Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 29 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Orta Dünya Irkları

  1. #1
    memo343
    Yedek Oyuncu

    Standart Orta Dünya Irkları



    ARKADAŞLAR BİLİYORUM HERKES IRKLAR KONUSUNDA KONU AÇTI AMA BEN BURDA TOPLARLIYORUM.DAHA DÜZENLİ OLSUN DİYE
    Elfler
    Elfler, yazar J.R.R. Tolkien tarafından modern edebiyata kazandırılmış ve fantastik kurgunun en popüler öğelerinden biri haline gelmişlerdir.

    Özellikleri arasında; katledilmedikçe veya kederden solmadıkça ölmezler, hiçbir hastalığa yakalanmaz ve uzun yolculuklarda "lembas" adını verdikleri yolazığını kullanırlar. Ateş yakmaz ve ağaç kesmezler, yani insanların tam aksi yöndedirler.

    Yaşayış tarzları olarak da, genelde doğa ile iç içe ve gelişimini doğa ile bir bütün olarak sağlayan bir halktır. Büyücülükle uğraşanları da vardır (Galadriel, Feanor gibi). Asil ve alçak gönüllülerdir, asla sözlerinden dönmezler.

    Orta Dünya'da "mükemmel güzellik" gibi bir sembol oluşturabildikleri gibi, sıradan ırk olarak da değerlendirilebilirler (Unutulmuş Diyarlar'da olduğu gibi).

    J.R.R. Tolkien'in, hayalî evrenine[1] dair yazmış olduğu notlardan derlenerek -oğlu Christopher Tolkien tarafından- hazırlanan "Silmarillion" isimli kitapta elflerin yaratılışları ve Arda'nın birinci çağında kötü Melkor'a karşı yapmış oldukları savaşlar anlatılır. Bu savaşlarda birçok elf, Angband'ın köleleri tarafından katledilir. Bunlar arasında ölene kadar "Yüksek Noldor Kralı" olarak kalan, Beleriand'daki sürgünlerin efendisi Fingolfin de vardır. Fingolfin karanlık kuzey krallığın[2] hemen güneyinde ülkesi Hithlum'da yaşıyordu.

    Eärendil'in Valinor'a yapacağı yolculuğa kadar elfler Morgoth'a karşı tam bir zafer kazanamadılar. Valar Eärendil'in isteğini kabul ederek düşmanı zaman dışı boşluğa yolladı ve Melkor ebediyen oraya hapsoldu, boşlukta gezinip durdu. Eärendil ise bir daha geriye dönmedi ve elflerin yol gösterici yıldızı olarak (bugünkü insanların çoğunun Venüs, Türklerin Zühre dediği ve Anadolu'da hem Sabah Yıldızı, hem Çoban yıldızı hem de Akşam yıldızı olarak bilinen) Dünya'ya en yakın gezegene dönüştü. Daha sonra "Númenórean" diye bilinen geçmiş insanların en bilge kavmi olarak kabul edilen Batılı insanların Büyük Deniz'in ortasındaki kıtaları Númenor'a giderlerken rehberleri Eärendil olmuştur. Gökte onun ışığını takip ederek kendilerine "Valar" tarafından armağan edilen kıtaya vardılar. Kıta helak edilip Orta Dünya'ya geri dönene kadar orada İkinci Çağ boyunca yaşadılar.

    Tolkien'in hayalî evrenindeki dünya olarak bilinen Arda, Üçüncü Çağ'ın sonuna kadar elfleri barındırdı. Daha sonra elfler, yıldızları Eärendil'in ışığını takip ederek Valinor'a göç ettiler. Daha sonra Valinor, Arda'dan ayrıldı ve İnsanlardan gizlendi. Dördüncü Çağ'la birlikte insanların egemenliği başladı.

    İnsanlar
    J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evrenini anlatan Hobbit, Yüzüklerin Efendisi gibi kitaplarda bir ırkın adıdır. Hobbit gibi kimi insansı ırklar ve büyücüler gibi insansı karakterleri olan ırklar buna dahil edilmez.

    Elfler, Quenya dilinde insan ırkını "İkinci Halk" anlamına gelen Atani çoğuluyla isimlendirmişti, bundan ayrıca Hildor (Takipçiler), Apanónar (Sondoğanlar), Fírimar veya Firyar (Ölümlüler) isimlerini de kullandılar. Bazıları ise insan ırkını -hastalık ve ölüme olan dayanıksızlıklarından dolayı ve elflerin gözünden bakıldığında sevimsiz olan görüntülerinden dolayı- Engwar (Zayıflar) olarak adlandırdı. Atani ismi, Sindarin lisanında Edain şekline dönüştü, daha sonraları Edain ismi anlam kaymasına uğrayarak sadece elflerle dostane ilişkiler içerisinde bulunan insan ırkını belirtmek için kullanılır oldu. Sindarin dilinde bundan başka, Aphadrim, Eboennin ve Firebrim ya da Firiath olarak bilindiler. Elflerden sonra doğan Orta Dünya'nın ikinci ırkı olmalarından dolayı insanlar, elflere nazaran daha zayıf, daha örgütsüz ve daha duyarsızdır.

