Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Orta Dünya Üzerinde Bulunan Kuleler ve Kaleler

  1. #1
    memo343
    Yedek Oyuncu

    Standart Orta Dünya Üzerinde Bulunan Kuleler ve Kaleler



    RESİMLER AKŞAM EKLENECEKTİR!!
    Kara Kule (Barad-dûr)

    Sauron’un Mordor’daki kalesi. Kara Kule, Mordor’un kuzey sınırını oluşturan Ered Lithui (Kül Dağları)’nın güneye doğru oluşturduğu uzun mahmuzun sonunda yer alır. Kule Gorgoroth Yaylasi’na tepeden bakar ve hakim bir durumdadır. Kara Kule’den çıkan bir yol sizleri yaklaşık 100 mil ötedeki Kara Kapı’lara götürür. Kıyamet Dağı (Orodruin) Kara Kule’nin tam olarak 30 mil kadar batısında bulunur. Sauron Yolu Kara Kule’nin batı kapısından başlar ve dibi olmayan derin bir çukuru demir bir köprü ile geçtikten sonra Gorgoroth Yaylasını aşar ardından Kıyamet Dağının doğusundan dönerek ilerler.

    Kara Kule oldukça geniş bir istihkam ve ölçülemeyecek kadar kuvvetli bir yapıdır. Kule demir ve çoğunlukla sert kayalardan, kapıları ise çelikten yapılmıştı. Kule siyahtır ve etrafı Sauron tarafından sıkı bir şekilde gölgelerle çevrilmiştir. Kule beraberindeki bir çok duvar, mazgallı siperler ve kulelerle çok uzun bir yapıdır. En yüksek kule demir bir taç ile süslenmiş olan ve içerisinde Sauron’un Göz’ünün baktığı bir pencere olan kuledir. Bu kulenin içerisinde çok büyük avlular, silah depoları ve penceresiz zindanlar vardır; ve kulenin altında ise derin çukurlar ve maden ocakları vardır.



    Sauron kuleyi İkinci Çağın 1000’li yıllarında Mordor’u kendi ülkesi olarak seçtikten sonra inşa ettirmeye başladı. Kule yaklaşık olarak İkinci Çağ 1600 yıllarında tamamlandı. Sauron kulenin yapıldığı aynı zamanlarda Tek Yüzük’ü de yapmaya başlamıştı, böylece kulenin gücü yüzüğün gücü ile arttı.

    Sauron İkinci Çağ 3262’da Numenor Krallarından Ar-Pharazon ile karşılaştığı tarihe kadar, ülkesini bu kuleden yönetti, gücünü burada büyüttü. Ar-Pharazon’un büyük gücünü gördüğünde karanlık kulesinden çıktı ve kendisinin Numenor’a götürülmesine izin verdi. Numenor’da Sauron, Ar-Pharazon’u Ölümsüz Topraklara yelken açmaya ve Valar’ı saf dışı bırakmaya ikna etti ki bu durum İkinci Çağ 3319 yılında Numenor’un çöküşünü de beraberinde getirdi.

    Sauron’un fiziki bedeni Numenor’un yıkımı sırasında yok oldu, fakat ruhu bu yıkımdan kurtularak İkinci Çağ 3320’de Kara Kule’ye geri döndü. Burada Tek Yüzük’ü tekrar taktı ve yeni bir form’a kavuştu. Elfler ve İnsanlardan oluşan Son İttifak Sauron ile savaşmak üzere ilerlediler ve Sauron’un ordusu ile İkinci Çağ 3434’de Kara Kapıların önünde uzanan Dagorlad’da karşılaştılar. Son İttifak’ın ordusu burada galip geldikten sonra Mordor’a girdiler ve yedi yıl süren bir kuşatmaya başladılar.

    Sonunda Sauron 3441 (II.Ç) yılında kulesinden çıkarak Elendil ve Gil-galad ile savaştı. Üçü de bu ölümcül karşılaşmada düştüler ve Isildur Tek Yüzük’ü Sauron’un parmağından aldı, kendisi için sakladı. Kara Kule yok edilmişti fakat onun yüzüğün gücü ile ayakta duran kökleri, yüzük yok edilmedikçe yaşayacaktı.

