Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Alone in the Dark (PC) İnceleme

  1. #1
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 6.096
    Tecrübe Puanı 994
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart Alone in the Dark (PC) İnceleme



    Şehir, New York City. Yer, Central Park. Gündüz gözü ile baktığınızda güneşli, geniş, yemyeşil bir park . İnsanların şehrin gürültüsünden az da olsa kaçabildikleri bir yer. Birinden ya da birşeylerden kaçmak ya da koşmak mı ? Central Park' da, insanları gün boyunca sağlıklı bir hayat sürmek üzere spor yaparken ve koşarken görebilirsiniz. Ama yıllardır şehrin kalbinde yer alan bu koca parkın, bugüne kadar beton bloklara dönüşmemesinin bir sebebi var. O da geceleri bu parkta koşmaya devam etmeniz gerekmesi. Ancak bu sefer sağlıklı bir hayat, saat gibi çalışan bir kalbe sahip olmak adına değil, canınızı kurtarmak adına koşmak zorundasınız....
    Alone in the Dark, türünün lideri olarak yıllar öncesinde karşımıza çıkan bir oyun. Action / Adventure platformları arasında yer alan, Survival Horror türünde bir klasik. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen AITD ile tanıştığımız ilk günleri hatırladığımızda, bilgisayar karşısında korkudan sıçradığımız saatler gelir aklımıza. Adventure türünde farklı bir tattı bu. Pastel bir dünyanın sevimli grafikleri ardından bize esprili bir dille hikayeyi anlatan bir tür değildi. Karanlık ve karamsar bir atmosferi vardı. Karakterimizle bütünleştiğimiz andan itibaren ölümü en az onun kadar bizlerde yakınımızda hissederdik. Saatler süren bu yaşam mücadelesinin ardından bilgisayar başından kalktığımızda " ohh be bugünü de atlattık " gibi garip bir psikolojiye bürünürdük :) İşte gelişen teknoloji ile hayranları ile yeniden buluşan bir oyun. ATARI' nin her fırsatta bas bas bağırarak " Alone in the Dark geliyorrr!!!! " dediği oyun sonunda karşımızda. Peki günümüz teknolojisi yıllardır eskitemediğimiz klasiğimize neler katmış ? Ya da neler alıp götürmüş ? Bakalım Eden Studios neler yapmış....

