İnsan üstü güçlere sahip olsaydınız ne seçerdiniz? Bir yıldırım tanrısı olmayı mı, gözlerinizden optik ışınlar çıkarabilmeyi mi? Doğruyu söylemek gerekirse bunlar pek pratik özellikler değiller... Yani düşünsenize, Thor günlük hayatında çekici Mjolnir'e kaç kere ihtiyaç duymuştur? Baterisini çalarken veya ceviz kırarken mi? Cyclops'u ele alalım, gözlerinden itici güç veren ışınların çıkması güzel bir şey, ama insan bunu ne zaman kullanır ki?

Sonuçta, insanın karşısına Magneto veya Sinister gibi süper kötüler her gün çıkmıyor. Peki o zaman bu kahramanlar boş zamanlarında ne yapıyorlar? Süper hızlarıyla maratonlara katılıp, optik gözleriyle kaynak ustalığı mı yapıyorlar. Bence telepatik ve telekinesis özellikleri güncel hayatımızda kullanıma çok daha uygun özellikler... Yani sevgilinizin zihnini okuyup ona o hep istediği -belki de isteyemediği- pırlanta yüzüğü alabilir, dolabın üst rafında duran ve ulaşamadığınız tencereyi telekinesis ile alabilirsiniz. Sonuçta kumandaya ihtiyaç duymadan televizyonunuzda kanal değiştirme şanşınız varken, kim ellerinden nükleer dalgalar yaymak ister ki? Psi-Ops: Mindgate Consipracy'nin baş kahramanı Nick Scryer'ın halinden oldukça memnun olduğunu söyleyebilirim.

Ubik+Splinter Cell = Psi-Ops?

Ubik'i hatırlar mısınız bilmiyorum ama bu oyun Ubik'e oldukça benziyor. Ubik'te telepati (zihin kontrolü, kalitesiz body-building malzemeleri satmak) ve telekinesis (cisimlerini yerinden oynatabilmek, uçmak, ellerini kirletmeden patates kızartması yiyebilmek) özelliklerine sahip bir özel timle zihinsel kalkanlar ve saldırılar ile savaşıyorduk. Psi-Ops da Ubik'e oldukça benziyor. Ancak, Ubik'in aksine Psi-Ops'ta derin stratejiler kurmanız gerekmiyor ve size ait bir özel time sahip değilsiniz. Siz sadece tek bir insan, bütün terröristlere karşı tek bir telepat olarak savaşan Nick Scryer'sınız. İlk başta başımıza gelen küçük bir "kaza" yüzünden güçlerimize tam hakim olamasak da ileride bu güçlere tamamen hakim oluyor ve yıkıma başlıyoruz. Peki bu güçler neler mi? Eşyaları ve kişileri kaldırmaktan, zihin kontrolüne, ruhani olarak gezintiye çıkabilmekten, zihinleri emebilmeye kadar oldukça çok yeteneğimiz var. Bunun yanında eğitimli bir asker olarak silah kullanabiliyor, saklanabiliyor ve içimizdeki şiddet dürtüsünü bir az olsun azaltabiliyoruz. Uzun lafın kısası yine süper yetenekleri olan süper bir askeriz.

Oyunun içinde telekinesis olur da kaliteli bir fizik motoru olmaz mı? Oyun HL 2'den (her yazımda en az bir kere HL 2 yazmış olduğum istatistiklerde yer alıyor) hatırlayacağınız Havok fizik motorunu kullanıyor. Bu fizik motoru sayesinde, oyundaki objeler dünyamızdaki fiziklere benzer özellikler sergiliyorlar. Örneğin tepeden geri düşüp yuvarlanması gereken bir adam, gerçekten yuvarlanıyor. Veya çarpınca duvardaki resmi düşürmesi gereken bir düşman, gayet şaşırtıcı bir şekilde çarpınca resmi düşürmüyor. Çünkü o resim ayrıca modellenmemiş. Nick Scryer'ın bir telepat olduğunu söylemiştim, bu yüzden olasılıkları düşünmeye başlayabilirsiniz. Tuttuğunuz bir adamı diğerlerinin üzerine atmaktan, fırlattığınız bir kutuyla yolu kapamaya kadar sayısız strateji var.

Bence Psi-Ops gibi herşeyin havalarda uçuştuğu, bol patlamalı bir aksiyon-komedi drama third person shooter oyunu için oldukça ideal. Motor çoğu yerde kendini belli ediyor, zihninizde tutup duvarlara vurduğunuz düşmanlar, oluşan patlamalarda sağa sola uçuşan askerler tamamen Havok'un eseri. Bunun yanında HL 2'de de görebileceğimiz fizik motorunu kullanan denge kurmak, ağırlığı kullanmak gibi basit amaçların olduğu fizik motorunun gücünü gösteren bilmeceler de mevcut.. Sanırım zaten oyunun en güzel yanı da bu, oyunda kesinlikle çizgisel bir oynanış yok. Doğru, A noktasından B ye gitmeniz gerekiyor, ama bu yol üzerinde neler yapacağınız tamamen size kalmış. İster sessizce aralarından sıyrılır, ister silahınızla kötü adamları etkisiz hale getirir, isterseniz de gördüğünüz en ağır eşyayı rakiplerinize fırlatırsınız.