    Sauron yaklaşık olarak 1050 (III. Ç)’li yıllarda Orta Dünya’ya geri döndü ve kendisine Kuyutorman’daki Dol Guldur’da yeni bir kale inşa etti. Üçüncü Çağ 2941 yılında Ak Divan buraya saldırarak kaleyi yok etti. Bunun bir yıl ardından Sauron gizlice Mordor’a döndü. 2951 yılında kendisini tekrar açıkça gösterdi ve Kara Kule’yi tekrar inşa ettirmeye başladı. Sauron “palantir” denilen taşlardan birisine sahipti; bu taşları kendisi için Nazgul’ler Minas Ithil‘den almışlardı.

    Gollum Mordor’un civarında yakalandığında yıllar 3017’yi gösteriyordu. Onu yakalayanlar tarafından Kara Kule’ye götürüldü. Burada yüzük hakkında bildiklerini öğrenmek amacıyla ona işkence yapılarak sorguya çekildi. Kara Kule’ye bir kez canlı olarak birisi getirildiği zaman oradan canlı olarak çıkamazdı, fakat Sauron Gollum’u kendisini yüzük taşıyıcısına götürebileceğini umarak serbest bıraktı.

    Frodo Baggins Kara Kule’yi ilk olarak Amon Hen’de ki Görüş Koltuğu’ndan yüzüğü takmış olduğu sırada görmüştü. O anda Sauron’un görkemli ve kudretli kulesini gördüğünde içerisindeki bütün ümit ondan gitmişti. Bu sırada Sauron’un onu bu kuleden aradığını hissetmişti ve o anda yüzüğü çıkarması gerektiğini fark etmişti.

    Bu arada Grishnakh adlı bir ork da Anduin Nehri boyunca yüzük taşıyıcısını aramak amacıyla Kara Kule’den yollanmıştı. Yine Kara Kule’den bir ork olan Shagrat ise Frodo’nun Mithril zırhını 17 Mart 3019’da Cirith Ungol kulesinden Kara Kule’ye getirecekti. 25 Mart’ta ise bu zırh kendini “Sauron’un Ağzı” olarak tanıtan ve Barad-dur kulesinin bir subayı olan kişi tarafından Batı’nın ordularına gösterilecekti.

    Bu olayların olduğu gün ise, Frodo Kıyamet Dağı üzerinde durduğu sırada Kara Kule’yi bir kez daha görecekti. Kulenin etrafındaki gölgeler bir tarafa toplanmıştı, kulenin diğer tarafındaki demir zirve görünüyordu ve Frodo oradaki bir pencerede Sauron’un Gözü’nü gördü. Sauron’un bütün dikkati Kara Kapılar önündeki Morannon Savaşı’na yönelmişti. Frodo yüzüğü taktığı sırada Sauron onun farkına vardı ve Kara Kule köklerinden zirvesine kadar bir titreme ile sarsıldı. Fakat artık çok geçti, yüzük yok edilmişti ve Sam Kara Kulenin yıkılarak bir harabeye dönüştüğünü görebiliyordu.

    Kara Kule’nin Diğer İsimleri:
    Sindarin Elfçesinde Barad-dur olarak adlandırılan kule Kara Lisan’da Lugburz olarak bilinir.

    İsminin Etimolojik Kökeni:
    Barad-dûr “Kara Kule” anlamındadır. Kök olarak Barad “kule” ve dûr “kara” kelimelerinden türemiştir. Aynı şekilde Kara Lisan’da da Lugbùrz “Kara Kule” anlamındadır. Lug kelimesi “kule”, bùrz ise “kara” anlamındadır.



    Dol-Guldur

    Sauron’un Kuyutorman’da bulunan sığınağı ve bir tepe. Dol Guldur tepesi aslında olarak Amon Lanc “Çıplak Tepe” olarak adlandırılırdı, çünkü bu tepe Kuyutorman içerisinden taştan bir doruk gibi yükselmektedir. Amon Lanc, Kuyutorman’ın, Anduin Nehri’nin Lothlorien ormanına yaklaştığı kısmın hemen batı kıyısında ki bölgesinde bulunur. Dol Guldur Kuyutorman’ın Güney Doğu bölgesinin en yüksek noktasıdır. Orman bölgesinin Kral’ı Oropher ve halkının yurdu olan Dol Guldur daha sonraları terkedilmiştir ve halk kuzeye göç etmiştir.

