“Halo efsanesi başlamadan öncede insanlar dünyalarını uzaylılardan korumak için mücadele veriyorlardı. Bu mücadelelerden en destansı olanı...” Eğer Halo serisine az çok hakim bir oyuncuysanız sanırım bu cümlenin sonunda hangi gezegenden bahsedeceğimi de anlamışsınızdır. 2002 yılında XBox cihazında başlayan Halo serüveni Halo: Reach ile devam ediyor. Fakat bu sefer, Halo için değil, destansı bir direnişe ev sahipliği yapan Reach gezegeni için savaşacağız!
Halo’nun hikayesini ve anlamını bilmeyenler için ufak bir hatırlatmayla incelememize başlayalım. Halo, eski çağlardaki uzaylılar tarafından yapılmış bir ölüm makinesi. Şekil itibariyle bir dünyayı andıran bu nesne yani Halo, tamamen insanlığı ve insanlığın geleceğini tehdit eden bir silah. İnsanlığı bu evrenden tamamen silmek isteyen parazit uzaylılar , Halo’yu bulup, onu aktif hale getirmek için uğraşıyorlardı. Uzaylıların amacını keşfeden insanlar ise, Halo’yu bu parazit ırktan önce bulup yok etmek için çabalıyorlardı. İşte şimdi, savaşın başladığı gezegene, bir avuç insanın milyonlarca uzaylıya kafa tuttuğu Reach’e gidiyoruz...


Onurlu Bir Direniş...


Bungie tarafından geliştirilen Halo: Reach, yukarıda da bahsettiğim gibi Reach gezegenindeki Nobel Ekibi’nin uzaylılara karşı olan onurlu mücadelesini konu alıyor. İnsanlar için Dünya’dan sonra en önemli yerleşim alanı olan Reach’in işgaline ve düşmesine tanıklık ettiğimiz yapımda, Spartanlardan oluşmuş olan Nobel Ekibi’nden “Number Six” adlı Spartan’ı kontrol ediyoruz.




Halo: Reach’e ilk girdiğimizde bizleri Reach’in atmosferinin arka plana yerleştirildiği, serinin diğer oyunlarına kıyasla değişmiş bir menü tasarımı karşılıyor. Bungie, menü tasarımında bile Reach’in içinde bulunduğu umutsuzluk ortamını son derece iyi bir biçimde yansıtmayı başarmış. Bu atmosfere uygun menü tasarımının ardından co-op veya single player seçenekleriyle oyunun hikaye moduna giriş yapabiliyoruz. Halo Reach’te serinin diğer oyunlarında olduğu gibi 4 kişiye kadar co-op oynama imkanını bizlere sunuyor. Ayrıca, co-op oyunlarda kullanacağımız karakterimizi kendi zevkimize göre de giydirebiliyoruz. Önümüze gelen karakter dizayn ekranından Spartanımızın kaskını, amblemini ve zırhını değiştirebiliyoruz. Tabi ki oyuna ilk başladığımızda bu özelliklerin bir çoğu kapalı durumda oluyor. Oyunda kredi topladıkça, yani adam öldürdükçe aldığımız puanlarla bu menüden yeni araç ve gereçler satın alabiliyoruz.

Çaresiz Bir Halk... Umutsuz Bir Direniş...


Halo: Reach’i oynamaya başladığınızda ise sizleri bambaşka bir Halo atmosferi karşılıyor. Serinin önceki oyunlarındaki rengarenk dünyalar yerine, sisli, karanlık, her yerden dumanların gökyüzüne yükseldiği, harabelerle dolu umutsuzluk dolu bir dünyayla karşılaşıyoruz.




Oyuna ilk başladığımızda, dağlık alandan gelen yardım çağrısını araştırmak üzere, diğer Spartanlarla beraber yola koyuluyoruz. Görev yerimize ulaştığımızda ise bizleri bir gurup Covenant karşılıyor. Ufak tefek çatışmalarla geçen bu turun ardından Reach semaları da yavaş yavaş hareketlenmeye başlıyor. İlk tur aynı diğer Halo oyunlarında olduğu gibi bir eğitim bölümünü andırıyor. Basit çatışmalar eşliğinde bize hangi tuşların ne işe yarayacağı falan gösteriliyor. Ardındansa Reach’in merkezine dönüp asıl çatışmalar için hazırlık yapmaya başlıyoruz.

Halo Reach her ne kadar ilk Halo oyununun da öncesinde bir hikayeyi bizlere aktarıyor olsa da, oyunda bir çok yenilikle karşılaşıyoruz. Bu yeniliklerden en önemlisi Spartanların zırhlarına eklenilen özellikler. Bu özellikler, korunma, hızlı koşma, görünmezlik ve jetpack gibi unsurları içeriyor. Kısacası zırhımız Crysis’te ki NanoSuit’ler kadar etkili bir hal almış. Ekranımızın sol alt köşesinde bulunan barla hangi gücümüzün ne kadar kaldığını görebiliyoruz. Bu gücümüzü bir süre kullanmadığımızda bar tekrardan dolmaya başlıyor. Dilerseniz zırhımıza eklenen bu özelliklerden biraz daha bahsedelim.




