atari oyunları
Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Galadriel'in Aynası

  1. #1
    Usta Oyuncu

    Üyelik tarihi : Nov 2010
    Mesajlar : 1.062
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart Galadriel'in Aynası









    Dallanıp budaklanmış bir ağaç gibi yontulmuş olan alçak bir kaide üzerinde gümüşten bir tas şeklindeki nesnedir. Yanında da gümüş bir ibrik bulunur. Galadriel bu ibrikle tasın içine yakında akan pınarın suyunu koyar ve sonra da üzerine üflerdi ve böylece uzayda ve zamanda görüş yolculuğuyla geçmişte olmuş olayları, şimdiki zamanda olan olayları, gelecekte olacak olan veya olması muhtemel olan olayları görebilirdi.

    Ayna Caras Galadhon’un güney yamaçlarında, yüksek çalılarla çevrilmiş kapalı yeşil bir bahçedeki çukurda bulunuyordu. Buraya uzun bir merdivenle iniliyordu. Burası da yeşildi ve yukarıdan buraya pınar suyu akmaktaydı.




    Geniş, sığ ve gümüş tas şeklindeki ‘Ayna’ ona bakan kişiye suyun yüzeyinde görüntüler göstererek çalışırdı. Galadriel; Ayna’ya hükmediyordu ve o neyi görmek veya göstermek isterse ayna onu gösteriyordu. Ayrıca Galadriel aynaya bakan diğer kişilere, onlar ne görmek isterlerse onu gösterme gücüne de sahipti. Bunun da ötesinde Ayna kendi de görüntüler gösterebilirdi ve içlerinde en aydınlatıcı(yararlı) görüntüler de bunlardı.






    Üçüncü Çağın 3019. yılında Şubat ayının 14. günü Galadriel Frodo’yu Ayna'nın yanına götürdü. Ayna'nın yanındaki gümüş ibriği alarak pınarın suyundan aldı ve Galadriel tası derenin suyuyla ağzına kadar doldurup üzerine üfledi, su tekrar durulduğunda nihayet konuştu:



    "İşte Galadriel'in Aynası," dedi. "Sizi buraya eğer dilerseniz Ayna'ya bakasınız diye getirdim." Hava çok durgun, çukur karanlık, yanındaki elf hanım uzun boylu ve solgundu. "Neye bakacağız ve ne göreceğiz?" diye sordu hayretle dolan Frodo.

    "Ayna'nın pek çok şeyi meydana çıkarmasını sağlayabilirim bir buyruğumla," diye cevap verdi Galadriel. "ve kimilerine görmek istedikleri şeyleri de gösterebilirim. Lâkin ayna beklenmedik şeyler de gösterir ve bunlar ekseriya bizim görmek istediklerimizden daha acayip ve daha faydalı şeyler olurlar, işi Ayna'ya bırakırsanız, ne göreceğinizi bilemem. Çünkü Ayna, olmuş, olan ve olabilecek şeyleri gösterir. Lâkin en bilgeler bile bunlardan hangisini gördüğünü anlayamaz bazen. Bakmak istiyor musunuz?" Frodo cevap vermedi.

    "Ya siz?" dedi Galadriel, Sam'e dönerek. "Çünkü bu sizin halkınızın sihir diyebileceği türden bir şey sanırım; gerçi tam olarak neyi kastettiklerini bilemiyorum; galiba Düşman'ın aldatmacaları için de aynı kelimeyi kullanıyorlar. Lâkin böyle demek isterseniz, işte bu Galadriel'in sihri. Elflerin sihirini görmek istediğinizi söylememiş miydiniz?"

    "Söylemiştim," dedi Sam, korku ile merak arasında bir hisle biraz titreyerek. "Ben bir yol bakıvereyim, Hanım, müsaade edersen."

    "Evde neler olup bitiyor, baksam fena mı," diye de fısıldadı Frodo'ya. "Ayrılalı çok uzun zaman olmuş gibi geliyor. Gerçi, ya sırf yıldız ya da anlamayacağım bir şeyler görürüm ya herhal."

    "Herhal," dedi Hanım sevgi dolu bir kahkahayla. "Lâkin geliniz, bakıp nasibinizdekini göreceksiniz. Suya dokunmayın!"
    Yüzük Kardeşliği/ Galadriel'in Aynası/ Sayfa 433-434





    Sam kaidenin ayağına tırmanarak tasın üzerine eğildi. Su sert ve karanlık görünüyordu, içinde yıldızlar yansımaktaydı.