    Üçüncü Çağ 1050 yıllarında, Sauron Son İttifak Savaşından sonra gücünü yeniden toparlamaya başlamıştır. Amon Lanc’a gelen Sauron buradaki tepe üzerinde büyük bir kule ve kale inşa etmeye başlamıştır. Tepe ve buradaki kule bundan sonra Dol Guldur “Kara Büyü Tepesi” olarak yeniden isimlendirilmiştir. Bu zaman süresince ormanın üzerine bir gölge çökmüş ve burasıda Kuyutorman olarak adlandırılmaya başlamıştır. Dol Guldur etrafında bulunan karanlık ağırdı ve Büyük Örümcekler buraya gelerek tepenin etrafına yerleşmişlerdi.

    Dol Guldur’a yerleşen kötü güç Necromancer olarak biliniyordu. Bu gücün Sauron’un kendisimi yoksa Nazgul’lerden birisimi olduğu bilinmez. Fakat bu güç burada kuvvetlendi, Gandalf durumdan şüphelenerek araştırma yapmak için 2063 yılında Dol Guldur’a geldi. Sauron kaçtı ve bir süre saklandı. Bu gözetleme sırasındaki barış Sauron’un Dol Guldur’a döndüğü tarih olan 2460 yılına kadar sürebildi.

    2845 yılında Thrain tutsak alınarak Dol Guldur zindanlarına atıldı. Thrain yedi yüzüğün taşıyıcısı olan cücelerin sonuncusuydu, ve Sauron bu karşılaşmada yüzüğü Thrain’den aldı. Gandalf 2850 yılında kılık değiştirerek Dol Guldur’a bir kez daha geldi ve Thrain’i ölüm döşeğindeyken buldu. Thrain ölmeden önce Gandalf’a Yalnız Dağdaki oğlu Thorin Meşekalkan’a iletmesi için bir harita ve anahtar verdi.

    Gandalf Dol Guldur’un sırlarını inceledi ve etraftaki bu kötü gölgenin sorumlusunun Sauron olduğunu keşfetti. Ak Divan’ın 2851 yılındaki toplantısında Dol Guldur’a saldırılması için öneride bulundu. Fakat Saruman onu Sauron’un Tek Yüzük olmadan asla eski gücüne kavuşamayacağını ve güçsüz bir gölge olarak kalacağını söyleyerek yatıştırdı. Saruman’a göre Tek Yüzük hiçte istenmeyen bir şekilde Anduin’in suları ile denize taşınmıştı. Fakat gerçekte Saruman Tek Yüzüğün Isildur’un öldürüldüğü yerde bulunduğuna inanıyordu.

    Gandalf 2941 yılındaki Ak Divan toplantısında Dol Guldur’a saldırılması gerektiğini tekrar ortaya sürdü. Bu kez Saruman da bu isteği kabul etti. Çünki Sauron’un da yüzüğü aradığını öğrenmişti. Ak Divan bütün gücünü ortaya koydu ve Saruman’ın düşman üzerindeki çalışmaları sonucunda geliştirdiği aletler yardımı ile Sauron’u Dol Guldur’dan sürdü. Fakat Sauron Mordor’da bulunan güçlü kalesinde yani Kara Kule’de karşı saldırı için hazırlanmaya başlamıştı. Sauron Dol Guldur’a Nazgul’lerden Khamul olarak bilinen doğulu bir hizmetkarını göndererek burayı bir ileri karakol olarak yeniden düzenledi. Khamul yanına bir veya iki tane daha Nazgul Efendisi almıştı. Aynı zamanda burada bir de Ork birliği konuşlandırdı.

    Mart 3018 yılında Dol Guldur’u gözleyen Kuyutorman Elflerinden Gollum adında bir yaratığın Thranduil tarafından tutsak alındığı haberi geldi. 20 Haziran’da Dol Guldur’dan bir Ork grubu Gollumu tutsak alan Elflere saldırdı. Gollum Elflerden kaçmıştı, fakat aynı zamanda Orkların da eline geçmemişti.

    Yüzük Savaşları sırasında Dol Guldur’da bulunan kuvvetler üç defa Lothlorien’e saldırıda bulundu. Bunların ilki 11 Mart’ta Elfler ve Galadriel’in gücü sayesinde geri püskürtüldü. Orkların ana saldırı kolu Güney’e yönelerek Rohan Yurdu’na girdi. Burada 12 Mart günü Ağaçsakal ve Entler tarafından bir çoğu öldürüldü sağ kalanlar ise Anduin nehrine doğru sürüldü. 15 Mart’ta Lothlorien’e ikinci saldırı gerçekleşti. Fakat bu saldırı da Orman Elflerinin yardımı ile başarısız oldu. Bu iki atakta Elfler tarafından geri püskürtülmüştü. Son saldırı ise 22 Mart günü yapıldı, fakat bu saldırı da oldukça başarısızdı.