    Cüceler
    Genel özellikler [değiştir]Silmarillion’da cüceler, elflerden daha kısa ve daha sağlam yapılı olarak tasvir edilirler. Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdırlar. Her ne kadar ölümlü olsalar da, ortalama yaşam süreleri 250 yıldır.[21]

    Yüzüklerin Efendisi’nde belirtildiğine göre cüceler nisbeten yavaş çoğalırlar, bunun sebebi cüce kadınlarının oranının erkeklerin üçte biri olmasının yanında kadınlarının hepsinin evlenmemesidir. Cüce kadınlarının ses tonu, görünüşleri ve -nadiren katıldıkları- seyahatler sırasında giydikleri giysiler, cüce erkeklerine çok benzer. Diğer halklardan bir kişi, bir cüce erkeğiyle bir cüce kadınını zorlukla birbirinden ayırt edebilir veya hiç ayırt edemez. Bu sebeple, diğer halklar arasında cücelerin taştan bittiği şeklinde bir yanlış inanış yayılmıştır. Tolkien'in bahsettiği tek cüce kadını Dis'tir. The War of the Jewels’ında, Tolkien hem erkek cücelerin hem de kadın cücelerin sakalı olduğunu belirtir.[22]

    Tolkien'in cüceleri metal işçiliği, demircilik ve taş işçiliğinde ustadırlar. Savaşta çok serttirler, silahları baltadır (Tolkien'in efsanelerinden sonra üretilen birçok fantastik kurgu çalışmasında da cüceler baltayla özdeşleştirilmiştir). Cüceler ayrıca yay, kalkan ve kazma kullanmışlardır.[23]Diğer fantastik kurgu cücelerinden farklı olarak Tolkien, cücelerinin savaş çekici kullanıp kullanmadığına açıkça değinmez.

    Cüceler yer altında yaşadıkları için kendi gıdalarını yetiştiremezler, bu yüzden de elfler ve insanlar ile ticaret vasıtasıyla gıdalarını temin ederler. The Peoples of Middle-earth’te "Of Dwarves and Men" makalesinde belirtildiğine göre, insanların yiyecek üretiminde, tarımda, hayvancılıkta gelişmiş oldukları bölgelerde, cücelerle insanlar arasında ticari ilişkiler kurulurdu. Bu ticari akışta, insanlar cücelerin her türlü gıda ihtiyacını karşılarken, cüceler de insanların yollarını, silahlarını, üretim aletlerini ve inşa işlerini yaparlardı.

    Yüce Tanrı Ilúvatar tarafından yaratılan elfler ve insanlardan farklı olarak cüceler, Vala (meleksi varlık) Aulë tarafından yaratıldılar.

    Cüceler Birinci Çağ ve İkinci Çağ'ın büyük bir kısmında elfler ve insanlar ile dostça temellere dayanan ilişkiler geliştirdiler (Nogrod Cücelerinin, Thingol'e ihanetleri bunun istisnasıdır). Üçüncü Çağ'da Moria'nın dış dünyaya kapılarının kapatması ile birlikte cücelerin, özellikle elflere karşı güvensizlikleri arttı. Bununla birlikte, ileriki dönemlerde Kuyutorman Elfleri ve Vadi İnsanları ile samimi ilişkiler kuruldu. Ayrıca Üçüncü Çağ boyunca Hobbit halkıyla da kararsız ilişkiler kurdular. Shirelı bir Hobbit olan Bilbo Baggins, Yalnız Dağ'ın hakimiyetini geri alma mücadelesinde yaptıklarından sonra, Dağ'ın altındaki cüce krallığında büyük saygınlık gördü.


    Entler
    Zaman zaman Entmoot adı verilen büyük toplantılar yapmakla birlikte Entler, büyük ormanların içinde birbirlerinden uzakta Ent evlerinde tek başlarına yaşayan ve yalnızlığı seven bir halktı. Ent evleri genellikle, bol kaynak suyu bulunan ve güzel ağaçlarla çevrelenmiş dağ mağaralarıydı. Katı yiyeceklerden değil büyük taş kavanozlarda sakladıkları berrak bir sıvıdan oluşan yemeklerini de bu yerlerde yerlerdi. Ent içkileri olarak bilinen bu büyülü sıvılar altın ve yeşil renkli bir ışıkla parlardı. Ve yine Ent evlerinde, genellikle gece boyunca bir şelalenin kristal serinliği altında ayakta durarak rahatlamak suretiyle dinlenirlerdi.

    Böylece Entler bilge ve hemen hemen ölümsüz hayatlarını sürdürdüler ve Yeryüzünün pek çok farklı ırkı onların yüceliğini etkilemeden etraflarında ortaya çıktı ve kayboldu. Yalnızca kötü Orclar çelik silahları ile ortaya çıktığında, Entler öfke ile harekete geçtiler. Entler, Cüceleri de sevmezdi çünkü Cüceler silah olarak balta kullanır ve ağaç keserlerdi. Ve söylendiğine göre Güneşin İlk Çağında Menegroth'daki Gri Elf kalesini yağmalayan Nogrod'un Cüce savaşçıları, Entler tarafından yakalanarak yokedilmişlerdi.