    Sam demiş ki
    "Dedim ya, bir tek yıldızlar var."

    dedi. Sonra birden nefesi kesilir gibi oldu, çünkü yıldızlar sönmüştü. Karanlık bir perde açılmış gibi Ayna önce griye döndü, sonra berraklaştı. Güneş parlıyor, ağaçların dalları rüzgârda sallanıp dalgalanıyordu. Fakat daha Sam ne gördüğüne karar veremeden ışık soldu; bu sefer sanki Frodo'nun büyük karanlık bir uçurumun dibinde, solgun bir yüzle derin derin uyuduğunu görüyordu. Sonra kendisini loş bir geçit boyunca ilerlerken ve sonu olmayan, dönen merdivenlere tırmanırken görür gibi oldu. Birden, telaşla bir şeyler aramakta olduğu doğdu içine, ama aradığı neydi bilemiyordu. Görüntü bir rüya gibi bulandı, geriye döndü, yeniden ağaçlar belirdi. Fakat bu kez o kadar sık değillerdi ve neler olduğunu görebiliyordu: Ağaçlar rüzgârla dalgalanmıyordu, devriliyor, yere düşüyorlardı.

    Sam demiş ki
    "Hop!Şu Ted Kumlukişi'ye bak hele, üstüne vazifeymiş gibi ağaçları kesip duruyor. O ağaçların kesim vakti gelmediydi: Burası, Subaşı yoluna gölge veren, Değirmen'in ardındaki ağaçlıklar. Şu Ted'e elim yetişeydi de ben de onu bir devirivereydim!"
    Dedi Sam hışımla. Fakat o sırada, artık Eski Değirmen'in de yok olmuş olduğunu fark etti; değirmenin yerine kocaman kırmızı kiremitli bir bina dikilmişti. Bir kalabalık, harıl harıl çalışmaktaydı. Az ileride uzun, kırmızı bir baca vardı. Ayna'nın yüzeyine siyah dumanlar yayılıyor gibiydi.


    Sam demiş ki
    "Shire'da bir şeytanlıklar dönüyor. Elrond, Bay Merry'yi geri göndermek istediğinde yerden göğe haklıymış."

    Sonra aniden bir çığlık atarak geriye sıçradı.


    Sam demiş ki
    "Burada kalamam, eve dönmeliyim. Çıkınsaçması Sıraevleri'ni yıkmışlar; bak, zavallı ihtiyar babalık üç parça eşyasını el arabasına doldurmuş Tepe'den aşağı iniyor. Eve gitmeliyim!"


    Galadriel demiş ki
    "Eve tek başına gidemezsiniz, Ayna'ya bakmadan önce beyiniz olmadan eve gitmeyi istememiştiniz, halbuki Shire'da kötü şeyler olabileceğini o zaman da biliyordunuz. Unutmayın, Ayna çok şey gösterir ve bunların bir kısmı henüz olmamış şeylerdir. Kimi de hiç yaşanmaz, yeter ki görüntüleri görenler olanları engellemek için yoldan sapmasın. Ayna ne yapmak gerektiği konusunda tehlikeli bir rehberdir"




    Sam yere oturup başını elleri arasına aldı.


    Sam demiş ki
    "Keşke buraya hiç gelmeseydim; artık başka tılsım mılsım görmek de istemiyorum,"



    dedi ve sustu. Bir süre sonra, sanki göz yaşlarıyla savaşırmış gibi boğuk bir sesle yeniden konuştu.


    Sam demiş ki
    "Yok! Ya Bay Frodo ile birlikte uzun yoldan dönerim eve; ya da hiç dönmem. Ama er geç yolum eve çıkar umarım. Eğer gördüklerim doğru çıkarsa, birilerinin başı fena halde yanacak!"





    Galadriel Sam'a sevgi dolu bir tebessümle baktı ve sonra Frodo'ya döndü:


    Galadriel demiş ki
    "Siz artık bakmak istiyor musunuz Frodo? Elf tılsımı görmeyi arzu etmiyordunuz, halinizden memnundunuz."
    Frodo demiş ki
    "Bakmamı tavsiye eder misiniz?"
    Galadriel demiş ki
    "Hayır, ne öyle yapın, ne böyle yapın diye öğüt vermem ben. Danışılacak bir kişi değilim. Bir şey öğrenebilirsiniz; gördüğünüz şey hayır da olabilir şer de, bu sizin için kârlı da olabilir, yararsız da. Görmek hem iyidir hem de tehlikeli. Yine de Frodo, benim fikrimce sizde bu riski göze alacak kadar cesaret ve bilgelik var, yoksa sizi buraya getirmezdim. Nasıl dilerseniz öyle yapın!"


    Frodo demiş ki
    "Bakacağım."




    Ve kaideye tırmanarak karanlık suyun üzerine eğildi. Ayna hemen netleşti; loş bir ülke gördü. Uzakta, soluk bir göğe doğru kara kara dağlar yükseliyordu. Kurşuni bir yol kıvrıla dolana uzanıp ufka karışıyordu. Uzaktan, yoldan biri gelmekteydi; başta silik ve küçük, ama yaklaştıkça büyüyüp belirginleşen bir siluet. Frodo birdenbire bu siluetin kendisine Gandalf ı hatırlattığını fark etti. Neredeyse büyücünün ismini haykıracaktı ama derken bu siluetin gri değil beyaz giysili olduğunu fark etti; alacakaranlıkta hafifçe parlayan bir beyaz. Elinde de beyaz bir asa vardı. Başı o kadar eğikti ki yüzü görülmüyordu ve yavaş yavaş yolun kavisini dönerek Ayna'nın görüntüsünden çıktı. Frodo'nun aklına bir kuşku girmişti: Gandalf'ın yıllar önce yaptığı uzun yolculuklardan birinin görüntüsü müydü bu, yoksa Saruman mıydı?

