Hepimizin oyun dünyasında bildiği altın bir kural var: Film oyunları genelde kötü olur. Bu kural şu zamana kadar, istisnalar hariç hep uygulandı. Birçok örneğini geçmişten günümüze kadar gördük. Bunda tabii ki suçlu taraf, yapımcılar. Genelde film ismi üstünden oyunu çıkarıp, para kazanmak için üstlerine pek düşmeden oyun geliştiriliyor. Sonucunda da ortaya koyulan, kocaman bir hayal kırıklığı oluyor. Tam tersi de olmadı değil, son derece kaliteli film oyunları da gördük, ancak sizler için kötü adaptasyonların bazılarını seçtik.

ROBOCOP

Paul Verhoeven’ın yönettiği RoboCop, 1987 yılında vizyona girdiğinde oldukça sükse yapmış ve başarılı olmuştu. Arkasından iki tane de devam filmi geldi. Böylesine başarılı bir ismin arkasından oyunları da yapıldı.

Ancak bir tanesi var ki belki de en unutulmazlardan biri. Titus Software’in 2003’teki RoboCop’u. İçeriğindeki hataları ve sıkıcı oynanışıyla birçok yerden oldukça düşük inceleme puanları olarak oyun dünyasındaki yerini aldı. BORKED

JAWS


Jaws filmini kim unutabilir ki? Ancak oyununu unutabilirsiniz, çünkü o kadar kısaydı ki neredeyse 5-6 dakika içinde oyunu bitirebiliyordunuz. NES için piyasaya çıkan yapımda teknemizle denizde oradan oraya gidip, avlanmaya çıkıyorduk.

Bir yerlerde Jaws karşımıza çıkıyordu. Adam gibi bize saldırmadan işini bitirebiliyorduk. Diğer ilginç taraf ise, Transformers hesabı denize daldığımız zaman tekneden adama veya denizaltı benzeri başka bir şeye dönüşebiliyorduk.
BORKED

BACK TO THE FUTURE PART III


At, tabak ve tren! Back to the Future Part III oyununu nitelendiren üç kelime. Sega Master System’e çıkan yapım, aşırı derece kolaydı ve aynı ismi gibi sadece üç bölümden oluşuyordu. Arada hata yapsanız bile en fazla 10 dakika içinde bitirebiliyordunuz.

BORKED

THE FIFTH ELEMENT

Bruce Willis, Gary Oldman ve güzeller güzeli Milla Jovovich’in başrolünde oynadığı The Fifth Element filmini izlemişsinizdir. Filmin aynı isminde oyunu da çıkmıştı.

Başkarakterler Leeloo ve Korben’i yönettiğimiz oyun, PS1 için çıkmış ve oldukça kötü puanlar almıştı. Kötü bölüm tasarımları, sıkıcı bulmacalar ve az bir şey de olsa eğlence sunmamasıyla olumsuz yorumları üstünde toplamıştı. Bir incelemesinde editör, muhtemelen oynadığım en kötü oyundu diyerek yapımın nasıl olduğunu belirtmişti.

BORKED

E.T. THE EXTRA-TERRESTRIAL

Steven Spielberg’ün ünlü E.T. filmini kim unutabilir ki? Bir yerlerden illaki karşımıza çıkmıştır, fakat E.T. oyun dünyasında ise, en büyük fiyaskolardan birine imza atmayı başardı. Bu olayın kahramanı ise daha önce Pacman olayından da sorumlu olan Atari firması.

Çok büyük bir meblağ karşılığında isim haklarını satın alan Atari'nin, E.T. oyununu yılbaşına yetiştirmek için bir aylık süresi vardı. Bir ay içinde berbat bir oyunu ortaya koyan Atari’nin elinde beş milyonluk bir kopya kaldı. Bunun sonucunda kartuşları alıp, gömdüler ve üstüne de beton döktüler. Böylece oyun endüstrisinin en ilginç vakalarından bir tanesine imza atmış oldular.