    Yıldızışığı yıllarında Entler, hem dişi hem erkek türlere sahipti fakat Güneşin Çağlarında Ent-karıları meyva ağaçları, çalılar, çiçekler, çimenler ve tahıllar gibi Olvar'ın daha küçük türleriyle ilgilenebilecekleri açık alanlara aşık oldular fakat erkek Entler ormanlardaki ağaçları seviyorlardı.


    Balroglar
    Balrog, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde, ateş ve gölgeden yaratılmış iblislerdir. Maia ırkındandırlar, ömürleri sonsuzdur. Arda'nın birinci çağında Melkor tarafından baştan çıkarılıp onunla beraber kuzeydeki istihkamı Utumno'da yaşadılar. Birinci Çağ'da ve sonrasında balroglar, ejderhalardan sonra en çok korkulan kötü yaratıklardı.

    Balroglar, J.R.R. Tolkien'in yarattığı evrendeki ateş ve gölgeden oluşmuş "iblis"lerdir. Balroglar Karanlık Düşman Melkor'un hizmetkârları haline gelen Maiar ruhlarının en korkuncu olan şeytani canavarlara dönüşmüşlerdi. Yüksek Elf dilinde Valaraukar olarak adlandırılıyorlar fakat Orta Dünyada Balrog, yani "güçlü şeytanlar" olarak biliniyorlardı. Melkor'un tüm yaratıkları arasında yalnızca Ejderhalar Balroglardan daha güçlüydü. İri ve güçlü yaratıklar ve İnsansı şeytanlar olan Balrogların, akan ateşten yeleleri ve alev kusan burunları vardı. Kara gölgelerden bulutlar içinde hareket ediyormuş gibi görünürler ve kol ile bacakları yılan gibi kıvrılabilirdi. Balrogların en önemli silahı, çok dilli ateş kırbacı idi; ayrıca bir ağ, bir balta ve bir de alevli kılıç taşımalarında rağmen, düşmanlarını en çok korkutan bu ateş kırbacıydı. Bu silah o kadar korkutucuydu ki, Büyük Örümcek Ungoliant'ın Valar tarafından bile yok edilemeyen büyük kötülüğü, ateşli kırbaç darbeleri ile Melkor'un ülkesinden sürülebilmişti. Balrog ırkının en ünlü üyesi Balrogların Efendisi ve Angband'ın Yüksek Komutanı Gothmog'dur. Beleriand Savaşlarında üç Yüksek Elf Lordu, kırbacı ve kara baltası önünde yenik düşerek ölmüştür. Melkor'un güçlendiği her dönemde ve her savaşında Balroglar, en önde savaşan kahramanları olmuşlar ve bu nedenle, Öfke Savaşının sonundaki soykırımı Melkor'un hükümdarlığını sonsuza dek bitirdiğinde, Balrogları da ırk olarak neredeyse tamamen yok etmiştir.

    Söylendiğine göre Balroglardan bir kısmı son savaştan kaçarak, kendilerini dağların köklerinde derine gömdü fakat binlerce yıl sonra bu kötü yaratıklar hakkında hiç bir şey duyulmaz hale geldiğinde pek çok kişi bu şeytansı varlıkların sonsuz dek Yeryüzünden ayrıldığına inandı. Fakat Güneşin Üçüncü Çağında Moria'da çok derinlere inen Cüceler yanlışlıkla gömülmüş şeytansı bir varlığı serbest bıraktılar. Bir kere serbest kalan Balrog, iki Cüce kralını öldürdü ve Orkları ve Trolleri kendisine yardım etmeleri için bir araya getirerek, Cüceleri sonsuza dek Moria'dan kovdu. İki yüzyıl boyunca tartışmasız biçimde hükümranlığını koruyan Balrog sonunda, Khazad-dûm Köprüsünde yapılan savaşın ardından Büyücü Gandalf tarafından Zirakzigil'in zirvesinden aşağı atılarak yok edildi.




    Vücutları insana benzer fakat alevler ve gölgeler içindedir. Görünüşleri ve zalimlikleriyle dehşet saçarlar. Birinci Çağ'ın sonunu getiren Öfke Savaşı'nda Morgoth (Melkor) mutlak bir yenilgiye uğradı ve emrindeki balrogların ve ejderhaların çok büyük kısmı katledildi.

