Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Bilbo Baggins ve Gollum'un Bilmece Oyunu

  1. #1
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jul 2009
    Mesajlar : 1.313
    Tecrübe Puanı 25
    Tecrübe Puanı Gücü : 26

    Standart Bilbo Baggins ve Gollum'un Bilmece Oyunu



    Bilbo gözlerini açtığında gerçekten açıp açmadığını merak etti; çünkü etraf gözleri kapalıykenki kadar karanlıktı. Yakında bir yerlerde kimse yoktu. Korkusunu bir düşünün! Hiçbir şey duyamıyor, hiçbir şey göremiyor, yerdeki taşlar dışında hiçbir şey hissedemiyordu.
    Ama nedense rahatladı. Hakkında bir sürü şarkı bestelenmiş goblin savaşları için Gondolin'de yapılan bir kılıcı taşıyor olmak fazlasıyla muhteşemdi. Üstelik aniden üstlerine gidildiğinde bu tür silahların goblinler üzerinde büyük bir etki yarattığını fark etmişti. "Geri mi gitmeli?" diye düşündü. "Hiç iyi bir fikir değil! Yanlara gitsen! Olanaksız! İleriye mi gitmeli? Yapılabilecek tek şey bu! Devam edelim!" Böylece ayağa kalkıp küçük kılıcını önünde tutarak, bir eliyle duvarı yoklar ve kalbi pıt pıt atarken hızla ilerledi. Her şeye rağmen Bay Baggins'in yerinde olmak istemezdim. Tünelin sonu yokmuş gibiydi. Tek bildiği doğruca aşağıya yöneldiği, bir iki dönüş ve kıvrılma dışında ayn yöne ilerlediğiydi. Arada bir yanlarına açılan geçitler olduğunu kılıcının ışıltısından fark edebiliyor ya da duvardaki elinden hissedebiliyordu. Goblinler ya da yarı hayali karanlık şeylerin fırlayabileceği korkusuyla oraları hızla geçme dışında bu geçitlere hiç aldırmadı. Gittikçe aşağılara, daha aşağılara gitti; yine de ilk başta kendisini şaşırtan, ama sonra canını sıkacak denli sıklaşan, arada sırada yarasaların kulağı dibinde vınlamaları dışında hiçbir ses duymadı. Böyle, devam etmekten nefret edip, durmaya da cesaret edemeyerek, yorgunluktan da yıkılacak hale gelene dek ne kadar ilerlediğini bilmiyorum. Sanki yarın ve hatta ötesi günlerde de devam edeceğe benziyordu.



    Bilbo yolunun ve sabrının sonuna gelip şaşkın bir halde kıyıya oturduğunda, Gollum kayığına atlayıp hızla adasından uzaklaştı. Birden ortaya çıkıp fısıldayarak tısladı. "Kutsa bissi assissim! Sanırım bu mükemmel bir ssiyafet; en assından bissi kendimisse getirecek lessetli bir parça gollum!" Ve gollum dediği anda gırtlağından korkunç bir yutkunma sesi çıkarttı. Kendisine daima "azizim" dediği halde çıkardığı bu ses yüzünden gollum diye anılırdı.
    Tıslama sesi hobbitin kulaklarına ulaştığında hobbit nerdeyse derisini bırakıp kaçacak gibi oldu ve aniden üzerine dikilen soluk gözleri fark etti. "Kimsin sen?" dedi hançerini ona doğru uzatarak. "Bu da ne, assissim?" diye fısıldadı Gollum(konuşacak kimse olmadığı için daima kendi kendine konuşurdu). Bu yaratığın ne olduğunu anlamaya gelmişti, doğrusu şu anda çok aç değildi, yalnızca merakı kabarmıştı; yoksa önce yakalar sonra tıslardı. "Ben Bay Bilbo Baggins'im. Cüceleri kaybettim, büyücüyü kaybettim, nerede olduğumu bilmiyorum ve eğer buradan çıkabileceksem bilmek de istemiyorum." "Elinissde ne var?" dedi Gollum çok hoşlanmadığı kılıca bakarak. "Bir kılıç, Gondolin'den gelen bir bıçak!" "Ssss," dedi Gollum oldukça nazikleşerek. "Belki siss burada otururlarsss ve bir küçükss ssohbet, ederlerss, assissim. Bilmece ssever, belki ssever mi?" Şu anda neolursa olsun, hobbit ve kılıç hakkında bir şeyler öğrenip, gerçekten yalnız olup olmadığını, yenip yenmeyeceğini öğrenmek, kendisinin gerçekten aç olup olmadığını karar verene dek dostça gözükmek niyetindeydi. Bilmeceler aklına gelen tek şeydi. Çok uzun yıllar önce, arkadaşlarının hepsini kaybetmeden, tek başına buraya sürülmeden, aşağılara, taa aşağılara, dağların altındaki bu karanlığa sığınmadan önce, bu bilmeceleri sormak ve bazen tahmin etmek, kovuklarında yaşayan diğer komik yaratıklarla oynadığı yegane oyundu.
    "Pekala" dedi yaratığı daha fazla tanıyıp, gerçekten yalnız, vahşi ve aç ya da goblinlerin dostu olup olmadığını anlayana dek teklifi kabul etmeke hevesli olan Bilbo.
    "Önce sen sor," dedi, çünkü bilmece düşünecek kadar zamanı olmamıştı.