BORKED

BÉBÉ'S KIDS

Normal filmlerin oyunları olur da animasyonların hiç olmaz mı? Bu konudaki örneklerden biri de Bébé's Kids! 1992’de yayınlanan animasyon filminden iki sene sonra yani 1994’te Super NES platformuna aynı isimli oyunu da çıktı.

Yapımcı koltuğunda Prototype’tan ve birkaç oyundan daha tanıdığımız Radical Entertainment. Disneyland’ta yaşadığımız macerada LaShawn veya Kahlil yönetiyorduk. O kadar derin bir aksiyon ve macera sunuyordu ki anlatılmaz, adeta yaşanırdı…

BORKED

FRIDAY THE 13TH

13. Cuma’nın oyunu, oyun dünyasının en kötülerinden biri olarak gösterilir. NES platformuna çıkan yapımda kullanıcılar Jason’ı bulup, öldürmeye çalışırken, diğer yandan da hayatta kalmaya çalışıyordu. Düşmanlar arasında zombi, karga, kurt gibi rakipler vardı.

Oldukça kötü notlar alan Friday the 13th’ün sonunda Jason’la kapışma anları tam bir bombaydı. Karakterinizin yapması gereken direk gibi ortada durup, kafasını sadece sola yatırarak Jason’ın bıçak darbelerinden kurtulmasından ibaretti. Sürekli tekrar eden müzikleri ise, ayrı bir olaydı. Bazı eleştirmenler tarafından sinir bozucu bir oyun olarak eleştirildi.

BORKED

FIGHT CLUB

Chuck Palahniuk’un efsane kitabı, harika oyunculuklarla David Fincher’ın mükemmel filmi ve elimize geçen ise, berbat bir oyun. Fight Club ne yazık ki isminin hakkını veremeyen basit bir yapımdan öteye gidemedi.

Street Fighter ve Tekken gibi klasik dövüş oyunlarının oynanış sistemlerinin zayıf bir versiyonla alın, bunu Fight Club ismiyle birleştirin, ortaya çıkacak sonuç belli. Birbirinin aynı olan modlar, kötü animasyonlar, kısıtlı hareketler ve berbat bir anlatım. Olmadı, olmadı, halbuki beklenen yapımlardan biri olmuştu bu oyun. Ancak fanlar ve çoğu oyuncu tarafından beğenilmedi. Sonuç ise, aldığı kötü notlarla yerine oturmak oldu.

BORKED

STREET FIGHTER: THE MOVIE

Capcom’un ünlü Street Fighter (SF) oyunu 1994’te filme aktarıldı. Jean-Claude Van Damme, Raul Julia ve Kylie Minogue gibi oyuncular başroldeydi. Oyundan film, filmden de oyun yapılma tekniğini ilk defa Street Fighter: The Movie ile gördük. Mortal Kombat gibi bir görsellik vardı.

Oyun hem Arcade makinelere, hem de PlayStation ve Sega Saturn platformlarına çıktı. Klasik olarak M. Bison ile yaptığımız son final maçıyla birlikte yapım son buluyordu. Toplamda kendi klonumuz da dahil 14 maçlık bir seriye çıkıyorduk. Tabii ki orijinal SF’nin yerini asla tutamazdı ve birkaç zayıf inceleme notuyla oyun dünyasının tozlu raflarındaki yerini aldı.

BORKED

CHARLIE'S ANGELS

Ünlü televizyon dizisi Charlie's Angels, film olarak beyazperdeye iki kere aktarıldı ve sonrasında sanal dünyaya da adım attı. Filmin oyunu ismi gibi melek değil, berbat bir yapım olarak bazı rekorları elinde tutmayı başarıyor.

Düşman gruplarıyla mücadele ettiğimiz yapım, oldukça berbat oynanışı, kötü grafikleri ve görünmez duvarları ile kendinden söz ettirmeyi bildi. GameCube ve PS2’ye çıkan oyun, The Official PlayStation 2 Magazine UK’den 10 üstünden 1 ve GameCritics’ten ise 10 üstünden 0,5 almayı başardı. Yüzde 24.57 puan ortalamasıyla da Gamerankings sitesinde tüm zamanların en kötü oyunu rekorunu elinde tutuyor.

BORKED