    Balroglardan geriye kaldığı bilinen tek fert, Dumanlı Dağlar'ın derinliklerinde kapalı kalmıştı. Khazad-dûm Cüceleri, VI. Durin zamanında mithril madenini daha derinlerden çıkarma arzusuyla dağı oyarken, en sonunda kendileri tarafından yapılmamış çok eski bir dönemden kalma bir mahzene ulaştılar. Mahzende binyıllardır saklanan balrog uyandı ve VI. Durin'i öldürdü. O tarihten sonra Durin'in Felaketi olarak anılan balrog, Khazad-dûm krallığındaki bütün cüceleri ya katletti ya da kaçmak zorunda bıraktı. Balin komutasındaki bir cüce birliği yıllar sonra Khazad-dûm'a geri dönüp Balrog'la mücadele ettiler ancak Durin'in Felaketi ve mağara-şehirde yaşayan orklarla troller bu cüce birliğini de katletti. Üçüncü Çağ'ın sonunu getirecek olan Yüzük Savaşı döneminde Gandalf önderliğindeki Yüzük Kardeşliği kafilesi Moria'dan geçerken Gandalf, burada Balrog'la karşılaştı. Gandalf, Durin'in Felaketi'ni öldürdü ve Durin'in Felaketi de Gandalf'a yaptığı ölümcül darbelerle Gandalf'ı bîtab düşürdü, Gandalf da öldü. Gandalf'ın rûhu, Eru Ilúvatar tarafından -görevini tamamlaması amacıyla- bedenine geri döndürüldü. Gandalf, balrog öldürebilmiş üç kişiden biri olarak Orta Dünya tarihinde özel bir yer edindi.(diğerleri de elf beyi ecthellion ve glorfindel'dir.)

    Orklar
    Orta Dünya'nın kötü ırkı. İlk Çağ'ın başlarından Melkor tarafından Cuiviénen civarında yakaladığı elflerin kötülükle beslenmesiyle yaratıldılar. Kendi başlarına üreyen bir ırk oldukları için Melkor'un Zincirlenişi döneminde çoğaldılar; Melkor'un Orta Dünya'ya dönüşüyle Beleriand'da elflerle savaşıp çevreye zarar vermeye başlayarak Morgoth'un en kalabalık hizmetkâr grubunu oluşturacaklardı. Morgoth'un Arda'dan sürülmesinden sonra Puslu Dağlar'da ve çeşitli mağaralarda yaşadılar. 2. ve 3. Çağlar'da, Sauron'un hizmetkârlarıdır. Özgür Halklar'la savaşmayı sürdüren orklar, elf ırkından üretildikleri için güçlü savaşçılardı, doğalarında ölüm yoktu. Kabileler arasında değişiklik gösterseler de genellikle bodur, çarpık bacaklı, uzun kollu, karanlık yüzlü ve uzun pençeliydiler. Ork ırkının çoğu, Uruk-hai dışında, güneşi sevmez, güneşte güçleri azalır ve karanlığı tercih ederlerdi. Özellikle Melkor ve Sauron ork birliklerini üstlerinde gün ışığını engelleyen kara bulutlar ile dolaştırırlardı. Uruk-hai ırkını diğer ork türlerinden ayrı tutmak gerekir. Onların derileri siyahtır ve görünüşleri insana benzer. Diğer ork türlerinden daha güçlüdürler. Başlangıçta orklar tarafından köle olarak kullanılmışlardır fakat zamanla yükselmişler ve üstün mevkilere gelmişlerdir. Orklar tünel kazımı ve silah yapımı işlerinde yetenekliydiler; ilaçları acı ama çok etkiliydi. Kirli, kalın giysiler giyer, ağır ayakkabılar kullanır, her türlü güzellikten nefret eder, öldürüp yok etmekten zevk alırlardı. Yay, kargı, sivri ve uzun kılıçlar dahil olmak üzere pek çok silah kullanırlar ama genellikle pala benzeri kılıçları tercih ederlerdi. Warg adı verilen kurtlara binerlerdi. Kan ve çiğ etten hoşlandıkları için diğer yiyeceklerin yanında insanları, elfleri, midillileri ve hatta kendi türlerini bile yerlerdi. Bir çok farklı ork soyu vardır; aralarında işbirliği olmasına rağmen birbirlerinden nefret ederlerdi. Tıpkı efendilerinden hem nefret edip hem de ona tapmaları gibi. Bununla beraber gruplar arasında örgütlenme vardı; Puslu Dağlar Orklarının başkenti Gundabad Dağı'ydı. Orkların soy yapısı ya da dişi orklar hakkında fazla bilgi yoktur. Aralarında iletişim kurmak için kaba bir dil yaratmış, Kara Lisan'ı ve Ortak Lisan'ın bozulmuş bir biçimini kullanmışlardı. Yazabilen orklar Cirith'in bir biçimini kullandı. Orklar son olarak Yüzük Savaşı'nda Aragorn yönetimindeki birliklere karşı yenilgiye uğramış ve Sauron ile birlikte büyük bölümü yok olmuştur. Kalanların ise doğuya kaçtıkları düşünülmektedir.
    Urruk hailer
    Tolkien Evreninde hayali ırka verilen isim.

    Melkor'un Valar tarafından boşluğa hapsedilmesinden sonra kötülüğün simgesi olan Sauron'un yarattığı en etkili yaratıklardan biri de Uruk-Hai'lerdir. Orta Dünya Uruk-Hai adlı ork türü ile ilk kez Güneşin Üçüncü Çağı'nın 2475. yılında karşılaştı. Bu ork türü bir insan kadar uzun boyluydu. Kara derili ve kara kanlıydı. Ve en önemli özellikleri ışıktan korkmamaları ve gün ışığında da en az gece oldukları kadar tehlikeli olmalarıydı. Diğer ork türlerine göre oldukça güçlü ve dayanıklıydılar. Bu nedenle Saruman'ın savaşlarda en güvendiği güçlerden biri haline geldiler.

