Sulon olarak bilinen bir Sullust koloni ayında doğan Kyle Katarn, yıllarca babası Morgan’la birlikte zorlu bir çiftçi yaşamı sürdürdü. On sekiz yaşında Carida’daki İmparatorluk Askeri Akademisi’ne kaydoldu. Orada iyi bir İmparatorluk subayı olabilmek için eğitim görürken, babasının Asi İttifakı’yla olan derin bağlarından tamamen habersizdi.



Morgan Katarn dört yıl boyunca gizli bir şekilde yerel İmparatorluk yönetimine karşı mücadele etti.. Üstlendiği görevlerden biri de, başları İmparatorluk’la derde girmiş bir grup mülteciyi güvenli bir yere yerleştirmeye çalışmak oldu. Bu insanlar uzak ve ıssız bir gezegen olan Ruusan’a yerleştirildi. Ve bu sırada Morgan, tamamen şans eseri bin yıldır unutulmuş olan Jedi Vadisi’nin yerini buldu. Güç’e olan yatkınlığı sayesinde Vadinin hayal edilemeyecek güçte Jedi ruhları içerdiğini farkeden Morgan, keşfini bir sır olarak saklamaya karar verdi. İmparatorluk’tan gizlenerek hayatta kalmayı sürdüren Qu Rahn adlı bir Jedi şövalyesinin tavsiyesi üzerine vadinin koordinatlarını Sulon’daki çiftlik evinin tavanına kazıdı ve Rahn’ın ışın kılıcını da Kyle için güvenli bir yere sakladı.

Bundan sadece birkaç ay sonra, Sulon’daki lokal Asi direniş grubu İmparatorluğun Dark Jedi’larından biri olan Jerec’in saldırısına uğradı. Jerec bir vibro-bıçakla Morgan’ın kafasını uçurdu.



Bundan habersiz olan Kyle ise İmparatorluk adına, bir stormtrooper komutanı olarak görevlere çıkmaya başlamıştı. Kyle ve komutasındaki askerler, bir astroiddeki Asi istasyonunu etkisiz hale getirdiler. Kyle, buradaki yakalanan Asilerden biri olan Jan Ors’u öldürmeyi reddetti. Bu operasyonun başarısından dolayı Katarn Cesaret Madalya’sına layık görüldü ve Carida’daki mezuniyet törenleri sırasında madalyayı ilk kez karşılşatığı Jerec’in elinden aldı. Fakat mezun olduktan hemen sonra babasının ölüm haberi ona ulaştı: Resmi İmparatorluk raporuna göre Morgan Asiler tarafından öldürülmüştü

Artık bir teğmen olan Kyle Katarn, ilk görev yerine gitmek için yolcu gemisi Star Of Empire’a bindi. Gemide asi ajanı Jan Ors’la tekrar karşılaştı. Jan Ors ona babasının Asiler tarafından öldürülmediği, İmparatorluk tarafından idam edildiğine dair kesin kanıtlar verdi. Katılıp hizmet ettiği kurumdan tiksinti duyan Katarn madalyasını söküp attı ve hiç tereddüt etmeden taraf değiştirdi. İmparatorluk tarafından kendisine verilen askeri eğitimi, mümkün olan en etkili şekilde onlara karşı kullanmaya kararlıydı.

Jan Ors, Mon Mothma’nın güvenilir ve sadık yardımcılarından biriydi, bu sayede Mothma Katarn’ı çok hassas ve önemli bir operasyonla görevlendirdi: Ölüm Yıldızı planlarının bir setini ele geçirmek. Kyle ve Jan, Moldy Crow adlı eski bir gemiyle Danuta’ya gittiler ve Katarn buradaki çok gizli İmparatorluk araştırma tesisinden planları çalmayı başardı-bunu yaparken tek başına koca üssün ve güvenlik personelinin de altını üstüne getirdi. Bria Tharen’in ekibi gibi başka casusların elde ettiği verilerle birleştirilince, Danuta planları Asi komutanlarının durdurulması imkansız gibi görülen Ölüm Yıldızı’nın tam şematiklerine kavuşmasını sağladı.

Katarn’ın başarısı, Mon Mothma’nın ona bir başka görev vermesine yol açtı. İmparatorluk, ”Dark Trooper” denilen ve üstün robot askerlerin geliştirilmesini içeren yeni bir proje üzerinde çalışıyordu. Yavin IV’teki üssün tahliye edilmesinden birkaç ay sonra Kyle, General Mohc liderliğindeki Dark Trooper projesinin peşine düştü. Prototip droid askerler tarafından yok edilen Talay’daki Asi istasyonunda bulduğu ipuçlarını takip ederek Mohc’un yedi kilometrelik özel dark trooper proje gemisi Arc Hammer’a ulaştı. Bu arada General Crix Madine’i bir İmparatorluk hapishanesinden kurtardı ve Mohc tarafından kiralanan Boba Fett’le de karşılaşıp böyle bir dövüşten canlı çıkmayı başaran az sayıda kişiden biri oldu. Katarn tek kişilik bir yıkım ekibi gibiydi, bazen aynı anda beş ya da altı ayrı silah taşıdığı olurdu. Sonunda Mohc’u öldürdü ve Arc Hammer’ı yok ederek İmparatorluğun çok pahalı Dark Trooper projesini de neyse ki daha tam doğamadan öldürdü.