Zırhımıza eklenen görünmezlik özelliği sayesinde, kısa süreliğine de olsa görünmez olabiliyoruz. Görünmezlik modu, özellikle gizlilik gerektiren görevlerde bir hayli işimize yarıyor. Bunun yanında depar atma, yani hızlı koşma özelliğimizde, savaş ve çatışma sırasında fazla yara almadan bir yerlere saklanmamız konusunda işimizi görüyor. Tabi Reach düşerken kaçmak bana yakışmaz diyorsanız, korunma ve kalkan gibi özelliklerinizden faydalanarak bir süreliğine hiç bir şeyin işlemediği süper bir zırha sahip olabilirsiniz. Bu zırh özelliklerinizin yanı sıra, etrafta bulduğunuz jetpacklerden de yararlanabilirsiniz. Ayrıca Halo Reach’te bambaşka bir gece görüş moduda bizleri bekliyor. Karakterlerin daha net görülmesini sağlayan bu görüş modu, Reach’in karanlık atmosferinde düşmanlarımızı ayırt etmemizi de kolaylaştırıyor.
Herşey Reach İçin...



Bungie, Halo: Reach’te serinin diğer oyunlarında yer alan özellikleri de es geçmemiş. Reach’te de aynı diğer Halo oyunlarında olduğu gibi çeşitli araçları kullanabiliyoruz. Kullanabildiğimiz araç sayısını arttıran Bungie, bizlere uzay mekiği kullanma deneyimi de sunuyor. Reach’in işgale uğradığı dakikalarda bir uzay mekiğine binerek Reach’in atmosferinin dışına çıkıyor ve burada aynı Star Wars’ta olduğu gibi diğer uzay gemileriyle kıyasıya bir savaşın içine giriyoruz.

Halo Reach’te diğer oyunlara nazaran gayet geniş bir görev yelpazesine sahibiz. Serinin diğer oyunlarında olmayan, gizlilik içeren görevlerde Reach’te mevcut. Bu tarz görevlerde, karanlık köşelerden, sessiz bir şekilde ilerleyerek düşman hatlarına sızmaya çalışıyoruz. Dilersek, sırtı bize dönük olan düşmanlarımızın arkasından sessizce yaklaşarak onları etkisiz hale getirebiliyoruz. Bu işlem esnasında kameramız tps açısına geçiş yapıyor ve karakterimizin düşmanı nasıl öldürdüğünü daha net bir biçimde görebiliyoruz. Bu işlem genelde bıçakla bir yerlerini kesme veya boynunu kırma gibi bir hareketten ibaret oluyor.




Gizlilik görevlerinin haricinde Reach üzerindeki savaş genelde açık araziler üzerinde geçiyor. Kapalı alanlardan ziyade, büyük düzlüklerde, sarp kayalıklarda düşmanlarımızla çatışıyoruz. Özellikle büyük düzlüklerde girdiğimiz mücadelelerde kendinizi gerçekten bir savaş ortamında hissedebiliyorsunuz. Takım arkadaşlarınızın ve düşmanlarınızın davranışları, oyunu daha da zevkli bir hale getiriyor. Oyundaki yapay zekanın kalitesini, büyük çatışmalarda daha net bir biçimde anlayabiliyorsunuz.

Bungie, Halo Reach’te yapay zeka olayını da bir kaç çıta ileri taşımış diyebiliriz. Özellikle temponun hiç düşmediği savaş bölümlerinde, düşmanlarımız ortada beklemek yerine, kendilerine saklanacak siperler aramaları, işimizi bir nebze daha zorlaştırıyor. Olurda oyunu en zor seviyede oynamak isterseniz, karşınızda çok zeki bir uzaylı ırkı buluyorsunuz. Siper arkasına giren düşmanlarınız, sizin mermi değiştirme anınızda çıkıp size ateş ediyor. Onun haricinde sizin merminiz bitene kadar siper arkasında sindiği yerden çıkmıyor.

En Eski ve En Görkemli Halo Oyunu – Genel Yorum



Halo Reach, hikaye olarak en eski Halo oyunu olsa bile, içerisinde barındırdığı grafik ve ses özellikleriyle en iyi Halo oyunun bizlere sunmayı başarıyor. Bungie, giderayak son derece kaliteli bir Halo oyunuyla sevenlerine veda etmiş diyebilirim. Oyunun hikayesine uygun atmosferi, Reach’in karanlık atmosferiyle uyum içerisinde olan müzikleri, Halo: Reach’i seride en öne koymaya yetiyor. Ayrıca Bungie’nin Reach’e özel olarak tasarladığı multiplayer menüsüyle de yapım bir hayli zenginleştirilmiş. Eğer Halo: Reach’in Campaing modundan sıkılırsanız, multiplayer modlarından her hangi birisine girerek, diğer Halo oyuncularıyla kapışabilirsiniz. Sonuç olarak Halo: Reach, XBox360’ın gücünü kanıtlar nitelikte, son derece kaliteli bir yapım olmuş. Eğer bir XBox360 sahibiyseniz bu oyunu kesinlikle oynamanızı öneririm. Eğer daha önce bir Halo deneyimi yaşamış, ve atmosferinden dolayı haz alamamış bir oyuncuysanız, Reach’te bambaşka bir atmosferle karşılaşacağınızı da garanti edebilirim. Unutmayın... Herkes Oyun Oynar!