Tarih kazananlar tarafından yazılır. Bundan şüphe duyanların 3. Vontor Savaşı’na bakması yeterlidir. Xim the Despot ile Kossak the Hutt arasında meydana gelen bu Eski Cumhuriyet-öncesi savaşın ayrıntıları aradan geçen binlerce yıl içinde kaybolup gitmiştir, bunun başlıca sebebi de kendini beğenmiş Hutt’ların hikayeyi sadece kendi bakış açılarından ve yalanlarla doldurarak anlatmak istemeleridir. Bu belirsizliğe rağmen Vontor’un Xim’in yok edildiği ve kötü şöhretli savaş robotlarının da son kez büyük ölçekli bir savaş gördükleri yer olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.

Xim’in droidleri kendi günlerinde neredeyse durdurulamazdılar. Bu savaşlordu, droid teknolojisini savaş alanına taşıyan ilk bireylerden biriydi, ve onun duygusuz, merhametsiz savaş droidlerinden dehşete kapılan pek çok yıldız sistemi direnmekten vazgeçip teslim oldular. Modern galaktik standartlara göre bile 25.000 yıldan daha uzun bir süre önce dizayn edilmiş olan bu droidler saygı duyulacak derecede kabiliyetli ve öldürücüydüler.

Droidler iki ayaklı, insanımsı bir konfigürasyonda üretilmişlerdi, ancak üç metreyi bulan boylarıyla insan askerlerin yanında kule gibi duruyorlardı. İri gövdeleri, düşman piyade ateşinin hayati bir kontrol mekanizmasını vurmalarını çok güçleştiren kalın zırh levhaları ve takviye edilmiş stres noktalarıyla kaplanmıştı. Kollar ve ellerdeki özel yapılmış bölmelerde eski dönemlerden kalma ısı ışınları ve partikül püskürtücüleri gibi çeşitli enerji ve kimyasal silahlar vardı. Ayrıca ön kollara istenildiğinde rahatlıkla çıkarılabilen lazer topları takılabiliyordu. Her robotun tarete benzer ağır zırhlı bir kafası vardı ve bunlar optik lensler ile ilkel konuşma modülleri içeriyor ve robotun bağlı bulunduğu birliğin amblemiyle donatılıyordu.



Bu droidler limitli bir düşünem ve mantık yürütme gücüne sahiptiler. Emirlerini Xim’in komuta postalarından gelen transmisyonlaran alıyorlardı. İçlerinden bazıları, diğerlerinden biraz daha fazla hareket serbestisine sahip olarak yapılmışlardı-bunlar takım komutanları olarak görev yapıyorlar ve sıradan droidlerin göğsündeki beyaz kurukafa ambleminin aksine taşıdıkları sarı renkli kurukafa amblemiyle ayırt ediliyorlardı.

Xim the Despot’un aşırı hırsı onun Vontor’da sonunu getirdi. Zalim hükümdar, Hutt’ları yok edip Si’klaata Yıldız topluluğu’nun tartışmasız lideri olmak umuduyla nerdeyse tüm askeri gücünü tek bir bölgeye yığdı. Savaş, Hutt’ların yeni müttefikleri Nikto, Vodran ve Klatooinian askerlerinin Xim’i ve savaş robotlarını yok etmeleriyle sonuçlandı.

Fakat Xim’in hazine gemisi Queen Of Ranroon’da muhafız olarak bulunan bin savaş robotu bu fiyaskodan kurtumayı başardı. Gemi Dellalt’a ulaştığında droidler gizli yerlerde saklandı ve nesiller boyunca Xim’in mürettebatlarının torunları ve onların torunları tarafından çalışır durumda tutuldu. Yavin Savaşı’ndan iki yıl kadar önce Han Solo ve Chewbacca Dellalt’ta yaşadıkları maceralar sırasında binlerce yıldır bu droidleri gören ilk yabancılar oldular.

Droidlerin hemen hepsi, Xim’in adamlarından arta kalan ve geçmişi büyük ölçüde unutan izole edilmiş kolnistlerin emriyle yakınlardaki bir madenci kampına düzenledikleri saldırıda etrafa bir hayli zarar verdikten sonra yok edildiler. Fakat başta Ruuria’lı Skynx olmak üzere pek çok arkeolog ve araştırmacı, tüm çabalarını bu droidlerin sırlarını çözüp uzak geçmişe biraz daha ışık tutabilmeye odakladılar.