geçiyor. Bu hayal ürünü organizasyon için, fevkalade gerçekçi mekanlar tasarlamış Evolution Studios ekibi. Pistleri, Amerikan çöllerinden ve dağlık arazilerinden esinlenerek yapmışlar. Bu sebeple bol bol toz, toprak ve çamura bulanıyoruz oyunu oynarken. 21 tane bölge ve her bölgede 4 değişik yarış var MotorStorm'da. Pistler özel olarak hazırlanmış ve final çizgisine varan birden çok yol ve yarış içerisinde kullanabileceğiniz bir çok kısa yol var. Oyunda aynı pistte yaptığınız değişik yarışlarda, pistteki kısa yolların ve yollardaki bariyerlerin bile yerlerinin değiştiğini görebilirsiniz. Pistlerden sıkılmamanız için eklenmiş güzel bir değişim. Oyun alanında göreceğiniz her tür nesne araçlara tepki verecek şekilde yapılmış. Yani yol kenarında duran reklam panolarına çarpınca yerlerinde durmayacaklarına emin olabilirsiniz. Oyundaki rakipleriniz de sadece yarışı bitirmek için değil, size kaza yaptırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Yanınızdan geçerken size tekme savuran bir motorsiklet sürücüsü görünce şaşırmıyorsunuz. Oyunda aracınız hasar gördükçe parçalanıyor ve sonunda patlayabiliyor bile. Tabii ki kaldığınız yerden hemen yeniden belirip oyuna devam ediyorsunuz ama kaybettiğiniz süre çok önemli MotorStorm'da. Bu yüzden en az rakipleriniz kadar sert ve acımasız olmalısınız.

Oyunun grafiklerini E3 demosundan beri hep merak ediyordum. Bu kadar güzel grafikli bir oyun olamaz diyordum. Tam olarak aynısı olmasa bile oyunumuz inanılmaz bir şekilde o mükemmel demonun grafiklerine çok yakın grafiklere sahip. Oyundaki efektler göz kamaştırıcı. Aracınızla rampadan toprağa düştüğünüzdeki toz bulutlarından, çamurların ekrana sıçrayışına kadar bir çok efekt oyunu güzelleştirmiş. Oyunda hız yaptığınız zamanlarda ekranın bulanıklaşma efektleri ve aracınız patladığında Matrix tadında ağır çekim kamera açıları parmak ısırtan cinsten. Araçların ne kadar çok parçadan oluştuğunu ve detayları patlamalar sırasında daha iyi görüyorsunuz. Yüzlerce parçanın yarış pistine dağılmasını harika yapmışlar. Ayrıca aracı kullanan sürücüler de öyle mumya gibi oturmuyorlar, araç patladığında sürücünün araçtan fırlaması ve bedeninin gerçekçi bir şekilde havada taklalar atması görülmeye değer. Oyunun istediğiniz an durdurup araçlara yakınlaşıp uzaklaşarak detayları incelemek mümkün.

Oyunu değişik araçlarla oynayıp kontrollerini test ettim. Ralli arabalarını kullanırken daha fazla hız yapıyor fakat hızdan dolayı kontrolde zorluk çekiyorsunuz. Kamyon tarzı büyük araçları kullanırken kontrol daha kolay fakat araçlar ağır ve bazı rampalarda ve dönüşlerde ciddi sorunlar yaşıyorsunuz. Motorsiklet tarzındaki daha rahat araçlar ise tamamen farklı. Bir motorsikletin üzerindeyken çok daha kolay dönüşler yapabiliyor, kontrolüne daha hakim bir oyun oynuyorsunuz fakat bu sefer de diğer büyük araçların altında kalmamak için çok dikkat harcamanız gerekiyor. Motor sürücüleri tekme atıp rakiplerinin kontrollerini bozabiliyor. Her aracın kontrolü farklı ve ayrı bir zevkli. Tek anlayamadığım husus benim oynadığım demoda gaz tuşu olarak X değil de R2 tuşunu kullanmış olmalarıydı. Alışmakta gerçekten zorluk çektim. Tam sürümünde tuşların yerini değiştirebileceğimizi umuyorum. Aynı zamanda oyunda turbo özelliği var. X tuşuna bastığımızda aracımız delicesine bir hızla gidiyor bir müddet için. Turbo özelliğini istediğiniz zaman kullanabiliyorsunuz ama bunu çok kullanırsanız turbometreniz (artık adı her neyse, turbometre diye sallıyorum) kırmızıya doğru renk değiştiriyor ve çok zorlarsanız infilak edebiliyorsunuz. Oyunu isterseniz sürücünün gözünden bakan kamera açısıyla da oynayabiliyorsunuz, ki ben bu açıdan oyunu daha çok sevdim. Çok keyifli bir şey toz bulutlarının ve çamurların ekrana çarpışını görmek. Oyuna bir de gereksizce korna çalma tuşu koymuşlar. Adamları uçurumdan aşağıya yuvarlamadan önce korna çalmak heralde bir tür şaka olsa gerek. Demo versiyonundaki minicik pürüzler dışında, oyun, gerek grafikleri gerek oynanış tarzı ile benden tam not aldı. Tam sürümü geldiğinde daha ayrıntılı inceleyeceğiz tabii ki.

MotorStorm PS3 ile birlikte çıkacak dediler ama yeni gelen haberlere göre önce Japonya'da piyasaya sürülecek ve henüz açıklanmayan bir tarihte Amerika'da raflardaki yerini alacak. Phil Harrison'a, PS3 için gelen oyunlardan hangisi favoriniz diye sorduklarında verdiği net cevap "MotorStorm!" beni hiç şaşırtmadı açıkçası. Oyun hem çok güzel grafik ve efektlere sahip hem de çok zevkle oynanan bir yarış oyunu. Tek isteğimiz motor fırtınasının en kısa zamanda konsol dünyasını kasıp kavurması.