    Sauron’un 25 Mart’ta yok edilmesinden sonra, Celeborn idaresindeki Lothlorien Elf kuvvetleri 28 Mart’ta Anduin Nehrini geçti. Elfler Dol Guldur’u ele geçirdiler ve Galadriel kulenin duvarlarının yok edilmesini sağladı. Böylece karanlık gölge ormandan uzaklaştırılmış oldu.

    Diğer İsimleri:
    Dol Guldur eski adı Amon Lanc

    İsminin Etimolojik Kökenleri:
    Dol Guldur “Kara Büyü Tepesi” anlamına gelir. “Dol” kelimesi “baş, başın üst kısmı” anlamına gelmekle beraber aynı zamanda tepe ve dağların isimlendirilmesinde de kullanılmıştır. “Guldur” kelimesi ise “Kara Büyü” anlamındadır. “Gûl-” hecesi “büyücülük, büyü” anlamına gelip “ngol” veya “nòlë” kökünden gelir ve “uzun çalışma, bilgi” anlamındadır. “Dur” kelimesi ise “kara,karanlık” anlamındadır.
    Amon Lanc “Çıplak Tepe” anlamındadır. Amon “tepe”, lanc ise “çıplak” anlamındadır.



    Durin’in Kulesi

    Dumanlı Dağlar’da, Moria Dağları olarak isimlendirilen kesimde, Zirak-Zigil adı ile bilinen doruğun tepesinde bulunan ve çok eski çağlarda Cüceler tarafından inşa edilmiş bir kuledir. Khazad-dum denilen cüce şehri bu dağların altında uzanır. Kule dağın kayalıkları arasından sanki canlıymışçasına yükselir. Sonsuz Merdivenler adı verilen merdivenler bu dağın köklerinden kulenin tepesine kadar devam eder.

    Üçüncü Çağ’ın sonuna kadar, Durin’in Kulesi kayıp olarak nitelendiriliyordu. Bazı cüceler bu kulenin yok edildiğine inanıyor, kalan kısmı ise bunun sadece bir efsane olduğunu düşünüyordu. Fakat 23 Ocak 3019 yılında, Gandalf ve Balrog Sonsuz Merdivenleri tırmanarak Durin’in Kulesine ulaştılar. 23 Ocak ile 25 Ocak günleri boyunca Zirak-Zigil’in zirvesinde aralarında geçen mücadele sonunda Durin’in Kulesi yok oldu ve kuleye ulaşan merdivenlerin girişi yıkılarak kapandı.



    Elostirion ve Ak Kuleler

    Shire’ın kuzeyinde bulunan Kule Tepelerindeki kuleler. Bu üç kule içerisinde en uzunu olan Elostirion Gil-galad tarafından Elendil için inşa ettirilmişti. Elendil’in sahip olduğu Palantir Elostirion kulesinde tutuluyordu. Bu palantir diğerleri gibi ve denizin batı yakasındaki Eressa’da bulunan Avallone Kulesinde tutulan Ana Taş ile bağlantılı değildi. Elostirion ve Elendil’in Palantir’i uzun zaman boyunca Cirdan ve Gri Limanlarda bulunan Elfler tarafından korundu. 3021 yılında Elrond Orta Dünya’dan ayrıldığı sırada, Cirdan bu taşı onun gemisine yerleştirmiştir.

    Hobbitler arasında bir söylenceye göre, Elostirion kulesinin tepesinde bulunan taşın pırıltısı denizden görülebiliyordu, fakat hiçbir Hobbit’in bu kuleye tırmandığı bilinmemektedir.

    Dördüncü Çağ 34 yılında, Samwise’ın kızı Elanor ve kocası Kule Tepelerinde bulunan Kuledibine taşındılar. Daha sonra buraları onların soyu tarafından “Fairbairns of the Towers” olarak adlandırılacaktır.

    Kulenin İsminin Etimolojik Kökeni:
    Elostirion kelimesi, “yıldız” anlamına gelen “el” kelimesi, “Kale” anlamına gelen “ost” ve “büyük gözcü kulesi” anlamında “tirion” kelimelerinden türemiştir.



