Coruscant’ın vatandaşları, Prens Xizor’un kalesine imrenme, merak ve bir trilyonerin evinin neye benzediğine dair duydukları şaşkınlıkla bakarlardı. Fallen Kraliyet Ailesi’nin kanını taşıyan Xizor, kalesinin yapımına Cumhuriyet’in son dönemlerinde “Xizor Transport Sistemleri”nin başında olmasıyla kazandığı servetin bir kısmını kullanarak, “Başkanlık Sarayı”nın doğusundaki tarihi Farfalla gökdelenini yıkıp onun temellerine yeni bir kule dikerek başladı. Klon Savaşları sonrasında İmparator Palpatine’e yakınlaştıkça kalesi daha da muhteşem bir yapı halini aldı ve Endor Savaşı’ndan kısa bir süre önce yıkılana kadar İmparatorluk Kenti’ndeki harikalardan birisi olarak kaldı.



Kamuoyunun Xizor hakkında bilmediği şey ise; Xizor’un aynı zamanda bir yeraltı suç örgütü olan “Black Sun”ı yönettiğiydi. Fallen prensinin bu yasadışı operasyonları kalede üstün bir güvenlik sistemini gerekli kılıyordu tabii ki. Sarayın balo salonlarından antreman salonlarına, meditasyon bahçelerinden iniş platformlarına, ziyaretçi suitlerinden, hazine odalarına kadar her yer holokameralar ve silahlı muhafızlar tarafından her an korunuyor, gözleniyordu. Xizor, kasalarında kıymetli eşyaları olduğu kadar, maddi ve manevi değeri çok yüksek şeyler de saklardı. Örneğin Perlemian Antlaşması’nın bilinen tek kopyasına sahip olduğu gibi Coruscant’ın siyasilerinin kirli çamaşırları ile ilgili dosyalara da sahipti. Bu dosyaları çoğu kez şantaj için kullanırdı.

Milyonlarca krediye mal olan güvenliğine rağmen, Lando Calrissian’ın kaleye sızdıktan sonra çöp boşluğuna atığı bir termal patlayıcı ile yapıyı tamamen yıkması kalenin içerden yapılacak sabotajlara karşı şaşırtıcı derecede savunmasız olduğunu gösterdi. İmparatorluk Hükümeti, bu felaketin yeni bir inşaat projesinin bir parçası olduğunu ilan edip yıkılan kalenin yerine yeni bir “İmparatorluk Güvenlik Operasyonları Binası” inşa etti. Yeni Cumhuriyet rejimi sırasında bu bina Bothan casusluk ağının Coruscant karargâhı olarak hizmet gördü. Bothanların, Xizor’un şantaj dosyalarına sahip olan kütüphanesini yeniden yarattıklarına dair dedikodular vardır.