"50 Cent oyun içinde modellemesi ve sesiyle yer alıyor."

Hakkın olmayanı yeme, mermi ye

50 Cent ve grubu G-Unit, Orta Doğu'ya bir dizi konser vermek için gelir. Müziğin evrenselliği gerçeği bir kenara, bu toprakların çok tehlikeli olduğunun bilincinde olan elemanlarımız, zırh ve silah donanımlarına da sahiptir. Sahne performanslarının ardından gün yüzüne çıkan 10 milyon dolar değerinde, üzeri elmaslarla süslü bir kurukafa, düzenlenen bir saldırı sonucu çalınır. Bu ganimetin kendi hakları olduğunu düşünen 50 Cent ve grubu, karşı saldırı ve parayı geri almak için harekete geçer.

TPS bakış açısına sahip yapım, kesintisiz aksiyon arayanlar için birebir. 50 Cent'i yönetiyoruz ve akabinde yanımızda yapay zeka tarafından yönetilen bir karakter daha yer alıyor. G-Unit'i oluşturan elemanlardan bir tanesini (Dj Whoo Kid, Tony Yayo ve Lloyd Banks) seçerek yanımıza alıyoruz. Bir yerlere tırmanmamız gerektiğinde, büyük bir kapıyı açmak için ikincil bir güç gerektiğinde ve en önemlisi zor durumlarda kaldığımızda, arkadaşımız imdadımıza koşuyor. Blood on the Sand, Gears of War'da kullanılan siper sistemini barındırıyor. Bulduğumuz her araç, eşya ve duvarın arkasında siper alabiliyor, kontrollü saldırılar gerçekleştirebiliyoruz. Silah ve bomba envanterimiz yeterli düzeyde.



"Yapımda farklı türde silahları kullanabiliyor ve yeri geldiğinde yakın dövüşe giriyoruz."

Oynanış esnasında, haritanın bazı bölgelerinde yer alan kutuları kırarak içersinden silahlar alabiliyor ve mermi ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Üstelik tüm oyun boyunca aynı silahlarla devam etmiyoruz. Her bir silahımız için geliştirmeler yapabiliyor ve verecekleri hasarı artırabiliyoruz. Silahlar dışında, yakın dövüş imkanı da sunan yapım, belirli zaman aralıklarında belirlenen yönergeleri izleyerek, düşmanlarımızı pataklamamıza, en sonunda da öldürmemize olanak tanıyor.