Oyun oynamaya ilk başladığımda, oyunları almadan önce fikir sahibi olabileceğim 2 kaynak vardı. Bunlardan birisi bir pc sahibi olarak faydalanamayacağım bir amiga dergisi, diğeri ise oyun incelemerinde oyun menülerini "new game: yeni bir oyuna başlarsınız" türünden yorumlayan bir dergi olduğu için genel olarak oyunlarımı alırken ismine bakarak alırdım. Kimi zaman bu oyunlar Duke Nukem, Cannon Fodder, Terminal Velocity gibi şu an bile yüzümde bir tebessüm ile hatırlayacağım oyunlardan olsalar da bazen de aldığım oyunlardan bazıları hala kabuslarıma girmeyi başarmaktadır. Uzun lafın kısası, oyun isimleri hiçbir zaman oyunun kalitesi hakkında size fikir vermemelidir. Sanırım konuyu nereye bağladığımı anladınız... Psychotoxic de bu güzel isimli kötü oyunlardan bir tanesi.

Yüz zombinin bir arada geldiği oyun değildir
(Kötü başlık denemeleri bölüm 1)

Psychotoxic'ten düzgün bir hikaye ve atmosfer bekleyen okurlarımızı şimdiden uyarmak istiyorum, çünkü hikaye namına bu oyunda bulabileceğiniz tek şey bir kaç anlamsız ara demo ve 4-5 tane renkli texture olacak. Oyunda Angie Prophet isimli bir meleği yönetiyoruz (Birisi Messiah mı dedi?). Yaklaşmakta olan kıyamete ve kıyametin sorumlusu olduğunu düşündüğü Aleister Crowley'ye karşı amansız bir savaş vermekte Angie. Her oyun kahramanında olan o meşhur süper güçler Angie'de olmazsa yazık olurdu. Melek Angie de bir kısım "ilahi" güçlere sahip, bunlar arasında güç kalkanı oluşturmak, görünmezlik ve kendini iyileştirebilme gibi güçler var. Üstüne yığınlarla gelen rakiplere karşı faydalı olsalar da, çoğu zaman bu özelliklerin hiçbirine ihtiyaç duymuyorsunuz.

Düşmanlarınız görünüş itibari ile zombilerden, iblislere ve mafya tetikçilerine kadar oldukça geniş bir yelpazeye sahip olsalar da, büyük bir ortak özellikleri var; yapay veya değil, herhangi bir zeka programlamasına sahip değiller. Ellerinde silah olsun ya da olmasın, ne siper almak akıllarına geliyor ne de hedef almamızı zorlaştırmak için kendilerini sağa sola atmak. Doğrusu Fear'ı oynayıp tekrar bu oyuna döndükten sonra yapay zeka'nın kötülüğü bir kez daha gözümde büyüdü.

Yapay zeka'nın kötü olması, hem oyunun oynanabilirliğini kötüleştiriyor, hem de oyunun diğer hatalarını da farketmemizi sağlıyor. Bu hataların en başında grafikler geliyor, sanırım yapımcılardan bir tanesi yanlışlıkla doku ve texturelerin olduğu dosyayı silmiş ve oyunun çıkmasına az kaldığı için painti açıp bir kaç cin ali, dağ ve martı çizip grafik klasörünün içine atmış. Acı ama gerçek, bu kadar kötü modellemeler ve harita tasarımlarını açıklamanın başka bir mantığı yok. Oyunda DirectX 9.0 ile gelen yeni nesil shader efektleri bulunmasına rağmen, harita ve modellemelerdeki detaysızlık insanın canını sıkmaya yetiyor da artıyor. Harita tasarımları da oldukça yetersiz, çevrede etkileşime geçebileceğiniz çok az eşya var, iyi kötü bir fizik motoru bulunmasına karşın bunu sadece rag-doll efektlerinde kullanmaları beni büyük oranda hayal kırıklığına uğrattı. HL2 gibi senaryo üzerine kurulu bir oyunda bile zaman zaman fizik motorunun ilginç özelliklerini gösteren bulmacalar varken, Konusuz ve sırf aksiyona dayalı bir oyunda fizik motorunun hiç kullanılmaması bana çok komik geldi. Bu daha çok pahalı bir araba alıp, onu garaja kilitleyip hiç kullanmamaya benziyor. Onun aslında orada olduğunu biliyorsunuz, ama ne yüzünü görebiliyor ne de gücüne ve gösterişinin farkına varabiliyorsunuz.