Konami, elini attığı her tür oyunun altından başarıyla kalkabilmiş ve bu başarısını günümüzde de devam ettiren dev bir oyun yapımcı ve yayıncısı. Kuju Entertainment, belki de adını ilk defa duyduğunuz bu firma piyasaya sadece bir veyahut iki hit oyun verebilen, bunun dışında gerçekleştirdiği bir çok proje de vasatı aşamamış bir şirket... Ve bu iki kuruluşun bir araya gelmesiyle piyasaya çıkan taktiksel-FPS'miz The Regiment...

Bu aylarda taktiksel-FPS tarzında oldukça doyurucu yapımlar bulunuyor. Bu oyunlar oldukça köklü yapımlar olmakla birlikte yapımcı şirketlere getirisi büyük olan oyunlar. Konami de bu büyük pastadan bir pay elde etmek istemiş olacak ki tamamen yabancı olduğu bir türe el atmış. Ne de olsa bir yerden başlamak lazım.



Oyuna ilk başladığımızda gerçekten başarılı bir intro karşımıza çıkıyor. İnsanın oyundan beklentilerini bir adım daha yukarı çekmeyi başarıyor. Intro'dan sonra karşımıza oyunun menüsü geliyor. Single player, multi player ve options seçenekleriyle oldukça sade görünüyor. Biz hemen ilk hedefimiz olan single player modundan başlıyoruz. The Regiment'ta bir anti-terörist birimi olan S.A.S (Special Air Service) ekibini kontrol ediyoruz. Bu birim eski zamanlarda gerçekleşmiş birçok terör eylemini bastırmış ve günümüzde de işini başarıyla sürdüren bir ekip. The Regiment'ın senaryosunda temel olarak dört farklı görev bulunuyor anca bu görevlerin sayısı az olmasına rağmen pek kısa sayılmazlar. Çünkü bir görevde sadece bir ekibi kontrol etmiyoruz. Her temel görevde kullanılabilen üç farklı birim var, bunları sırayla geçerek senaryomuzu ilerletebiliyoruz.

The Regiment'ta göreve başlarken ne silahlarımızı, ne bize eşlik edecek olan görev arkadaşlarımızı, ne de olay yerine giriş ve çıkışlara dair bir plan ve teçhizat seçimi yapamıyoruz, direk kendimizi görevin başlangıç noktasında buluyoruz. Başlangıçta silah seçemesek de silah çeşidi bakımından bir eksiklik söz konusu değil. Makinalı tüfek, dürbünlü tüfek, pompalı tüfek, ağır makineli tüfek, uzi gibi envai çesit silahı kullanabiliyoruz. Bunun yanı sıra öldürdüğümüz teröristlerinde silahını alabiliyoruz. Yapımcıların daha önceki açıklamalarına göre planımızı tamamen oyunun içinde ve oyunun akşına göre gerçekleştirebilecektik ama oyunda buna dair hiçbir olay yok. Bölümlerdeki amacımız basit, rehineleri kurtar, teröristleri etkisiz hale getir ve bölümü en kısa sürede bitirmeye çalış. Evet, The Regiment'in tüm bölümlerinde zamana karşı yarışıyorsunuz. Monitörünüzün üstündeki zaman sayacından ne kadar süredir bölümü oynadığınızı öğrenebilirsiniz. Şunu da belirteyim bu zaman sayacı geri sayım yapmıyor yani zamanla ilgili bir kotanız yok sadece bölümü ne kadar erken bitirirseniz o kadar çok puan alırsınız.

Oyunun multiplayer modundan da biraz bahsedelim. Multiplayer menüsünde kulağa hoş gelen tek özellik Co-op modu. Bu modda internet üzerinden 4 kişi ile campaign'leri tamamlamaya çalışıyorsunuz ancak sunucularda yeller estiği için bu modu oynabilmekte ayrı işkence. Co-op aslında bu türe yeni bir soluk getirebilirdi ancak fikir ve uygulama yanlış yerden gelmiş.