    Üzerlerinde genellikle kara zırhlar olurdu ve uzun kılıçlar kullanırlardı. Bu özellikleri ile kısa zamanda diğer orklar arasında komutan konumuna geldiler ve kendilerinden zayıf ork türlerinden bile daha acımasız ve daha kötü yaratılışlıydılar.

    Cüce ırkından olan Gimli, Miğferdibi Muharebesinden önce Rohan kralı Theoden'e Uruk-Hailer hakkında şunları söylemiştir: "Bunlar kafasız orkların kuru gürültüsü değil, bunlar uruk-hai zırhları kalın kalkanları ise geniştir."

    Uruk-Hai'nin ilk kullanıldığı savaşta, Gondor insanları büyük bir yenilgiye uğradılar ve Gondor'un başkenti olan Osgiliath'ın taştan köprüsü yıkıldı. Bu olay Osgiliath'ın düşüşünün başlangıcı oldu.

    Üçüncü çağda ortaya çıkan Uruk-Hai'ler sadece Sauron'un kırmızı gözünün bulunduğu sancağın emrinde değillerdi. Aynı zamanda kendini Beyaz El ile simgeleyen Saruman'ın da emrinde savaştılar. Yüzük Savaşı'ndaki her savaşta Uruk-Hai'ler ön saflarda savaştılar. Fakat Sauron'un yokedilişi ile birlikte sayıları gün geçtikçe azaldı ve Orta Dünya'da kitleler halinde bir daha görülmediler.Uruk Hai Ler Isen gardın Savaşçıları dır


    Troller
    Troll, Sindarin dilindeki Torog'un karşılığı olarak kullanılmıştır. Başlangıçlarında, ta Eski Günler'in alacakaranlığında, kalın kafalı ve aptal yaradılışlı olan bu yaratıkların, hayvanlardan farklı bir dilleri yoktu. Fakat Sauron onları kullanmış, öğrenebilecekleri kadarını öğretmiş, zekâlarını kötülükle bilemişti. O yüzden troller hâkim olabildikleri kadarıyla dillerini orklardan öğrenmişlerdi; Batı Toprakları'nda Taş Trolleri Ortak Lisan'ın bozulmuş bir şeklini kullanıyorlardı.

    Fakat Üçüncü Çağ'ın sonunda güney Kuyutorman'da ve Mordor'un dağ sınırlarında daha önce hiç rastlanmamış bir trol ırkı görülmeye başladı. Kara Lisan'da bunlara Olog-hai deniyordu. Bunları, hangi soydan olduğunu bilmeseler de, Sauron'un üretmiş olduğuna kimsenin kuşkusu yoktu. Kimisi bunların trol değil de dev orklar olduğunu kabul ediyordu; fakat Olog-hai hem bedensel açıdan, hem de zihinsel açıdan, irilik ve güç açısından çok daha ileri oldukları en iri ork cinsinden bile çok farklıydı. Troldüler trol olmasına ama efendilerinin kötü niyetiyle doluydular: Güçlü, çevik, hiddetli, zeki olmakla birlikte bir taştan bile daha sert korkunç bir soy. Alacakaranlık'ın eski ırkının aksine, Sauron'un iradesi kendilerine yöneltilmiş olduğu sürece Güneş'e dayanabiliyorlardı. Çok az konuşuyorlardı; bildikleri tek dil Barad-dûr'un Kara Lisanı i


    Hobbitler
    Güneş Arien'in ışığı Dünyayı aydınlattığında, Doğuda Hobbitler olarak bilinen bir Yarım-insanlar (Halfling) halkı ortaya çıktı. Bunlar, çukurlar kazan ve deliklerde yaşayan bir halktı; İnsanlarla akraba oldukları iddia edilmekle birlikte, Cücelerden bile küçüklerdi ve ömürleri de bir yüzyıl kadardı.

    Üçüncü Çağın 1050. yılından önce Hobbitlerle ilgili hiç bir şey bilinmemektedir; bu dönemde Anduin'in Sisli Dağlar ile Yeşil Orman arasında kalan Kuzey Vadilerinde Kuzey İnsanları ile birlikte yaşadıkları söylenmektedir. Aynı yüzyıl içerisinde Yeşil Orman'a kötü bir güç girmiş ve adının kısa bir süre sonra Karanlık Orman olarak değiştirilmesine neden olmuştur. Büyük ihtimalle Hobbitlerin bu Vadileri terk etmesine neden olan da aynı olaydır. Çünkü bunu izleyen yüzyıllarda Hobbitler batıya doğru göç etmişler, Sisli Dağları geçerek Eriador'a gelmişler ve bu açık ve verimli topraklarda Elfler ve İnsanlar ile birlikte yaşamaya başlamışlardır.

    Tüm Hobbitlerin bazı ortak özellikleri bulunuyordu. Hepsinin boyu altmış ile doksan santim arasındaydı; uzun parmakları, iyi beslenmiş ve neşeli bir görünüşleri, kıvırcık kahve renkli saçları ve kendilerine özgü, ayakkabısız, iri ayakları vardı. Beklentisiz ve tutucu bir halk olan Hobbitlerin taşkınlıkları, canlı renkli giyisiler ile günde altı öğün ana yemek yemeleri ile sınırlıydı. Tek gariplikleri, Dünya kültürüne en önemli katkıları olduğunu iddia ettikleri Pipo Otu içmeleriydi.

