Oyuncuların artık "savaş konulu FPS" sözlerini duydukları an bıkkınlıktan kendilerini imha ettikleri bir dönemde yine bir savaş oyunu ile birlikteyiz arkadaşlar. Affettirici bir neden olmamasına rağmen Allah'a şükür bu sefer Nazilerin peşinden koşmuyoruz. Bildiğiniz gibi şu son üç ay içerisinde bayağı bereketli zamanlar yaşadık. Bu yılın belki en önemli yapımları hep sonbahar mevsiminde karşımıza çıktı. Nelerden bahsettiğimi sanırım söylememe gerek yok. Belki yıllar boyu adından söz ettirecek ister devam oyunu ister oyuncularla ilk tanışması olan oyunlar olsun biz yazarları bu güz aylarında bayağı uğraştırdı. F.E.A.R, Quake 4, Serious Sam 2, Brothers In Arms EIB ve tabii ki Call Of Duty 2 gibi FPS oyunlarının şahı olan yapımlar oyuncuları mest etti. Piyasanın shooter oyunlarına bu kadar doymuş olması artık oyun severlerin yeni yapımlara tahammül edememesine sebep oluyor. Bir de bu yapımlar baştan savma hazırlanmışsa inanın insanın eli klavyeye gitmiyor. Sanırım Vietcong 2 hakkında nottan sonra bir fikriniz oluşmuştur.

Belki bilmeyenleriniz vardır diye biraz Vietcong serisinin geçmişinden bahsedelim. Vietcong 1, bundan yaklaşık iki yıl önce piyasaya çıktığında bazı kesimler tarafından beğenilip göklere çıkartılmış, bazı kesimler tarafından hatalarından dolayı eleştirilmişti. Oyun severlerinde büyük ilgi gösterdiği Vietcong, yaşattığı savaş atmosferi ile de birçok oyunla karşılaştırılmıştı. Oyunun kazandığı başarıdan sonra firma hayranları için bir ek paket çıkardı. Bu ek paket oyundaki ufak tefek hataları telafi etme potansiyeline sahipken, yenilik olmadan sadece macerayı devam ettirmesi sebebiyle ilk versiyonu kadar artı toplayamadı. Daha sonra piyasaya çıkan konsol versiyonu da ek paketten daha özenli bir yapım olmasına rağmen yine ilk oyunun gölgesinde kalmıştı. Ne yazık ki yeni oyunun hepsinin gölgesinde kaldığını söyleyebiliriz.

Kaçııın geliyorlar!

Oyunun elle tutulur bir konusu olmamasına rağmen (Vietnam işte) aktarış biçimi vasatın üzerinde olduğu için değinelim. Oyunda hemen hemen birbirinden farklı iki adet senaryo bulunuyor. Bunların birinde Amerikalı bir komutanı canlandırırken diğerinde ailesi katledilmiş bir Vietnamlıyı canlandırıyoruz. Oyunculara böyle imkan tanınması tabii ki Vietcong 2'nin oynama süresini arttıracaktır. Ayrıca Amerikalı'ların da düşman olarak karşımıza çıkması (sonunda) olması gereken bir şeydi. Tarihe insaflı davranmak lazım. Çünkü biliyorsunuz Vietnam filmlerinde hep Amerikalılar kahraman olarak gösterilir.

Senaryonun anlatım şeklinin güzel sayılabileceğini belirttim. Aslında her iki senaryonun başında da hayli gereksiz mekanlarda bulunsak ta (US senaryosu şeyde başlıyor... eee neyse söyleyemeyeceğim resimlere bakın) ileriki bölümlerde senaryo konusunda çok da şikayet etmiyoruz. Ayrıca güzel düşünülmüş bir başka özellik ise iki senaryonun bazen çakışması. Örneğin ilk senaryoda savaş açtığımız bir yeri ikinci senaryoda savunabiliyoruz. Gerçekten güzel bir fikir. Hatırlarsınız buna benzer senaryo anlatım teknikleri Max Payne 2'de de kullanılmış ve hayli başarılı olmuştu. Buna benzer özellikleri Vietcong 2'de de görmek hoş. Ama belirmeden geçmeyelim hikaye akışı kusursuz değil. Bu yüzden senaryo kısmına vasatın üzerinde diyebilirim. Her ne kadar konu anlatım şeklini övsem de ufak tefek kopukluklarda yok değil.