Farklı türleri birleştirme hadisesi eskiden beri popüler bir davranış olmuştur. Eskiden tek oyun türü olan macera artık her aksiyon ve strateji oyunlarının içine serpiştirilmiş durumda. Farklı kitlelere hitap etmek ve türdeşlerinden ayrılmak amaçlı yapılan bu olay çoğu zaman da işe yaramıştır aslında, sonuçta günümüzde aksiyondan başka hiçbir şey içermeyen oyunlara kimsenin tahammülü yok sanırım.

Yarış oyunları için de durum çok farklı değil. Colin McRae Rally ile beynimizi döndüren Codemasters, Toca Race Driver ile benzer bir olay yapmıştı. Evet, hikaye ile bir yarış oyununu birleştirerek CaRPG kavramını yaratmıştı. Ne var ki hikaye dışında pek bir artı RPG özelliği içermediğinden fazlasıyla yarış oyunuydu kendisi. Şimdi ise İtalyan oyun yapımcısı Milestone, benzer bir rota izleyerek, daha fazla RPG özelliklerini barındıran bir yarış oyunuyla karşımızda.

Ford Racing, Mercedes Benz World Racing ve türevleri gibi S.C.A.R da açılımından anlaşılacağı üzere sadece Alfa Romeo araçlarıyla yarış imkanı sunuyor. Yarışlarda sadece önünüze sunulanı yiyor, kesinlikle yemek yapamıyorsunuz. Yani araç seçme imkanınız yok ve modifiye diye bir kavram da aynı şekilde mevcut değil. Milestone firması, günümüzün modası olan modifiye kavramını oyundan atarak daha farklı şeylere yoğunlaşmış, RPG özellikleri gibi. Yarışları ilk üç sıra içerisinde bitirebilirseniz bir sonraki yarış açılıyor; şayet 1. bitirirseniz de oynadığınız bölümün amacı gereği ekstra özellik kazanıyorsunuz. Örneğin, oyunda Gear Event, XP Event gibi bazı bölümler var ve eğer bir 'Gear Event'ten birincilik ile çıkarsanız yeteneğinizi geliştirici kask, eldiven gibi bir giyisi elde edebiliyorsunuz. XP de RPG oynayanların çok aşina olduğu deneyim puanı manasına geliyor; şayet yeterli deneyim puanı toplar ve kademe atlarsanız aracı kontrol etme, hızlanma vb. gibi 9 yeteneğinizden birini geliştirebiliyorsunuz. Evet, gerçekten de RPG gibi. Bir tek oyuna başlarken ırk seçmediğimiz kalmış.

Pek çok EA oyunu gibi (NFS vb.) S.C.A.R. da Renderware motorunu kullanıyor. Yepyeni, gelişmiş, aşmış bir motor kullanmıyor oluşundan dolayı oyunun grafik kalitesi de ortalarda geziyor. Araçların yansımaları, modellenişleri hoş ancak sorun şu ki sadece hoşlar; ne artı ne de eksileri var. Fizik modellemesi açısındansa aynı şeyi sanırım söylemek haksızlık olur, zira oyunun artı özelliklerinden biri olmuş kendisi. Ayrıca bir de şu var ki fizik modellemesi ve oyunun yapısı ile beraber Milestone, tarihin en zor yarış oyunlarından birini yaratmış. (hayır, abartmıyorum oyun gerçekten zor) Bunda Alfa Romeo arabalarının kütük yoğunluğunun fazla olmasının katkısı da var tabi!