    Oyunumuzun ana karakteri tanıdık bir yüz. Edward Carnby. Serinin önceki oyunlarından adımız gibi biliyoruz zaten bu adamı. Bu sefer Edward' ın gözünden yaşadıklarımız New York City' de geçiyor. Hani demin uzun uzun adından bahsettiğimiz biricik Central Park var ya, işte bütün gariplikler orada başlıyor. Edward ise neler olup bittiğini çözebilmek adına yeniden kolları sıvıyor. Kısacası bugüne kadar Central Park alanı binalar tarafından işgal edilmediyse, bunun doğayı korumaktan çok daha farklı sebepleri var, ve bunlar su yüzüne çıkmak üzere. Eski bir klasik olan AITD' ın en çarpıcı yönlerinden biri de hikayesiydi. O yüzden pastanın en güzel dilimini sizlere sunuyorum ve senaryo konusunda fazla detay vermiyorum. Şayet bu oyunda sizi ekran başında kalmaya ikna edecek tek şey senaryo ve grafik motoru dahilinde oyunun bize bahşettikleri.
    Yoğun miktarda sinematik eşliğinde oyunumuza başlıyoruz. Oyunun başlangıç kısımları bizleri oyunun atmosferine ve kontrollerine alıştırmak üzere tasarlanmış. Evet, fizik motoru ve benzeri nimetlerden bahsetmeden önce, biraz yapımcıların kulağını çekmek durumundayım maalesef. Başta arabayı kullandığımız bölüm ve aracın kontrolü olmak üzere, kontroller son derece sinir bozucu bir durumda. Günümüz oyun dünyası gelişiminden nasibini alan onca ana karakter var da, Edward neden kütük gibi ? Yıllardır başından geçen onca olay Edward' a çok koydu da, Edward' ın algısında bir bozulma mı oldu ? Yoksa siz mi beklenen esnekliği yaratamadınız sayın tasarımcılar ? Gelişen grafik sistemlerini kullanıcılara mümkün miktarda kullandırmaya yönelik sistem gereksinimleri sunuyorsunuz da, her seferinde yeni grafiklerle hayat verdiğiniz klasiklerin neden eninde sonunda içine ediyorsunuz ? Gerçek zamanlı bir dünya, Havok desteği ile oldukça etkileşimli bir oyun yaratmışsınız. Peki herşey akışkan, herşey etkileşimde biz neden odunuz ? Tamam, yeni bir dövüş sistemi ile elimize geçirdiğimiz sopa, yangın söndürücü vs. objeleri kullanmak adına güzel şeyler yapmışsınız ( kaldı ki bu bile aslında üzerinde daha çok çalışılması gereken birşeydi diye düşünüyorum ) da bu adamın hali nedir ? Bunlar hep gerekli yerlerde " save " yapamamış bir oyuncunun yaşadığı sinir harbi sonucunda edindiği fikirler arkadaşlar. " 5 dakikada değişir bütün işler " zihniyetiyle, oynadığı her oyunda mümkün mertebe quicksave kullanan bir oyuncu olarak, bu durumu kınadım açıkcası. Toplam 8 bölümden oluşan oyunda, yaşadığınız sahneler sırasında maalesef save diye bir olay yok arkadaşlar. Türü, Survival Horror oyunlar zaten imkanları itibari ile oyuncuyu zorlayan bir tarza sahip olur. Bunun üzerine bir de acımasız bir save sistemi ekleyin, alın size bölüm boyu eziyet. Hata yaparsanız, ciddi anlamda bir gerileme yaşamaya hazır olun. Save demişken, bunun tek güzel yanı ise " Previously on Lost " modunda, yeni nesil tv dizileri tadında bir önizleme imkanı sunulmuş. Eh, save olayı bu kadar sinir bozucu bir durumdayken, bir nebze yüzümüzü güldüren birşey oldu bu...
    Oyunda, Havok fizik motoru kullanılmış. Çevre etkileşimleri oyunda gerçek hayatta yapabildiğimiz birçok şeyi yapabilme imkanı sunuyor. ( tabii mantıklı sınırlar çerçevesinde ). Örneğin oyun boyunca can dostunuz olacak gaz şişesini yere dökerek ateşin ne yönde ilerleyeceğini belirlememiz mümkün. Özellikle inventory' den eksik olmayan bant ile kombine edilerek çok yaratıcı şeyler elde edilebiliyor. Unutmayın, bu oyunda ateş, birçok durumda elinizdeki silahtan daha etkili bir saldırı yöntemidir. Elinizdeki gaz şişesini bant ile kombine ederek karşınıza çıkan yaratığın üzerine yapışmasını sağlayarak, gaz + bomba + yaratık üçlüsündençok kullanışlı bir canlı bomba elde edebilirsiniz. Ya da yolunuzun üzerinde ucu çıplak bir elektrik kablosu mu var ? Bu durumda ya elinize geçen ilk yalıtkan cisim ile kabloyu yolunuzun üzerinden çekmelisiniz, ya da şalteri bulursanız elektriği kesebilirsiniz. Ancak oyun esnasında daha fazla güç gerektirecek şeyleri gerçekleştirirken ( örneğin karşınıza çıkan bir düşmanı yere yapıştırmak, alevlerin içine sürüklemek v.b ) alışılageldik " tek sol ya da sağ klik " kavramı yeterli olmayacak. Güç gerektiren şeyleri yapmak istediğinizde, kontroller üzerinden biraz daha sert ve agresif bir Edward Carnby yaratmanız gerekecek. Inventory ile ilgili incelemeyi yapmadan önce, grafik unsurlarının yanı sıra, ses, müzik vs konusuna da değinmek gerekir. Oyunun atmosferini yansıtmak adına müzikler başarılı. Ancak bir süre sonra kendini tekrarlar bir hal aldığı için can sıkıcı bir hal alabiliyor. Seslendirmeler ise vasat durumda. Biraz özensiz çalışıldığını düşünüyorum, daha kaliteli bir iş çıkartılabilirdi. Aynı vasat durumu oyundaki diğer karakterlerde de görebilmek mümkün. Oyun içerisinde çok donuk kalıyorlar, belki hiç olmasalardı daha iyi olurdu.
    Inventory konusuna gelince, inventory sistemi Edward' ın üzerindeki deri ceketin içersinde olacak şekilde tasarlanmış. Ancak Inventory' de bulunan eşyaları kullanma imkanımız tamamen gerçek zamanlı olacak şekilde tasarlanmış. Yani anlayacağınız, " dur bakiyim cebimde ne vardı " diye bakarken bir anda ensenize çarpan soğuk bir nefesi hissedebilirsiniz. Tabii bu kısa süreli bir his olur, tehlikenin kokusunu sezdiğiniz anda hızlı bir şekilde buna cevap veremezseniz, sizi oldukça içler acısı görüntüler bekliyor. Ancak bu inventory sisteminde bir takım sınırlandırmaları da getiriyor. Ne de olsa deri ceket sonuçta, çuval değil ya bu. O yüzden yanınızda taşımanız gereken şeyler arasında tercih yaparken çok dikkatli olmalısınız. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, inventory' de bulunan eşyalar ile yaratılabilecek kombineler oldukça geniş, yer yer fazlasıyla hayat kurtarıcı. Inventory konusuna yaratıcı bir şekilde yaklaşmış olması konusunda, tasarımcıları tebrik ediyoruz. Keşke bu başarıyı " kontroller " gibi bir konuya da yansıtabilselerdi.