    Minas Morgul / Minas Ithil

    Minas Morgul yüzük tayflarının kalesiydi. Mordor’un batı sınırında bulunan Gölgeli Dağlarda ki Morgul Vadisinde bulunuyordu. Minas Morgul etrafı beyaz mermerden levhalardan yapılmış bir surla çevriliydi. Duvarların içerisinde beyaz evler vardı ve bu evlerin ortasında uzun bir kule şeklinde Minas Morgul Kulesi uzanıyordu. Duvarlar ve kule üzerinde bir çok pencereye sahipti ve kulenin tepesi yavaşça ileri ve geri kendi etrafında dönmekteydi.

    Osgiliath’dan gelen Morgul yolu Anduin üzerinden aştıktan sonra Ithilien üzerindenMorgul Vadisine ve Mordor’da bulunan Gölgeli Dağlara ulaşıyordu. Minas Morgul’un kuzeydeki duvarlarında bulunan ana kapının önünde uzanan bir köprü bulunuyordu. Bu köprü insan ve hayvan şeklinde iki tane figürden oluşuyormuş gibi görünüyordu.

    Minas Morgul’un orijinal adı “Ay Kulesi” anlamına gelen Minas Ithil’di. İkinci Çağın 3320 yılında Gondor Krallığı tarafından Mordor’u gözlemek amacı ile inşa edilmişti. Elendil’in oğlu Isildur, Minas Ithil’i kendisine ikametgah olarak seçti, Isildur’un kardeşi Anarion ise Anduin’in diğer yakasında bulunan Minas Anor’a yerleşti. Minas Ithil duvarları ay ışığında gümüş gibi beyaz beyaz ışıldayan güzel bir şehirdi. Isildur burada bulunan evinin bahçesine Numenor’un yıkılışından kurtarmış oldukları Ak Ağaç’ın bir fidesini dikmişti ve aynı zamanda Ithil Taşı olarak da bilinen palantirlerden birisi de bu şehirdeydi.

    Sauron’un Numenor’un yıkımında yok olduğu düşünülüyordu, fakat onun ruhu hayatta kalmıştı ve Gondor’un kurulduğu yıllarda Mordor’a geri dönmüştü. Tek Yüzük ile gizlice eski gücüne ulaşmaya çalışıyordu. İkinci Çağ 3429’da, Sauron Minas Ithil’i ele geçirdi ve duvarlar içerisinde bulunan Ak Ağacı yaktı, fakat Isildur bu yıkımdan kaçarken Ağacın bir fidesini kurtarmayı başardı.

    Sauron’un Son İttifak Savaşında 3441 yılında mağlup edilmesinden sonra Minas Ithil geri alındı. Fakat Üçüncü Çağ 1636 yılında, doğudan büyük bir Salgın geldi ve bir çok Gondor’lunun ölümüne neden oldu. Ardından Mordor’u gözetleme işi gevşemeye başladı ve insanlar Minas Ithil’i terk etmeye başladılar.

    Yüzük Tayfları 1980 yılında Sauron’un geri dönüşüne hazırlanmak maksadıyla Mordor’a geri döndüler. Bu Yüzük Tayları Sauron’un onlara verdiği 9 yüzüğü kabul etmiş ve uzun süre önce ona bağlanmış hizmetkarlardı. Liderleri Angmar’ın Büyücü Kralıydı, Yüzük Tayflarının efendisi. 2000 yılında, Minas Ithil’i kuşattılar ve 2002 yılında buraya ve burada bulunan palantire hakim oldular. Minas Ithil Yüzük Tayflarının kalesi oldu ve Minas Morgul, “Kara Büyücülük Kulesi” adını aldı.Artık Minas Morgul duvarları hasta bir biçimde ışıldayan, korkunun ve dehşetin kol gezdiği bir yer olmuştu.

    Anduin Nehri’nin diğer kıyısında bulunan Minas Anor ise, Minas Tirith “Nöbetçi Kulesi” olarak adlandırılacaktı ve artık Gondor’un insanları Minas Morgul’dan gelecek tehlikeye karşı her zaman tetikte olacaklardı.

    2050 yılında Gondor Kralı Earnur, Angmar’ın Büyücü Kralı ile teke tek dövüşmek amacı ile yanında kendisine eşlik eden birkaç şovalye olduğu halde Minas Morgul’a doğru yola çıktı. Onlardan bir daha asla haber alınamadı. Earnur, Minas Morgul’daki bu karşılaşmadan sağ çıkamayacağına inanıyordu ve yerine geçecek bir çocuğa sahip değildi. İşte kralın bu uzaktalıkta ve bulunmayışı süresince onun yerine ülkeyi yönetecek vekilharç tayin edildi.