    Böylece gollum tısladı:

    Nedir kökleri vardır görmess kimse,
    Uzundur boyu ağaçlardan bile
    Uzar gider yukarı doğu,
    Ama ne var ki hiç mi hiç büyümess?


    “Basit!” dedi Biblo. “Dağ bu sanırım.”
    “Kolay mı tahmin ediyoss? Aramıssda bir yarıss yapmalı, assissim. Eğer assiss sorarsa ve o yanıtlamasssa, biss onu yerler assissim. Eğer o bisse sorarsa ve biss yanıtlamasak o samsan bis, o ne isstersse yaparlars, hı? Biss çıkışs yolunu gösteririss, evet!”
    “Tamam!” dedi Biblo karşı çıkmaya cesaret edemeden ve kendisini yemekten kurtaracak zor bilmeceler düşünmek için kafa patlatmaya başladı.



    Otuz beyaz at bir kızıl tepede
    Önce geviş getirirler,
    Sonra ayaklarını vururlar,
    Derken dururlar hiç kıpırdamadan


    Bu sormak için aklına gelen tek şeydi. Aklı daha çok yenme fikrinde takılıp kalmıştı. Bu da oldukça eski bir bilmeceydi ve Gollum da sizin gibi cevabı hemen bildi.
    “Bayat öyküss, bayat öyküss,” diye tısladı. “Dişler! Dişler! Assissim; ama bissim sadece altı tane varss!” Sonra ikinci bilmecesini sordu.


    Sessizdir bağırırss,
    Kanatsızdır çırpınırss,
    Dişsizdir, ısırırss,
    Dudaksızdır mırıldanırss.


    “Bir saniye!” diye bağırdı yenmek konusunda huzursuzca düşünen Biblo. Neyseki buna benzer bir şey daha önce duymuştu ve aklını toplayıp cevabı düşündü. “ Rüzgar, rüzgar tabii ki,” dedi ve hemencik yeni bir bilmece hatırladığı için sevindi.”



    “Bu, küçük iğrenç yeraltı yaratığını şaşırtacak,” diye düşündü:

    Bir göz mavi bir yüzde
    Gördü bir göz yeşil bir yüzde.
    “Benziyor bu göze o göz”
    Dedi birinci göz,
    “Ama alçak bir yerde”
    “Değil yükseklerde bir yerde”


    “Sss, sss, ss” dedi Gollum. Çok uzun zamandır yeraltındaydı ve bu tür şeyleri unutuyordu. Bilbo kötü yaratığın yanıt veremeyeceğini ummaya başlamıştı ki, Gollum yıllar, yüzyıllar, asırlar önce, büyük-annesiyle nehir kıyısında bir kovukta yaşadığı zamanları hatırladı., “ss, sss, assissim” dedi. “Anlamı papatyalarssdaki güneş demek.”



    Ancak bu sıradan günlük yerüstü bilmeceleri onun için yorucuydu. Üstelik ona daha az yalnız, sinsi ve iğrenç olduğu günleri hatırlatıyor ve bu onu çileden çıkartıyordu. Dahası onu acıktırıyordu: Bu yüzden bu sefer biraz daha zor ve daha sevimsiz bir bilmece denedi:

    O görülemess ve hissedilemess,
    Ve duyulamass ve koklanamass.
    Yatar yıldızların ötesinde tepelerin diplerinde,
    Doldururss boş kovukları ve de.
    İlk gelirss öncekini takip ederss
    Yaşamı bitirir, kahkayı öldürürss




    Gollum için büyük şanssızlıktı ama Biblo böyle bir şeyi daha önceden duymuştu ve yanıt neredeyse tümüylü çevresindeydi. “Karanlık” dedi başını bile kaşımadan ya da düşünüyormuş gibi yapmadan.



    Menteşesiz, anahtarsız, kapaksız bir kutudur,
    Yine de altın hazine içinde gizlidir.


