Evet merakla beklenen Medal of honor 2010 çıktı arkadaşlar.













SİSTEM GEREKSİNİMİ


Xp Sp3,Vista [sp2],Windows 7 işletim sistemlerinden birine sahip olmanız.

Pentium D ,3.2 GHZ,Core 2 Duo, 2.0GHz ,Athlon 64 X2
2 gb ram
256 mb ekran kartı, NVIDIA GeForce 7800 GT,ATI X1900 en az
9 gb hardisk alanı
DirectX 9.0c

MEDAL OF HONOR 2010

Medal of Honor yıllardan beri aklımıza İkinci Dünya Savaşı’nı getirir. Cepheden cepheye mücadelemizin 11. yılında olduğumuz şu günlerde, 2007’deki Airborne’dan sonra Medal of Honor serisi, rakibi Call of Duty serisi gibi modernleşiyor. Medal of Honor’un en son oyunu Airborne’a bir bakalım. İkinci Dünya Savaşı, güzel fikirler, kabul edilebilir atmosfer. Peki ya ne eksik? Neden tutmadı? Neden Medal of Honor da modernleşiyor? Bunun iki cevabı var. Birincisi İkinci Dünya Savaşı’nın eskimesi, ikincisi de Modern Warfare gibi çok satan bir oyuna karşı mücadele edilememesi. Kısaca, Electronic Arts pastadan pay istiyor.

Ama bu pay isteme işlemi, iyi bir oyunun arkasından gelen ve sadece konseptin kopya edilen oyun ile aynı olduğu, diğer yönlerinse rezalet olduğu oyunlardan olmayacak gibi gözüküyor. Çünkü Electronic Arts bu sefer çok iddialı.


Modern Warfare serisi neden bu kadar sevildi peki? Kişisel fikrim, elde silah “bum bum cuf cuf”dan ziyade, bütünleşebildiğimiz, hissedebildiğimiz karakterlere sahip olmasından kaynaklanıyordu. Hangimiz Yüzbaşı Price’ı sevmedik ki? Hangimiz Soap’un yükselişine hayran kalmadık? Evet, serinin senaryosu vasat bir Hollywood aksiyon filminden iyi değildi ama oyunu bize sevdiren senaryonun sunuluşuydu. Tabii ki, her ne kadar son oyunda yapılan hatalar birçok oyuncunun tepkisini çekmiş olsa da, çoklu oyuncu modu bu başarının temel taşlarından birini oluşturuyordu.



Medal of Honor, Afganistan’da geçiyor. Ama oyunun baş yapımcısı Greg Goodrich’in söylediğine göre, Afganistan öylesine seçilmiş bir mekan değil. Electronic Arts’ın Los Angeles stüdyosu, gerçeğine yakın –hatta belki de yer yer gerçek- hikayeler anlatmak istiyor. Oradaki askerlerin neler yaşadıklarını, neler çektiklerini, ruh hallerini yansıtmak istiyorlar. Bunu yaparken de elit Tier 1 ekibini bize sunacaklar. Aynı Modern Warfare’deki S.A.S.’lar gibi, Tier 1 ekibi de en üst düzey eğitimlerden geçen, taktik bilgisi yüksek ve ölümcül bir ekip. Afganistan’ın şartları çok zorlu ama bu ekibin üyeleri bu şartlarla yaşıyorlar ve Afganistan’da bulunabilecek her türlü deliği biliyorlar. Hızlı, çevik ve ölümcüller. Düşmanlarının en son duydukları şey, içlerinde bulundukları odanın kapısının patlama sesi. Sonrası malum.


Her ne kadar oyunun büyük bölümünü elit Tier 1 üyeleriyle oynayacak olsak da, aynı Modern Warfare’de olduğu gibi elimizin altında bir de Amerikan askerlerinden oluşan Sledgehammer olacak. Sledgehammer birliklerini kontrol ederken eski tarz bam güm aksiyona hazır olmamız gerekiyor çünkü bir yandan tanklar yanımızdan akın akın giderken, üstümüzden geçen, yere çakılan helikopterler arasında yolumuzu bulmamız gerekiyor. Bu bölümleri de Modern Warfare’in Amerikan askerli bölümlerine benzetebiliriz. Bu bölümlerde –ve oyunun genelinde de- helikopter ve ATV kullanabileceğiz. Açıkçası bu tarz FPS’lerde araç kullanmaktan pek hoşlanmıyorum. Her ne kadar oynanışa değişiklik katsa da, gereksiz derecede uzadığı zaman sinir bozabiliyor.