    Görüntü değişti. Az ve öz ama çok net bir biçimde, odasında huzursuzca yürüyen Bilbo'nun görüntüsü çarptı gözüne.Masa karmakarışık kâğıtlarla doluydu; pencerelere yağmur çarpıyordu.
    Sonra bir duraksama oldu, bu duraksamayı Frodo'nun kendisinin de karıştığı büyük bir tarihin parçaları olduğunu her nasılsa hissettiği, çabuk çabuk geçen bir sürü sahne izledi. Sis dağıldı ve o güne kadar hiç görmediği ama hemen tanıdığı bir manzara çıktı karşısına: Deniz.




    Karanlık çöktü. Deniz büyük bir fırtınayla kabararak hiddetlendi. Sonra karanlık bulutlara gömülmekte olan kan kırmızısı güneşe karşı, yırtılmış yelkenleriyle Batı'dan çıkmış gelen büyük bir geminin siyah silueti belirdi. Ardından, kalabalık bir şehirden akan geniş bir nehir gördü. Sonra yedi kulesi olan beyaz bir hisar. Sonra tekrar siyah yelkenleri olan bir gemi; fakat artık yeniden sabah olmuştu ve su ışıl ısıldı; üstüne beyaz bir ağaç işlenmiş bir sancak güneşte parlıyordu. Savaş ve yangını hatırlatan bir duman yükseldi, güneş cayır cayır bir kırmızıyla yeniden battı, hava kararıp gri bir pusa dönüştü ve pusun içine doğru ışıl ışıl küçük bir gemi geçti gitti. Gemi yok oldu ve Frodo bir iç geçirerek çekilmeye hazırlandı.



    Fakat birdenbire Ayna, sanki görüntü dünyasında bir delik açılmış da Frodo boşluğa bakıyormuş gibi tamamen karardı. Kara çukurda, yavaş yavaş büyüyerek neredeyse tüm Ayna'yı kaplayan tek bir Göz belirdi. O kadar korkunçtu ki, Frodo bağıramadan ve gözlerini ayıramadan, mıhlanmış gibi kalakaldı. Göz, ateş ile çevrelenmişti fakat kendisi camla kaplı gibiydi, bir kedinin uyanık ve dikkatli gözü kadar sarıydı, ve gözbebeğinin uzunlamasına ince siyahlığı bir çukura, hiçliğe bakan bir pencereye açılıyordu.




    Sonra göz, bir o yanı, bir bu yanı tarayarak dönmeye başladı ve Frodo dehşetle, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir kesinlikle, gözün aradığı binbir şey arasında kendisinin de bulunduğunu hissetti. Fakat aynı zamanda onun kendisini göremeyeceğini de biliyordu. Kendisi istemedikçe, henüz göremeyeceğini. Boynundaki zincirinde duran Yüzük ağırlaşmaya başladı, büyük bir taştan daha da ağır oldu, Frodo'nun başı aşağıya doğru çekildi. Ayna sanki ısınmaya başlamıştı, sudan buhar lüleleri yükseliyordu. Frodo öne doğru kaymaktaydı.


    Galadriel demiş ki
    "Sakın suya dokunmayın!"


    Görüntü karardı, Frodo kendini gümüş tasta pırıldayan serin yıldızlara bakarken buldu. Tirtir titreyerek geriye indi ve Hanım'a baktı.



    Galadriel demiş ki
    "Son gördüğünüz şeyin ne olduğunu biliyorum, çünkü aynı şey benim de zihnimde mevcut. Korkmayın! Lâkin, Lothlorien Ülkesinin Düşman'a karşı, sadece ağaçlar arasında şarkılar söylemekle ve hatta elf yaylarının ince oklarıyla korunuyor ve muhafaza ediliyor olduğunu da zannetmeyin. Size diyorum ki Frodo, şu anda sizinle konuşurken dahi Karanlıklar Efendisi'ni sezebiliyor, aklından geçenleri biliyorum; en azından elfleri ilgilendiren bütün düşüncelerini biliyorum. O ise hiç durmadan beni ve düşüncelerimi görebilmek için uğraşmakta. Lâkin kapı hâlâ kapalı!"


    Frodo Lorien'den ayrılmadan önce Galadriel ona bir şişe vermişti ve bunu hazırlarken Ayna'nın suyuyla doldurmuştu. İşte Ayna'nın hikayesi de bu kadar.







    Paylaş
    Mesaj Fleance tarafından (11-11-2011 Saat 01:26 ) değiştirilmiştir.
    TÜRK çocuğu ecdadını tanıdıkça,daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Mustafa Kemal Atatürk.
    :Southpark:
    SOUTH PARK FAN CLUB
    Üye No : 8



Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yandex.Metrica

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793