    Diye gerçekten zor bir tane bulana dek zaman kazanmak için sordu. Bunun, her zamanki sözcükleri kullanarak sormadığı halde, müthiş kolay, bayat bir öykü olduğunu düşünüyordu. Ama Gollum için korkunç bir numara oldu bu. Kendi kendine tısladı ama yine de cevabı bulamadı; fısıldadı ve kendi kendine mırıldandı.
    Bir şans versin; bisse bir şans versin assissim-ss-ss.”
    “Pekala,” dedi Biblo uzun bir süre bekledikten sonra, “Sence nedir? Cevap?”
    Ama Gollum birden, uzun yıllar önce kuş yuvalarında yaptığı hırsızlıkları, nehir kıyısında oturup büyükannesinin emmeyi öğrettiği şeyleri hatırladı – “Yumurtalarss!” diye tısladı. “Cevapss yumurtalarss!”



    Sonra o sordu:

    Canlıdırss ama yokturss soluk
    Ölüm kadarss soğuk
    Hep içers, hiç sssussamass,
    Zırhı varss, hiç şıngırdamass
    .

    O da bunun müthiş kolay olduğunu düşündü, çünkü yanıt hep aklındaydı. Biblo oturdu ve bir iki kez boğazını temizledi, ama yanıt gelmedi.

    Bir süre sonra Gollum kendi kendine zevkle tıslamaya başladı. “Acaba nefis mi, assissim? Acaba sulu mu? Acaba enfesçe çıtırdarss mı?” Karanlıkta dikkatle Bilbo’yu süzmeye başladı.

    “Bir saniye,” dedi hobbit korkudan titreyerek. “Daha şimdi sana uzun güzel bir şans verdim.”

    “Uff!” dedi, “soğuk ve yapışkan” ve sonra aklına geldi. “Balık! Balık!” diye bağırdı. “Yanıt balık!”
    Gollum inanılmaz derecede hayal kırıklığına uğramıştı, ama Bilbo, onu elinden geldiğince çabuk kayığına geri yollayıp düşünmek zorunda bırakmak için sorabileceği en hızlı bilmeceyi sordu.





    Ayak tek-ayak üstünde yatar, çift-ayak üç-ayak yanında oturur, dört-ayak da bir şeyler kapmıştır.

    Bu bilmece için pek doğru zamanda doğru zaman değildi; ama Bilbo acele ediyordu. Başka bir zamanda sormuş olsaydı Gollum bunu tahmin etmekte zorlanabilirdi. Ama balıktan bahsettiği için “ayaksız” ı bulmak pek öyle zor değildi, zaten ondan gerisi de kolaydı. “Küçük bir masanın üzerinde balık, masanın yanında taburede oturan bir adam ve kendi kılçıkları var.” Tabii ki yanıt buydu ve Gollum da az sonra yanıtı söyledi. Sonra zor ve korkunç bir şey sormanın vakti geldiğini düşündü. Şunu söyledi:

    Bir şey yalayıp yutar her şeyi:
    Kuşları, hayvanları, ağaçları, çiçekleri;
    Çiğner demiri, ısırır çeliği;
    Öğütür sert taşları yemek gibi;
    Katleder kralı, harabeye çevirir kenti
    Ve devirir geçer yüce dağları


    “Bana biraz zaman ver! Bana zaman ver!” diye bağırmak istedi, ama ağzında şu çıktı birden:

    “Zaman! Zaman!”
    Bilbo tamamen şans eseri kurtulmuştu. Çünkü şüphesiz yanıt buydu.
    Gollum bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. Artık kızmaya ve oyundan yorulmaya başlıyordu. Zaten Bilbo onu iyice acıktırmıştı. Bu kez kayığına geri gitmedi. Karanlıkta Bilbo’nun yanına oturdu. Bu hobbiti korkunç derecede huzursuz edip aklını başından aldı.
    “Bisse bir soru sormalı, assissim evet, evet, evet. Tahminss için bir soru daha evet, evet.” Dedi Gollum.
    Bilbo kendisini çimdikledi, tokatladı, küçük hançerini daha bir sıkı kavradı; diğer eliyle cebini arandı. Orada geçitte bulduğu ve unuttuğu yüzüğü buldu.
    “Cebimde ne var?” dedi yüksek sesle. Aslında kendi kendine konuşuyordu, ama gollum bunu bilmece sandı ve korkuyla alt üst oldu.
    “Adil değilss! Adil değilss!” diye tısladı. “Assissim bisse küçük iğrenç ceplerinde ne olduğunu sorması adil değilss, değilss mi?”
    Bilbo durumu kavradı ve soracak daha iyi bir şeyi olmadığı için bu soruya saplanıp kaldı. “Cebimdeki ne?” diye sordu daha da yüksek sesle.
    “S-ss-s-s,” diye tısladı Gollum. “Bisse üç tahmin vermeli assissim, üç tahmin.”