Takip eden birkaç yıl boyunca Katarn, İttifak için çeşitli operasyonlar yürütmeyi sürdürdü. Endor Savaşı’ndan bir yıl sonra, serbest bilgi alış verişiyle uğraşan 8t88 adlı droidden babasını öldüren kişinin, yıllar önce kendisine madalya takan Jerec’ten başkası olmadığını öğrendi. Ne yazık ki, 8t88 o sırada Jerec için çalışıyordu ve Katarn hem onunla, hem de Jerec’in emrindeki dark jedi’lardan ikisi olan Pic ve Gorc’la savaşmak zorunda kaldı. Tecrübesiz olmasına rağmen iki Dark Jedi’ı da öldürdü. Qu Rahn’ın ruhunun rehberliğinde Sulon’daki evine döndü ve jedi’ın ışın kılıcını buldu. Fakat tavandaki Jedi Vadisi haritası çoktan Jerec tarafından çalınmıştı. Jerec, Vadi’deki Jedi ruhları sayesinde çok büyük bir güce kavuşmayı planlıyordu. Kyle bir başka kopya bulmayı başardı ve Jan Ors’un yardımıyla derhal harekete geçti. Yarış başlamıştı.

Ruusan’da Jerec’in kalan dört karanlık taraf savaşçısı Katarn’ı durdurmaya yetmedi. Maw ve Boc’u öldürdü, çok genç olan Yun’un ise hayatını bağışladı. Bundan minnet duyan Yun, Katarn’ı Sariss’in ışın kılıcından korumaya çalıştı ama kendisi öldü. Az sonra Kyle Sariss’i de yenilgiye uğrattı. Bu arada, Boc bir taşla ışın kılıcını ezip parçalamıştı ve Kyle onun yerine Yun’un silahını aldı.

Tüm bu çarpışmalar sırasında Katarn Güç’ün karanlık tarafına tehlikeli derecede yaklaşmaya başladı. En büyük düşmanı olan Jerec’le yüzleştiğinde karanlık tarafın çekimine karşı koymak özellikle çok güçtü. Fakat Jedi Vadisi’nin ortasında meydana gelen düelloda Katarn nefretini bir kenara atmayı başardı ve Jerec’i soğukkanlılıkla öldürmeyi reddetti. Jerec’i adil bir şekilde yenilgiye uğrattı. Jerec’in ölümü Vadi’de hapsolmuş Jedi ruhlarını serbest bıraktı, ve böylelikle bin yıllık bir kehanet de gerçekleşmiş oldu: ”Bir Şövalye gelecek, bir savaş yapılacak ve tutsaklar özgür olacak.”

Katarn Luke Skywalker’ın kendisine katılıp gerçek bir Jedi olma yoluna koyulma teklifini reddetti ve bunun yerine Yeni Cumhuriyet silahlı kuvvetlerine girip yüzbaşılığa terfi edildi. Bu sıralarda bir başka Güç kullanıcısı olan Mara Jade’le tanıştı ve ikisi yeteneklerini geliştirmede birbirlerine yardımcı oldular.

Endor’dan altı yıl sonra, yeniden hayata dönen Palpatine’e karşı verilen savaşlar sırasında Yüzbaşı Katarn Altyr 5′teki Yeni Cumhuriyet üssünün savunmasına yardım etti. Rastladığı bazı tarihi kalıntıları takip etti ve bataklıklarla kaplı unutulmuş Sith gezegeni Dromund Kaas’a ulaştı. Gezegendeki eski Sith tapınakları, Sith’in saf kötülüğüyle doluydu ve bu enerji tüm gezegeni etkiliyordu. Karanlık güçler Katarn’ın savunmasını kırdı ve onu karanlık tarafa çekti. Tam zamanında Mara Jade onu buldu. Jade Katarn’ı kendi hayatı ya da karanlık arasında seçim yapmaya zorlayarak onu aydınlığa geri çekmeyi başardı.

Bu tecrübeden utanç duyan Kyle Katarn bu kez Luke’un çağrısını dinledi ve Skywalker’ın Endor’dan yedi yıl sonra başlattığı Jedi Akademisi’nin ilk 12 öğrencisinden biri oldu. Fakat burada çok kısa süre kaldı. Karanlık tarafla olan geçmiş yakınlaşmaları onu korkutuyordu ve tekrar düşme riskini göze almaktansa Güç’e ve jedi’lığa sırtını çevirmeye karar verdi. Işın kılıcını da Usta Skywalker’a teslim etti ve Güç yeteneklerinin solmasına izin verdi. Yıllarca bir paralı asker olarak çalıştı ve Mon Mothma için çeşitli görevler yerine getirmeyi de sürdürdü.

Fakat sonunda Kyle, gerçek yerinin jedilar arasında olduğunu anladı. Güç’e geri döndü ve Jedi Akademisi’nde yeni öğrencilerin dövüş alanlarında eğitilmesine yardım etti. Öğrencileri Ithor, Obroa-skai ve Gyndine’de Yuuzhan Vong istilacılarına karşı başarıyla direndiler. Fakat amansız savaş sürdükçe, Katarn pek çoğunun ölümüne tanık oldu: Jedi’lar ya işbirlikçilerin ihanetine uğruyor, ya da canlı bir Yuuzhan Vong ”Güç dedektörü” denebilecek voxyn denen yaratıklara yem oluyorlardı. Katarn, Jerec’in başaramadığı şeyi Yuuzhan Vong’un gerçekleştirmesinden endişe ediyordu…