    Söylendiğine göre Hobbitlerin üç soyu vardır. Bunlar Harfootlar, Fallohidelar ve Stoorlar'dır. En kalabalık Hobbit soyu olan Harfootlar, aynı zamanda en ufak tefekleriydi. Fındık kahvesi bir cilde ve saça sahiplerdi. Tepelik yerlerden hoşlanırlardı ve Sisli Dağları geçerek Eriador'a ilk gelen Hobbit halkı da onlar oldu.

    Neredeyse tam bir yüzyıl sonra, Üçüncü Çağın 1150. yılında, Fallohidelar da ırkdaşları Harfootları izlediler. Rivendell'in kuzeyindeki geçitleri kullanarak Eriador'a geldiler. Fallohidelar, Hobbit soyları içinde en az sayıda olanıydı. Daha uzun boylu, ince ve ırkdaşlarına göre daha maceracı oldukları düşünülürdü.

    Stoorlar, Eriador'a en son ulaşan Hobbit soyu oldu. Irkın en İnsansı soyu olan Stoorlar, diğerlerine göre daha iri yarı idi ve tüm ırkdaşlarını hayrete düşüren yanları bazılarının sakal bırakabilmesiydi. Düz nehir boylarında yaşıyor ve tekne kullanmayı, balıkçılığı ve yüzmeyi biliyorlardı. Söylentiye göre Stoorlar, batıya doğru göçlerine 1300 yılından sonra başladılar ve Kızıl Boynuz (Redorn) Geçitini kullandılar; fakat on iki yüzyıl sonra bile hala Gladden Düzlükleri gibi yerlerde yerleşimleri vardı.

    Eriador Hobbitlerinin çoğu, Bree kasabası yakınlarındaki İnsan ülkelerine yerleşti. 1601 yılında, Bree Hobbitlerinin büyük çoğunluğu yeniden yola çıkarak, Kanyakşarabı (Brandywine) Nehrinin ardındaki verimli topraklara doğru gittiler. Burada, daha sonra Hobbitlerin anayurdu olarak kabul edilecek olan Shire'ı kurdular. Hobbitlerin tarihi zaman kavramı da bu olay ile başlar.

    Doğaları gereği Hobbitler barış-sever mizaçlı idi ve 2747 yılına dek Shire'da tek bir silahlı mücadele bile meydana gelmedi. Ufak bir Orc saldırısı olan bu olay, Hobbitler tarafından yüceltilerek Yeşil Tarlalar Savaşı olarak adlandırılmıştır. Meydana gelen çok daha ciddi bir olay, Uzun 2758 Kışı ile bunu izleyen iki yıllık açlıktır. Fakat, Orta Dünyanın diğer halkları ile karşılaştırıldığında Hobbitler, uzun bir süre barış içinde yaşamışlardır. Diğer ırklar onları gördüklerinde değer vermemişler ve bunun sonucu olarak Hobbitler de diğerlerinin büyük zenginlikleri veya güçleri için hiç bir hırs duymamışlardır. Küçük kasaba ve yerleşimleri Shire toprakları boyunca yayılmıştır. Bunların arasında Hobbiton, Tuckborough, Michel Delving, Oatbarton, Frogmorton ve daha başka düzinelercesi sayılabilir; diğer yandan Hobbitler kendilerine göre bir refah düzeyine ulaşmışlardır.

    Ünlü Hobbitler düşünülecek olursa, bu konuda Güneşin Üçüncü Çağının on üçüncü yüzyılına dek söylenebilecek pek bir şey yoktur çünkü bu tarihten önce Dünya bu ırk hakkında hiç bir şey bilmemekteydi. Fakat elbette, Hobbitlerin ün konusundaki fikri farklıydı. Shire geleneği uyarınca ilk olarak adı anılan Hobbitler, onları Bree'den çıkararak Shire'a getiren Fallohide kardeşler Marcho ve Blanco'dur. Bu topraklar, Arnor'un Dúnedain'i tarafından Hobbitlere bırakılmış ve karşılığında Hobbitler Arnor kralına vergi ödemişlerdir. 1979 yılında son Arnor kralı kuzeyde ortadan kaybolduğunda, Shire'da bir Şeriflik (Thain) düzeni kurulmuştur. İlk Şerif, Marish'li Bucca olumuş ve daha sonraki Şerifler de onun soyundan gelmiştir.

    Dev bir Hobbit olan Bandobras Took, yüz iki buçuk santim boyunda idi ve bir ata binerek Yeşil Tarlalar Savaşında Orclara karşı halkına cesurca önderlik etti. Bir sopa ile Orcların şefi Golfimbul'u öldürdüğü iddia edilir. İriliği ve yaptıkları nedeni ile Boğa Gibi Gürleyen Took adıyla anılır. Küçük bir ülke olan Shire'da yaptıkları ile dikkat çeken başka bir Hobbit olan ve Shire'ın yirmi ikinci Şerifi olarak II. Isengrim adıyla anılan Isengrim Took, Michel Delving'in Büyük Smiallerinin mimarı ve Bandobras Took'un büyük babasıdır.

