Hatırlarsınız ilk True Crime'ı nasıl büyük bir heyecanla beklemiştik vakti zamanında. İlk çıkarması olan PlayStation 2'de yarattığı yankı hepimizin ilgisini çekmişti. PlayStation sahibi olmayanların bu ilgisini fark eden firma oyunu PC'ye uyarlamada gecikmedi. PlayStation'ın yakışıklılığından mıdır nedir oyunun PS2'de aldığı notlar 70'in üzerindeydi. Ama PC versiyonu PS2'dekiyle öyle bir tezat oluşturmuştu ki yaşadığımız hayal kırıklığı bile hissettiğimiz şaşkınlığın altında ezilmişti. Oyunun PC versiyonu tam bir faciaydı. Daha önce eleştirdiğimiz Dead to Rights'ın bile daha iyi olduğunu görmek gerçekten üzücü bir şeydi. Oyunun tamamen GTA kopyası olmasını bir yana bırakın PC'ye kontrol opsiyonu olmadan uyarlanması Activision'un adını kirletiyordu. Anlayacağınız gibi oyun birçok oyun otoritesi tarafından yerden yere vuruldu. Beğenenler de oyunun bir süre oynadıktan sonra ne kadar boş bir şey olduğunu anladılar. Ama yapımcılar o zamana kadar yapılan satışlardan memnun kalmış olacaklar ki, şuan True Crime 2 ile birlikteyiz. Cidden acayip mutluyum. Öyle ki aklıma buraya yazacak bir şey gelmiyor. İlk True Crime'ın GTA taklidi olduğunu söylemiştim. Oynamayanlarınız için söylüyorum. True Crime 2'de zenci bir karakteri yönlendiriyoruz... Neyse artık oyunun incelemesine geçelim. Zaten serinin öyle çok anlatılacak bir geçmişi yok.

-Babam öldü. Ne yapmalıyım? Hemen polis olayım.

Oyunun klişelik sınırlarını zorlayan bir senaryosu var. Ancak öyle olsa bile bunu artıya çevirebilen birçok oyun gördük. Özellikle Max Payne serisinin bu tür oyunların öncüsü olduğunu söyleyebiliriz. Ne yazık ki True Crime 2 bunu başaramıyor. Konu olarak önceleri asi takılan ve yasa dışı işlere bulaşan elemanımızın babasının cinayeti üzerine polis oluşunu işliyoruz. Ama True Crime 2 bu hikâyeyi oyunun geneline dağıtmamış. Sadece ilk bölümde karakterimizi yasa dışı takılırken görüyoruz. İkinci bölümde uyduruk bir training'in ardından direk polis oluveriyoruz. Geriye zaten hikâye namına bir şey yok. Belki True Crime 2 senaryo akışı konusunda ön plana çıksaydı şuan bulunduğu konumun çok üzerinde olurdu. Zaten Max Payne'leri çok özledik. Aynı tadı verebilen bir oyun her zaman kabul görecektir. Sonuç olarak True Crime 2 sahip olduğu klişe konuyu bile adam gibi bizlere aktaramıyor. Oyun yarıdan sonra falan polislik konusunda seçimleri bize bıraksa şu son moda light side-dark side olayına biz karar versek daha baştan bitik True Crime oynanabilir bir oyun olabilirdi. Ama yok yaa. Sanırım fazla büyük konuşuyorum...


Ee Grafik Yok?

Oyunun görüntü özellikleri sanki yalancı bir maske altında gibi. Görünüş itibariyle ilk bakışta ortalama bir düzeydeymiş gibi duruyorlar. Oyunun konsol çevrisi olmasını da göz önünde bulundurduğumuz zaman PlayStation 2'nin sınırlarında bir grafik kalitesi aldığımızı zannediyoruz. Ama durum maalesef düşündüğümüz gibi değil. Hatta daha da ileri gidip ilk True Crime'dan sonra yapımcıların yan gelip yattıklarını bile söyleyebilirim. Bu durumu belki belli bir dereceye kadar kabul edebiliriz. Ancak PlayStation 2 oyunu olmasına rağmen güzel görsellik sunan birçok oyun gördük. True Crime 2'yi onlarla kıyasladığımız zaman gerçekten arada büyük bir uçurum oluşuyor. Oyunun sürekli açık mekânlarda geçmesini veya çok fazla harita içermesini bu durumla ilişkilendirebiliriz. Fakat iş iyi optimize yapmaya geldikten sonra yapımcıların oyunu sadece GTA kopyası olması için uğraştıkları bariz bir biçimde ortaya çıkıyor. Her yapımcının tasarladığı oyundan beklentilerinin başında ticari amaç vardır tabii ki. Ama oyunu sadece bu gaye için piyasaya sürmek resmen oyuncuların iyi niyetini suiistimal etmek oluyor.