Oyunu yapan iki ekip de oldukça sıkı çalışıyor. Dediğimiz gibi, Medal of Honor gerçekleri baz alıyor. Bunun en büyük kanıtı da, Los Angeles stüdyolarına gelen Tier 1’de üyeleri. Ekip, Tier 1 elemanlarından bilgileri alıp, olabildiğince gerçekçi bir savaş atmosferi yaratmak için uğraşıyor.


Medal of Honor’un en büyük amacı, büyük bir savaşı alarak bu savaşı anlatmak değil. Medal of Honor’un amacı, savaşanları anlatmak. Karakterler arasındaki bağı sıkı sıkıya kurmak. O atmosferi karakterlerin gözünden oyunculara aktarmak. Bunları yapmaya çalışırken bir yandan da yapay zekayı güçlendirmeye çalışıyorlar. Goodrich’in dediğine göre, ekip üyelerimizin hepsi ne yaptıklarının farkında olacaklar ve içinde bulunduğumuz savaş ve yıkım atmosferini bize vermeye çalışacak.


Modern Warfare serisini oynamışsanız bilirsiniz. S.A.S.’ların olduğu bölümlerde içinizde garip bir rahatlık oluyordu. Sanki operasyonlar, Amerikan askerlerinin olduğu bölümlere nazaran daha “kolaydı”. Bunun en büyük nedeni, yanınızdaki S.A.S.’ların size ihtiyacı olmamasıydı. Onlar zaten işlerini harfiyen yerine getiriyorlardı. İşte Tier 1 elemanları da aynen böyle. Oyunun kapağındaki Tier 1 elemanına bile bakarsanız bunu görebilirsiniz. O uzun sakalları, size “ben buradaydım” diyor. Kanımca, Tier 1 elemanlarıyla oynayacağımız bölümler, oyunun temelini oluşturacak. Yanındaki Sledgehammer operasyonları ise, stresimizi almak için bize sunulan “vur vurabildiğin kadar” bölümleri olacak. Çünkü ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgi, Tier 1 elemanlarının ayaklarının altında.


Modern Warfare serisinin en büyük avantajlarından biri de milyonlarca kişi tarafından oynanan bir çoklu oyuncu moduna sahip olmasıydı. Hatta Modern Warfare 2’de, yapımcılar önümüze 5 saatlik tekli oyuncu süresi sunarak bütün güçlerini çoklu oyuncuya harcadıklarını göstermişlerdi. Ama oyunun dedicated sunucu eksikliği ve hileci nüfusun çokluğu nedeniyle oyuncular bir türlü istediklerini deneyimi alamamışlardı. Medal of Honor ise bu deneyimi sunmak için geliyor. Hem de bunu tekli ve çoklu oyunculardan birine aşırı yüklenip, diğerini boşlamadan yapıyor. Electonic Arts’ın Los Angeles bürosu tekli oyuncu, İsveç’ten DICE ise çoklu oyuncu modu üzerine yoğunlaşıyor. Şu an için elimizde çoklu oyuncu ile ilgili bilgi olmasa da, iddialı geldiğini söyleyebiliriz. DICE’ın Battlefield serisindeki müthiş başarısına bakarsak, çoklu oyuncunun emin ellerde olduğunu da söyleyebiliriz. Hem Modern Warfare 2’de bulunmayan ve insanların tepkisini çeken adanmış sunucu desteği de Medal of Honor’da yer alacak.



Şu an için elimizde oyun ile ilgili çok fazla bilgi yok. Çoklu oyuncu seçeneği de tam olarak açıklanmadı, yapımcılar E3’ü bekliyor herhalde. Ama en azından Los Angeles’dakilerin nasıl düşündüklerini, neyi hedeflediklerini biliyoruz. Bakın Goodrich ne diyor; “Eğer piyasaya bir FPS oyunu çıkarmak istiyorsanız, bu oyun kaliteli olmalı. Yoksa çıkarmayın bile. Hele bir de Medal of Honor gibi eski bir seriyi bu şekilde yeniliyorsanız...” Los Angeles’daki ekip ne yapmaları gerektiklerinin farkında, oyunun her bir anını teker teker cilalıyorlar. Zaten DICE’ın çoklu oyuncu yaratmadaki yeteneklerini söylemeye bile gerek yok. Oyunun BETA’sı çıktığında da birebir deneme şansımız olacak. Medal of Honor, 15 Ekim’de PC, X360 ve PS3 için raflardaki yerini alacak.