    Fakat Hobbitler arasında tipik olarak Yüzük Savaşı öncesinde en fazla onurlandırılan kahraman, Longbottom'lı Tobold Hornblower adlı alçakgönüllü bir çifçidir; bu Hobbit ilk defa yirmi yedinci yüzyılda diğer adı Pipo Otu olan Galenas bitkisini yetiştirmiştir.

    Dünyaca meşhur olan ilk Hobbit Hobbiton'lu Bilbo Baggins'dir. Bilbo, Büyücü Gandalf ile Cüce Kralı Meşekalkanı Thorin tarafından Erebor macerasının baş rolünü oynamaya ikna edilmiştir. Bu macera, içerisinde Trollerin, Orcların, Kurtların, Örümceklerin ve bir de Ejderhanın öldürüldüğü, yine Bilbo'nun kendisi tarafından yazılan ve "Gittim ve Geri Döndüm" adını taşıyan hatıralarında anlatılır.

    Yine bu maceranın bir bölümünde, Bilbo Baggins'in nasıl büyülü bir yüzüğü ele geçirdiğini anlatılır; o dönemde pek de önemli görünmemekle birlikte, bu olay Orta Dünyada yaşayanların tümünü büyük bir tehlike ile karşı karşıya bırakmıştır. Zaman içinde Tek Yüzüğün niteliği anlaşılmış ve Yüzük Bilbo'nun varisi Frodo Baggins'in eline geçmiştir. 3018 yılında Büyücü Gandalf Frodo'ya gelerek, onun Yüzük Arayışına başlamasını sağlamıştır. Arayış başarılı olduğu takdirde, Tek Yüzük yokedilecek ve Dünya Sauron'un hükümdarlığından kurtulacaktır. Yüzük Kardeşliği oluşturulmuş ve Arayışta Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins'e eşlik etmek üzere sekiz kişi daha seçilmiştir. Frodo'nun uşağı Samwise Gamgee de bunlardan birisi olmuştur. Basit ve sadık bir ruha sahip olan Samwise, hem efendisinin hayatını hem de Arayışın geleceğini birden fazla kez kurtarmıştır. Shire Şerif varisi Peregrin Took ile Buckland'in efendisi Meriadoc Brandybuck da, Kardeşlikte yeralan diğer Hobbitler olmuştur.

    Gerçekten kötülüğe yönelen ilk Hobbit kuşkusuz Sméagol Gollum'dur. Stoor Hobbitlerinden biri olan Gollum, kayıp Yüzüğün bulunduğu Gladden Düzlüklerinin yakınında yaşamaktaydı. Yüzüğün gücü ile hayat süresi uzadı fakat görüntüsü hayaletimsi bir hal aldı ve Yüzüğün karanlık etkisi onu ışıktan korkar hale getirdi. Gollum, Hobbit Bilbo Baggins mağarasına gelerek Tek Yüzüğü elinden alana dek, Sisli Dağların altındaki mağaralarda hemen hemen beş yüz yıl boyunca saklandı. Yüzük Bilbo'dan Frodo Baggins'e geçti fakat Yüzüğün arayan ellerinden alındığı seksen yıl boyunca Gollum onu aramaktan hiç vazgeçmedi.

    İstariler
    Istari (Istarlar, Büyücüler), J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir özellikli bir grup Maiar.

    Üçüncü Çağ 1050 civarında, Gri Limanlar'a, bir elf gemisi içinde, beş görevlendirilmiş Maia geldi. Gri Limanlar'da gemi yapımcısı Círdan tarafından karşılanan bu beş Maia daha sonraları elfler tarafından Istari olarak, insanlar tarafından ise Büyücüler olarak adlandırıldılar.

    Büyücüler Orta Dünya'ya geldiklerinde yaşlı görünüyorlardı, güçlerinden arınmış "Yaşlı Adamlar" kılığındaydılar . Valar onların, Orta Dünya halklarını ikna ve teşvik yolu ile yönlendirmelerini, zor kullanmamalarını istemişti. Diğer Maiar oldukları ölümsüzdüler. İnsan formunda oldukları sürece tüm zevk, acı ve korkuları hissedebiliyorlardı. Bu şekilde iken, yaşlanarak ölmekten muaf olmalarına rağmen, fiziki formları yok edilebiliyordu. İnsan formuna bürünmüş bu beş Maianın Orta Dünya'ya gelme amaçları Sauron'un büyüyen kötülüğüne karşı tüm Orta Dünya'yı haberdar etmek ve onları örgütlemekti.







    Paylaş
    Mesaj memo343 tarafından (06-08-2009 Saat 14:19 ) değiştirilmiştir.



  2. #2
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 2.653
    Tecrübe Puanı 793
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Teşekkurler ama ben cüceler orklar ve elfler hakkinda açmıştım.






    Paylaş
    :gomugomuno:

  3. #3
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jun 2009
    Mesajlar : 2.322
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    tesekkurler..






