Her zaman sıkı bir PC taraftarı oldum. Konsollar için çıkan oyunlar beni "acaba konsollar daha mı cazip?" sorusuyla çok kez karşı karşıya getirdi. Ama konsollar için çıkan birçok oyunun PC'ye port edilmesi zamanla bu düşüncemin üzerine kalın bir örtü örtmemi sağladı. Her ne kadar platform ve çoğu aksiyon oyunları PC'ler için yapılmıyor olsa da, yarış oyunları konusunda aynı şeyi söylemem yanlış olur. Peki Powerdrome ismi bize bu kadar yabancı mı? Nasıl bir oyundur Powerdrome?

Powerdrome'un hikayesi biraz eskiye dayanır esasen. 1989 senesinde Amiga ve Atari 2600 için yapılan Powerdrome, bu oyunun büyük büyük dedesidir mesela. Oyunun tamamen yenilenmiş hali ise geçen sene bu zamanlar Xbox için çıkartıldı ve oldukça beğenildi. Oyunun içeriği kısaca, gelecekte geçen "o zamanın" araba yarışları. Tabi arabadan anlayacağımız bu sefer dört tekerlekli güzel görünümlü metal yığınları değil, adeta güzel şekilli bir bıçak görünümündeki uzay araçları. Ee tabii ki böyle olacak, dedik ya olay gelecekte geçiyor diye. Oyunun çok dominant bir hikayesi yok ama yarışlardaki tayfadan bir kısmı insan, bir kısmı uzaylı, bir kısmı da android (!). Neyse, biz Xbox sahiplerine imrenirken oyunun -biraz geç de olsa- PC versiyonu çıkageldi karşımıza. Açıkçası konsoldan port edilen oyunlardan çok fazla bir şey beklemem, hatta isimleri çok popüler olmadıysa genelde olumsuz yaklaşırım bu oyunlara. Powerdrome'a da aynı muameleyi yapacaktım ki, grafikleri, oynanışı ve eğlencesiyle beni kendine bağlayıverdi.

Oyunun en sevdiğim yanı, bir kere ara yüzünün karmaşıklıktan uzak olması ve yarış düzeninin çok basit ilerlemesi. Seçenekler arasında standart yarış oyunlarından bildiğimiz; Quick Race, Championship, Time Trials bölümleri var. Oyunda meraktan ilk yaptığım şey Quick Race'e dalmam oldu. O da ne? Görüntüler inanılmaz! Şöyle söyleyeyim Far Cry'daki (1.3 yamalı olan) ada görüntüsü sanki buraya monte edilmiş! Sonra ReadMe dosyasında sarıldım ki bu oyunda Pixel Shader 3.0 desteği varmış. Görüntülerde HDR tekniğiyle çizilen görüntüler de yoğunluklu olarak yer almakta. Eğer ekran kartınız GeForce 6 veya 7 serisinden bir kartsa gözleriniz bayram edecek. Bilhassa oyundaki bir çeşit nitro görevi gören Boost olayını uyguladığınız zaman görüntü muhteşem bir hal alıyor. "Boost sadece bir seferlik mi?" diyenler için yarış sırasında boost'un kendi kendine dolduğunu belirteyim.

Bu arada, hani oyunumuz gelecekte geçiyordu ya, araçların hızları da buna bağlı olarak bir hayli yüksek, ortalama hız 800-900 mph, Boost kullandığınız zaman 1400'lere kadar vuruyor. Oyunun böyle çılgın bir yapım olduğunu kavradıktan sonra açtım Championship'i, karakterimizi seçtim ki başta sadece iki karakter ve onların araçları bulunuyor. Bölümler ilerledikçe diğer karakterleri ve dolayısıyla araçları açıp onlarla oyuna devam edebiliyorsunuz. Bunun en büyük artısı diğer karakterlerde daha hızlı ve kullanımı rahat araçlar olabiliyor. Mesela oyuna yeni başlayacaklar için küçük bir tavsiye, başta "ben erkek adamım, karakterimi de erkek seçerim" dedim ve erkek karakteri seçtim, ama bir ara, "acaba araçlarda herhangi bir farklılık var mı?"diye bakmak için bayan karakteri seçtim. Hız olarak bir fark olmasa da, özellikle yoğun virajlı yerlerde aracın fazla savrulmadığına şahit oldum ve ana karakterim olarak bayanı kullandım.