Uzunca bir süre anlam veremedim korkarak eğlenme kültürüne. Küçüklüğümden itibaren ters geldi bu mantık bana. Hem korkacağım, hem de eğleneceğim! Ne kadar ironik bir durum. Hele bir de korkarak eğlenme olayına paralar saçmak mantığımı çok zorlayan hadiselerden biri oldu. Korkmak için para harcamak? Örneğin bir korku filmi.. Adrenalin tavanlarda geziniyor. Ama insan, bundan mutlu oluyor. Dedim ya, bu ironin ağababası olsa gerek. Oyun sektörü de korkutarak eğlendirme olayının nimetlerini görmüş olacak ki gün geçmeden yeni bir korku oyunu piyasaya sürülüyor. İşte bu furyanın ne ilk ne de son halkası olan bir yapım "Obscure".

Korkmak için iyi bir neden



Genelde tarzı ve konusu korku olan yapımların belli başlı unsurları vardır. Bu unsurlar genel olarak birbirlerine çok yakın olmasına karşı her bir yapımda ayrı tat almak mümkündür. Zira bu nedenden dolayıdır ki temasının rengi korku olan yapımlar birbirlerine benzeseler de sunuldukları kitledeki bıraktığı tatlar ve izlenimler farklıdır. Birbirine yakın olarak nitelendirdiğimiz ve teması üzerine birçok film ve oyun tasarlanan başlıca olay, bir grup gencin başına gelen ürkütücü olayların izleyiciyi ya da oyuncuyu sarsacak bir biçimde kaleme alma hadisesidir. (bknz. 'Geçen yaz ne yaptığını biliyorum' hadisesi �OL) İşte Obscure de bu tarz unsurları tamamıyla barındıran, ilk bakışta klasik bir aksiyon oyun tadı veren fakat derinlerine indiğinizde sizi adventure bir oyun oynuyormuş havasına sokan sıra dışı bir oyun.

Aslında her şey başta güzeldir. Birbirleriyle çok iyi arkadaş olan 5 gencimiz okulda hayli keyifli saatler geçirir. Bu arkadaşlarımızdan erkek olanları ise okulun basketbol takımındadırlar. Yani yoğun bir biçimde basketbol sevdasındadırlar. Günlerden bir gün maçtan sonra idmanı tek başına uzatan Kenny'nin soyunma odasında çantasının çalınması ile tüm macera başlar. İşte bu noktada kontrolü biz ele alıyoruz. Bu noktaya kadar yaşananlar ise bizlere güzel bir intro ile sunuluyor. Çantayı kimin çaldığını bulmak için yollara düşüyoruz tahmin edebileceğiniz gibi. Fakat karakterimiz, kimyasal deneyler sonucu ortaya çıkan ve okulun muhtelif yerlerinde bulunan, yüksek dozda ışığa maruz kalmadıkları takdirde çok zor öldürülen yaratıklardan habersiz olarak yollara düşüyor. Yolumuzun üstünde fenerimizi, silahımızı ve de yol arkadaşımızı bulmamıza rağmen yaratıklardan kaçmamız mümkün olmuyor. Oyun bu şekilde tasarlandığı için tüm yaratıklardan kaçsanız da kapı üzerinize kapanıyor ve diğer karakterlerin bulunduğu bölüme dönüyorsunuz. Yani artık göreviniz Kenny'yi bulmak. Diğer 3 karakter de Kenny'i bulmak için yollarda düşüyor ve macera bu şekilde akıp gidiyor.

Oyun gerçekten güzel tasarlanmış. Konusu itibari ile hayli doyurucu ve adrenalini yükselten cinsten bir oyun. Açıkçası ben oyunu aksiyon ve macera tarzlarının bir karışımı olarak ifade edeceğim. Öyle ki, oyunu oynarken aklıma iki şey geldi. Birincisi çok iyi bir macera oyunu olan Post Mortem, ikincisi de korku oyunları denilince akla en önce gelen isimlerden bir tanesi olan Resident Evil. Obscure bu iki oyunun karıştırılmış versiyonu olarak sunulmuş sanki. Ağızlarda o kıvamda bir tat bırakıyor bu oyun.