    “Pekala! Tahmin et bakalım!” Dedi Bilbo.
    “Ellerss!” Dedi Gollum.
    “Yanlış,” dedi şans eseri elini yeniden dışarı çıkartmış olan Bilbo. “Yeniden dene!”
    “S-ss-s-s-s,” dedi Gollum öncekinden daha allak bullaktı. Kendi ceplerinden sakladığı her şeyi düşündü; balık kılçıkları, goblin dişleri, ıslak kabuklar, bir parça yarasa kandı, uzun sivri dişlerini bilemek için keskin bir taş ve diğer iğrenç şeyler. Diğer insanların ceplerinde ne taşıdıklarını düşünmeye, bulmaya çalıştı.
    “Bıçak!” dedi sonunda.
    “Yanlış!” dedi bıçağını bir süre önce kaybetmiş olan Bilbo. “Son hak!”
    “İp ya da hiçbir şey” diye çığlık attı Gollum, pek de adil olmayarak – çünkü tek seferde iki tahmin birden yapmıştı.
    “İkisi de yanlış,” diye bağırdı Bilbo oldukça rahatlayarak.
    “Evet?” dedi. “Verdiğin söze gelelim. Gitmek istiyorum. Bana yolu göstermen gerekiyor!”
    “Böyle mi dedikss asissim? İğrençs küsücük Baggins’e çıkış yolunu göstermek evet, evet. Ama ceplerinde ne var ha? İp yok assisim, ama hiçbir şey de değil. Oh hayır! Gollum!”
    “Aldırma,” dedi Bilbo. “Söz sözdür.”
    “Ters, kıssgın, sabırsıss, assissim” diye tısladı Gollum. “Ama önce gitmeli ve yanımıssa bir şeyler, evet, bisse yardımcı olacak bir şşşeyler almalıyıss.”

    “Doğum günü hediyem! Diye fısıldadı kendi kendine bitmez karanlık günlerinde sık sık yaptığı gibi. Şimdi bunu isstiyoruss evet; isstiyoruss!”
    Bu yüzüğü istiyordu, çünkü bu bir güç yüzüğüydü. Yüzüğü parmağınıza geçirdiğinizde görünmez oluyordunuz, sadece tam gün ışığında ve sadece gölgenizle görülebilirdiniz, o da titrek ve belli belirsiz.
    Aniden bir çığlık duydu. “Neredess bu? Neredess bu? Diye ağladığını duydu Bilbo. “Kayboldu, assisissim, kayboldu, kayboldu! Lanetss bisse, essin bissi, assissim kayboldu.





    “Neoldu?” diye bağırdı Bilbo. “Ne kaybettin?”
    “Bisse sormamalı,” diye feryat etti Gollum. “ssenn işin değil, hayır, gollum! Kayıpss, gollum, gollum, gollum.”
    “Ama benim son sorumu bilemedin ve söz vermiştin,” dedi Bilbo.
    “Bilemedim! Dedi gollum. Sonra aniden karanlıktan keskin bir tıslama geldi. “Onun ceplerinde nesi vars? Bunu bisse söyle. Önce bunu söylemeli!”
    Blbo ısrarlar sonucu yüzüğü gösteriyor ve Gollum onu fark ediyor, almak isterken Bilbo yüzüğü takıyor ve kayboluyor, yüzük sayesindeGollum’dan ve çıkıştaki goblin muhafızlardan kaçmayı başarıyor.


    J.R.R Tolkien'in Hobbitn kitabından alıntıdır






    Paylaş



  2. #2
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : May 2009
    Mesajlar : 7.741
    Tecrübe Puanı 1469
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    ellerine sağlık güzel konu






    Paylaş
    South of Heaven

  3. #3
    Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jul 2009
    Mesajlar : 243
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    evet çok qüzel olmuş bide bazı resimler çok komik






    Paylaş
    Mesaj BeFoLeee tarafından (27-01-2010 Saat 19:16 ) değiştirilmiştir.
    קяΊЙ๔э Ǿ₣ קєяŜỈά




    :LOTR FAN:
    :ihama:

    :ilotr:

  4. #4
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Feb 2009
    Mesajlar : 2.653
    Tecrübe Puanı 793
    Tecrübe Puanı Gücü : 100

    Standart



    Eyw. darkcım :)






    Paylaş
    :gomugomuno:

  5. #5
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jun 2009
    Mesajlar : 2.082
    Tecrübe Puanı 24
    Tecrübe Puanı Gücü : 25

    Standart



    İlk kez okudum ve gördüm böyle bir şey ellerine sağlık bilgilendirdin beni....






    Paylaş

  6. #6
    Banned

    Üyelik tarihi : Aug 2009
    Mesajlar : 2.084
    Tecrübe Puanı 1805
    Tecrübe Puanı Gücü : 0

    Standart



    ben okumadım çok uzun . Eline sağlık ama güzel paylaşıma benziyor.






    Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558