DS’in satış rakamları, eskilerden beri gelen GameBoy fanlığı, Mario’nun mirasının hala dün çıkmış gibi devam etmesi, Wii’nin yenilikçi bakış açısı, vs. vs. vs…

Nintendo bu zamana kadar pek çok büyük iş başarmış ve dünyaya “Vay be!” dedirtmiştir. Evet, bunların yanında büyük hataları da oldu ancak sonuçta oyun dünyasına sağladığı katkı hiçbir şekilde yadsınamaz.
Peki, bu başarılı firma ne oldu da Nintendo 3DS gibi bir el konsolunu çok güvenerek piyasaya sürmesine rağmen beklediğini alamadı? İşte şimdi sizlere bunu sekiz, daha doğrusu yedi sebebini açıklayacağız – nitekim bir tanesini firmanın kendisi akıl etti.

8. 3DS’in fiyatını indir
Az önce de söylediğimiz gibi Nintendo bu işlemi geçtiğimiz günlerde uyguladı; yurt dışındaki satış fiyatını indirdi ve 249,99 dolardan 169,99 dolara çekti. Nitekim kutuplaşan 3D özelliği ve çok kısıtlı oyunları ile yüksek fiyatlı bir cihaz, doğal olarak kimseye cazip gelmiyordu. Sonuç olarak düşük satış rakamları kimseyi şaşırtmadı. Lakin Nintendo’nun bu indirimi yeterli mi? Elbette hayır. 3DS’i kurtarmak için 80 dolarlık bir indirimden daha fazlası gerekiyor.




7. Oyunların da fiyatını indir

Avrupa, Uzak Doğu veya Amerika’daki firmalar bizlerdeki fiyatlarla kendi fiyatları arasındaki farkı çok net olarak bilmiyor olabilirler. Onlar bir oyuna 50 dolar fiyat biçerken bizde gerek kur farkından, gerek üzerine koyulan vergilerden dolayı bu rakam 100 TL’yi geçiyor. Hal böyle olunca oradaki insanların isyanı bizde iki katına ulaşıyor. Super Monkeyball adlı bir oyunun fiyatı bile 40 dolar. Buna benzer hatta bazıları çok daha iyi ve eğlenceli olan mobil oyunlar bile en fazla 5 dolar iken bu tarz bir fiyatlandırma gerçekten çok mantıksız. Bu arada Monkeyball’un mobil sürümü sadece 3 dolar.



6. Güvenme varlığa, 3D’si benden kara

Son iki senedir büyük umutlarla tanıtılan, ancak artık Hollywood’dan başka kimsenin bir türlü tam olarak ısınamadığı 3D teknolojisi henüz evlerin sevilen icadı konumuna gelmedi ki bu gidişle o seviyeye gelmesi de zor görünüyor. Sinemalarda veya televizyonlarda yaşadığımız tecrübelerden şunu öğrendik ki 3D herkese göre değil. Bunun sebebi göz farkı, astigmat, gözlükler veya yaşattığı tecrübenin yetersizliği gibi değişik şekillerde sıralanabilir. Dolayısıyla bir yazılımın 3D olması onun çok iyi olacağını asla garantilemez. Super Street Fighter IV gibi oyunların 3D özelliği kapandığında daha yüksek yenileme hızı, daha uzun pil ömrü ve kesinlikle daha akıcı bir oynanış elde ediyorsunuz.



5. Street Pass’ı milattan sonraya taşı

Street Pass ya da Mii Plaza 3D’nin ciddi anlamda yenilikçi ve en iyi özelliği. Etrafınızdaki hatta geniş çevrenizdeki diğer 3DS sahipleri ile sürekli olarak etkileşime geçmek ve oyunlarda bu kişilerle otomatik olarak kapışmak cidden hoş bir seçenek.

Ancak Nintedo’nun bu olayı başlatıp ardından unutması da merak konusu. Nitekim son zamanlarda Wii kanallarına bakarsanız “yenilik” görebileceğiniz son şey olacaktır. Yılsonunda yapılacak olan bir güncellemeden bahsediliyor, lakin o zamana kadar Mii Plaza çoktan hayalet kasabaya dönüşebilir.



4. eMağaza açacaksan adam gibi aç

Sony bugün indirilebilir içeriğe tam 20 milyon dolarlık yatırım yapmış. PSN’in başına gelenlere rağmen hala kar ettiği görülüyor. Peki, Nintendo bu konuda ne yapıyor? Henüz kendi eMağazası için bile birinci elden dağıtım yapmayan Nintendo ne düşünüyor acaba? Neden çoğunluk Steam gibi, PSN gibi eMağazalardan oldukça memnun? Japon devinin bunun bir düşünmesi lazım.



3. Donanımına bir göz at. Piller sarkıyor hocam

İşin sıkıcı teknik detaylarına girmeden açıklayacak olursak 3DS’in pil ömrü 1:1 oranında, yani cihaz ile beş saatlik bir oyun heyecanı yaşamak istiyorsanız bir o kadar şarj etmelisiniz. Bu büyük bir ayıptır. Bir önceki cihaz DS’in uyku modunda günlerce dayandığını düşününce böyle bir teknolojik gerilemenin nasıl ortaya çıktığını inanın aklımız almıyor. DS’in artık modası geçti; üstelik görüntü kalitesi olarak 3DS onun kat kat üstünde. Böyle bir durumda iyi bir pil donanımı ile eski DS oyuncularını da kendi yanına çekeceğini hiç düşündün mü Nintendo?



2. Sanal konsol kütüphanesini genişlet

Nintendo’nun rakipsiz olduğu bir nokta var; tarihin altın sayfalarına girmiş mükemmel oyunlar hazinesi. Ancak bu mükemmel fırsatı neredeyse hiç değerlendiremeyen Nintendo en başında eMağazasını geç yayına soktu, Virtual Console(Sanal Konsol) oyunları çok yavaş çıkıyor, üstelik onca oyun arasından belki de en gereksizlerini seçip çıkartıyor. NES, SNES, N64 gibi platformların oyunlarının istikballeri hala belirsiz. Elindeki bu hazineyi çok iyi değerlendirmen gerekir Nintendo, ancak şu ana kadar sen bunları umursamıyormuş gibisin.



1. Gerçek oyunculara odaklan

Bakın, Japonları severim. Gerçekten takdir edilecek bir ulustur. Gerek yaşam biçimleri, gerek dünyaya bakış açıları veya insanlığa ve kendilerine olan saygıları ile karşımızdaki en iyi örneklerdendir. Ama iş video oyun seçimine geldiğinde ne yazık ki o kadar başarılı olamıyorlar. İlginç karakter yapılı oyunlara bayılan bu millet ne yazık ki hardcore oyunculuğa pek fazla önem vermiyor. “Yaşam tarzı” yaklaşımı belki geçen sefer işe yaramış olabilir ancak inat etmenin de anlamı yok. Casual oyuncuların istekleri ve modları sürekli değişken olduğu için bir gün işe yarayan taktik ertesi gün tepetakla olabilir. Oysa hardcore oyuncular, eğer onlara uygun ortamı sağlarsam hiçbir zaman seni terk etmezler. Üstelik 3DS’in şu an için piyasadaki en güçlü donanıma sahip olduğunu da düşünürsek, bir iki doğru taktikle hardcore oyuncular seni omuzları üzerinde taşıyabilir. Fakat ne yazık ki Nintendo, hardcore oyunculara bu tarzda bir yönelme yapmayı reddetti. Bak bakalım Sony’nin Vita’sı geldiğinde onun esas kitlesi kim olacak?