    Sauron 2942 yılında gizlilik içerisinde Mordor’a gitti ve 2951 yılında kendisini açık olarak ortaya koydu. Sauron Ithil Taşı ile palantirlerin diğerlerini ellerinde tutan Saruman ve Gondor Vekilharcı Denethor üzerinde hüküm sahibi oldu.

    Yüzük Savaşları sırasında Büyücü Kral ve Yüzük Tayflarının önemli bir kısmı Minas Morgul’a yerleşti. İki veya üç tanesi ise Kuyutorman içerisindeki Dol Guldur’da bulunuyordu. Gorbag’ında içinde bulunduğu sayısız Ork da Minas Morgula yerleşmişti ve Sessiz İzleyiciler daima tetikteydi.

    20 Haziran 3018 yılında Büyücü Kral ordusunu ilk kez Osgiliath’a saldırmak amacı ile ileri sürdü. Daha sonra ise yüzük taşıyıcısı olan hobbiti bulmak için kuzeye doğru yöneldi.

    Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins Mordor’a girebilmek için en kısa yol olan Minas Morgul’a yanında Sam ve onların rehberi olan Gollum ile birlikte 10 Mart 3019 tarihinde vardı. Frodo tamamiyle yüzüğün etkisine girmiş bir şekilde Büyücü Kral’ın yanına doğru gitmeye başladığı sırada Sam ve Gollum köprünün hemen başında onu engelledi. Barad-dur kulesinden Gondor’a saldırının başladığını haber veren kırmızı ışığın yanıp sönmeye başladığı sırada onlar Cirith Ungol’a giden merdivenlerden tırmanıyorlardı.

    Büyücü Kral atını kapıdan dışarı sürdü ve büyük ordusunun başına geçti. Minas Morgul’dan çıkan saldırı kolu büyük bir güç olsa da, Sauron’un hazırladığı ordunun küçük bir bölümüydü. Fakat bu bölük geriye asla dönmedi. Büyücü Kral 15 Mart’ta Pelennor çayırları Savaşında katledildi ve 25 Mart’ta da Tek Yüzük yok edildi ve Sauron’un ülkesi düştü. Aragorn Mayıs 3019 yılındaki taç giyme töreninden hemen sonra Kral Elessar adını aldı ve Minas Morgul’un tümüyle yokedilmesine karar verdi.


    Diğer İsimleri:

    Minas Ithil aynı zamanda “Ay’ın Kulesi”, “Yükselen Ay Kulesi” ve “Ay Kulesi” olarak da isimlendiriliyordu.Minas Morgul ismi ise daha sonradan verilen isimdi.

    Minas Tirith

    Şehir 7 katmandan oluşan devasa bir kale gibiydi. Her katmandan bir üstteki katmana sadece bir kapı ile geçilebiliyordu ve muhtemel bir istilayı önlemek için bu kapıların hepsi farklı yönlere bakıyordu. Böylece bir helezon şeklinde yükselen şehri büyük bir kayalık ikiye bölmekteydi. Her katmanın bu kayaya denk gelen kısmında kayanın içi oyularak tüneller yapılmıştı. Minas Tirith bu hali ile istila edilemez ve yenilemez görünüyordu ve tarihi boyunca hiçbir zaman düşman eline geçmedi. Yüzük Savaşı sırasında Witch King tarafından kuşatılan Minas Tirith’in düşmesini engelleyen Pelennor Çayırları Savaşı’na zamanında yetişen Rohirrim olmuştur. Şehrin cümle kapısında Istari Gandalf ile karşılaşan Witch King içeri girememiş ve Rohirrim’in gelmesi ile savaş alanına dönmek zorunda kalmıştır. Witch King’in ve Sauron’un ölümünden sonra Aragorn tarafından tekrar kurulmuş Birleşmiş Krallığın başkenti olmayı sürdürmüştür. Pelennor Savaşı'nda dönüm noktası ve alınmaya çalışılan en önemli yerdir. Rohan'ın kurduğu insanların ordusu ile Sauron'un büyük ordusu burada savaşmıştır. İnsanlık ırkının orta dünyadaki en büyük merkezidir.






    Paylaş
    Mesaj memo343 tarafından (06-08-2009 Saat 18:43 ) değiştirilmiştir.



  2. #2
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 2.653
    Tecrübe Puanı 793
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Bunlar Paylaşıldı . Konu Kilit






    Paylaş
    :gomugomuno:
    SpearWolf isimli Üye şimdilik offline konumundadır

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558