Başkan Ünal Aysal, 10 Ocak 2013’te İnter Başkanı Massimo Moratti ile buluşup yemek yedi. Gündemde Sneijder vardı. Temasları kurmaylarıyla gizli yürüten Aysal, gelen bir haberle irkildi. Başkan, hocası Fatih Terim’in İtalya’daki eski bağlantıları vasıtasıyla gelişmeleri adım adım takip ettiğini öğrendi. Aysal kelimenin tam anlamıyla çıldırdı ve yanındakilere, “Benim işçim arkamdan ajanlık yapıyorsa ben bunu kabul edemem. Hemen kovalım” ifadesini kullandı. Ancak o dönem yönetimde olan Ali Dürüst ve başkan danışmanı Bülent Tulun araya girdi, “Şu an çok kötü bir zaman. Devre arası, takım iyi gidiyor, kriz yaşarız” sözleriyle Aysal’ı yumuşattı. O anki tabloyu ise olayın tanığı bir başkan yakını, “Zebra vuruldu, hala koşuyor” diyerek özetledi. Yani İmparator, avcı tarafından vurulmuş ama bunu fark etmeden koşmaya devam ediyordu!

Terim hep ‘Kaka’ dedi

İtalya’dan Sneijder müjdesi ile dönen Başkan Ünal Aysal ile Terim arasında Hollandalı oyuncu da kriz yarattı. Aysal çilek olarak Sneijder’i masaya koyarken Terim’in her fırsat ve ortamda Kaka’yı istediğini söylemesi gerilimi artırdı. Deneyimli hocanın soğuk tavrı üzerine Cim Bom’un patronunun, “Sneijder’i de alırım, oynatacak hocayı da” mesajı çok netti.

Aysal’dan ‘Eleman’ çıkışı

17 Ocak’ta krizin boyutu bambaşka bir şekil kazandı. Divan Kurulu’nda konuşan Başkan Aysal, Terim ile ilgili olarak, “Terim camiamıza yararlı bir elemandır. Camiamıza faydalı olan her elemanla çalışmaya devam ederim. Aksi takdirde kendi ayağımıza kurşun sıkmış oluruz” dedi. Burada kullandığı ‘eleman’ lafı Terim’i çok yaraladı, unutmadı.

İmparator cevapsız bırakmadı

18 Ocak’ta Fatih Terim, Kasımpaşa maçının ardından düzenlediği basın toplantısında adeta ateş püskürdü. Terim, “Buradan herkese ama herkese sesleniyorum. Lütfen herkes dikkatle iyi dinlesin. Bir Galatasaraylı olarak, bir Galatasaray sevdalısı ve aşığı olarak bu kulübe 40 yıl hizmet etmiş, sadece hocası değil, divan kurulu üyesi olarak, Galatasaray’ın bir elemanı olarak, tekrar ediyorum, Galatasaray’ın elemanı olarak, rahat ve huzurlu çalışacağım, kişilerle ve olaylarla değil, sahayla, oyunla futbolcuyla ilgileneceğim ve bir zahmet konsantrasyonumuzun saha dışı olaylarla bölünmediği bir ortam rica ediyorum” diyerek krize yeni bir boyut kazandırdı.

Mersin maçı çok kızdırdı

6 Nisan’daki Mersin maçında yaşananlar, Terim ile Aysal’ı birbirinden uzaklaştırdı. İmparator’un hakeme itirazdan tribüne yollanması, sonraki görüntüler ve Terim’in ‘küfür itirafı’ Aysal’ın kafasındaki soru işaretlerini artırdı. Üstelik Aslan’ın hocası 9 maç gibi en üst seviyeden de bir ceza almıştı.

Bir milli kriz eksikti!

21 Ağustos’ta Avcı’nın ayrılmasıyla Ay Yıldızlılar’da yeni hoca arayışı başladı. Terim’in adının kulislerde konuşulması ikiliyi bir kez daha karşı karşıya getirdi. Ünal Aysal, hocasının bu işe sıcak bakıp, “Olur” diyerek topu kendisine atılmasına kızdı. Fakat talep üst düzey noktalardan geldiği için karşı çıkamadı. Ardından mukavele konusu hiç gündemden düşmedi.

Nas’a yanıt bekledi ama...

19 Eylül 2013’te 6-1’lik şok bir yenilgiyle biten Real Madrid maçının ardından yönetici Adnan Nas’ın, “Terim gitsin biraz da Fenerbahçe’yi çalıştırsın” sözleri Terim’de soğuk duş etkisi yarattı. Yönetimden destek beklerken, aksi bir ses çıkmaması üzerine kendisi de medya aracılığı ile mesajlar verdi. kendisi de medya aracılığı ile mesajlar verdi.

48 saat dedi, 8 saat sürmedi

Son olarak Aysal’ın Terim’i Beşiktaş maçından önce hem telefonla aradığı hem de mesaj gönderdiği, ancak kendisine yanıt gelmediği medyaya yansıdı. Terim ise, “Ben bir elemanım. Başkan bulmak istese bulurdu” diye krizi tırmandırdı. Ancak perde arkasında da bambaşka bir olay olduğu iddia edildi. O iddiaya göre Terim, Başkan Ünal Aysal’ın yurt dışında hoca temasında olduğunu duymuş, tepkisini de böyle koymuştu. Sonuçta bitmeyen öyküye noktayı, “48 saat içinde durumu netleştireceğiz” diyen Başkan Aysal, 8 saat bile dolmadan koydu.