    Paylaş
    ''Forth Eorlingas''
    ''Now is the hour.Riders of Rohan oaths you have taken!Now fulfill them all!To lord and land!''

    Cpt.Price
    ''Soap''Mac.Tavish
    :LOTR FAN:
    :mw2:
    :str:
    :ilotr:
    :LOTR FAN:

    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT
    İnternete Sansür Değil,Sürat Gerek !
    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT


  4. #4
    memo343
    Yedek Oyuncu

    Standart



    biliorum tüm konular açıldı ben sadece topluorum konular






    Paylaş

  5. #5
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jun 2009
    Mesajlar : 2.322
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    memet yazılarını kalınlastırsana!!!baskalarına diosun ama:):)D






    Paylaş
    ''Forth Eorlingas''
    ''Now is the hour.Riders of Rohan oaths you have taken!Now fulfill them all!To lord and land!''

    Cpt.Price
    ''Soap''Mac.Tavish
    :LOTR FAN:
    :mw2:
    :str:
    :ilotr:
    :LOTR FAN:

    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT
    İnternete Sansür Değil,Sürat Gerek !
    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT


  6. #6
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    çok gusel paylasım saten balroglarıda bn arastrıdım ama toplu hale gelmişi bu






    Paylaş
    South of Heaven

  7. #7
    memo343
    Yedek Oyuncu

    Standart



    dahada gelicek ama tabi patrn başımda






    Paylaş

  8. #8
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    işte çalısıyorsun demek vay be






    Paylaş
    South of Heaven

  9. #9
    memo343
    Yedek Oyuncu

    Standart



    boş kalınca konu açıom zaten oyun fln yoq bnde böyle yararlı oluom foruma






    Paylaş

  10. #10
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    tamam zaman zaman bole konular paylas iyi oaylasım






    Paylaş
    South of Heaven

  11. #11
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jun 2009
    Mesajlar : 2.322
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    daha bir suru ırk war..koca oglanlar troller...






    Paylaş
    ''Forth Eorlingas''
    ''Now is the hour.Riders of Rohan oaths you have taken!Now fulfill them all!To lord and land!''

    Cpt.Price
    ''Soap''Mac.Tavish
    :LOTR FAN:
    :mw2:
    :str:
    :ilotr:
    :LOTR FAN:

    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT
    İnternete Sansür Değil,Sürat Gerek !
    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT


  12. #12
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    troller aslında sade trol ne atak trol die bişi var nde davul trolu sadece bi mağara trolune zırh ve doven veriliyor o kadar






    Paylaş
    South of Heaven

  13. #13
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jun 2009
    Mesajlar : 2.322
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    onlar da ırk işte






    Paylaş
    ''Forth Eorlingas''
    ''Now is the hour.Riders of Rohan oaths you have taken!Now fulfill them all!To lord and land!''

    Cpt.Price
    ''Soap''Mac.Tavish
    :LOTR FAN:
    :mw2:
    :str:
    :ilotr:
    :LOTR FAN:

    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT
    İnternete Sansür Değil,Sürat Gerek !
    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT


  14. #14
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 2.653
    Tecrübe Puanı 793
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Ole ırk olmazki . Hepsi aynı . Davulcular davul alio . Atack troll silah ve zirh. Taş atanda itemsiz






    Paylaş
    :gomugomuno:

  15. #15
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Alıntı SpearWolf Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ole ırk olmazki . Hepsi aynı . Davulcular davul alio . Atack troll silah ve zirh. Taş atanda itemsiz
    bnde onu soylemek istiyorum saten
    sadece okcusu kılıçlısı gibi ayırmıslar trolleri






    Paylaş
    South of Heaven

  16. #16
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 2.653
    Tecrübe Puanı 793
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Ona bakarsan okcu insanlar kilicli insanlar atli insanlarda yeni bir ırk olurdu :)






    Paylaş
    :gomugomuno:

  17. #17
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Bn Sadece Bolum Olarak Ayrımslar Diorum






    Paylaş
    South of Heaven

  18. #18
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jun 2009
    Mesajlar : 2.322
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    yaw saçmalamayın troller de bir ırk tır siz costurdunuz dediğimi trollerin hepsi sanki savasıomuz gibi demişiniz..






    Paylaş
    ''Forth Eorlingas''
    ''Now is the hour.Riders of Rohan oaths you have taken!Now fulfill them all!To lord and land!''

    Cpt.Price
    ''Soap''Mac.Tavish
    :LOTR FAN:
    :mw2:
    :str:
    :ilotr:
    :LOTR FAN:

    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT
    İnternete Sansür Değil,Sürat Gerek !
    SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT SANSÜRAT


  19. #19
    Oyuncu

    Üyelik tarihi : Aug 2009
    Mesajlar : 108
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    Güzel olmuş eline sağlık.Entler akar






    Paylaş

  20. #20
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 2.653
    Tecrübe Puanı 793
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Ya wntd sende bilioyorsun . Sadece goblinlerdeki buyukdev troll ve kucuk mizrakcilar farklı gibi ama aynı ırk hepsi . Trollerin hepsi aynı ırk






    Paylaş
    :gomugomuno:

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793