    Oyunda sağlık durmumuzu ya da cephanemizi gösteren bir bar yok. Bunun yerine yara alırsanız, ekran gitgide siyah beyaz bir hal alıyor ve kalp atışları gitgide hızlanıyor, ki sizde bunu duyabiliyorsunuz. Sağlık durumu deyince, oyundaki yegane dostlarınızdan biri de " Med Spray ". O bakımdan med spray için ceketinizde her zaman yer bulunsun ;) Bulmacalar oyunun gerçekçi imkanları ile örtüşür bir biçimde hazırlanmış ve oldukça zevkli. Mantık dışı şeyleri çözmek ya da absürd çözümler üretmekten uzak olduğumuz için, oyun adına bu parlak bir yön. Örneğin çevredeki eşyalar ile olan etkileşimimiz bu konuda bize gerçekçi ve geniş imkanlar sunuyor. Karşınıza kitli bir kapı mı çıktı ? Fellek fellek sağda solda anahtar aramak zorunda değilsiniz, elinize kapı kıracak kadar sert bir cisim alıp, kapıyı kırmak gibi bir imkanınız var ( her ne kadar medeni bir davranış olmasa da, sonuçta bir nevi yaşam mücadelesi veriyoruz değil mi ? ).


    Son söz olarak, Survival Horror' ın atası olarak nitelendirebileceğimiz AITD için, bu sefer hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim. Korku öğelerine yeterince yer verilemediğini düşünüyorum. Başta kontroller ve save problemi olmak üzere, yeni nesil grafiğe uyarlanırken bir takım buglara mağruz kalan AITD, daha iyi bir çalışmayla çok daha kaliteli bir şekilde bizlere sunulabilirdi. Herşeye rağmen, AITD geçmişiniz varsa ya da negatif yönlerini umursamaksızın bu türü deneme niyetindeyseniz, AITD' ın tadını çıkarmanızı diliyorum.






    Paylaş



  2. #2
    Yeni Oyuncu

    Üyelik tarihi : May 2010
    Mesajlar : 24
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    Güzel inceleme.






    Paylaş
    Herşey Görünüdğü Gibi Değildir ..!!!

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793