"Şenol Güneş tamir etti"

'Büyük Şef' Song, Şenol Güneş ile yaşanan büyük çıkışı özetledi: Geçen sene iyi geçti, haliyle bu sezon için beklentiler arttı. Başlangıçta da kulüpte çok değişimler, hareketlilik oldu, iletişim koptu. Şenol Güneş, ne istediğini bilen, bunu iyi anlatan, başarıya odaklı bir antrenör. Camiayı tanıması da avantaj. Sorunları çözdü, herkesi kendine getirdi.



Kamp yapılan otelde buluştuk Rigobert Song ile... Sohbetimize başlamadan önce lobide oturan, gezen, müzik dinleyen, sohbet eden diğer oyuncularla kah selamlaştık kah uzaktan baktık... Trabzon’da iyi günleri de, kaos dönemleri de görmüş biri olarak dikkatimi ilk şu çekti: İnsanlar gülüyor, gözleri ışıldıyor. Üstelik oynayanı da, yedek oturanı da. Herkes ‘ortam’ diyor, ‘futbol’ diyor. Yani kaos bitmiş, insanlar ‘iş’ yapıyor. Bu da zaten son maçlarda sahaya yansıyor. Gözlem bitti, artık sıra bizim de ‘işimizdeydi’. Kaptana, nam-ı diğer ‘Büyük Şef’e merak edilenleri ve ettiklerimizi sorduk...

Geçen sezon takım iyi bir hava yakalamıştı, yönetim ve takım da aynı. Kötü başlangıcın sebebi ne?
- Trabzonspor’da çok fazla değişiklik oldu. Trabzon’da yaşayanların hayatı futbol, bunu herkes bilir. Geçen yılki başarıdan dolayı da bu yıl beklenti çok yükseldi. Antrenör de değişti bu değişim hareketliliği içinde. İletişim problemleri de ciddi etkili oldu o süreçte. Aslına bakılırsa bizim takımımız hala çok kaliteli. Üstelik son dönemde takım olma yolunda büyük mesafe aldık ve daha da iyi oynuyoruz. Evet ciddi kayıplarımız oldu ama bundan sonra beklentilere yanıt verebileceğimizi düşünüyorum.

Takımın kötü performansıyla ilgili eski hocaya çok yüklenildi. Aynı oyuncu kadrosu daha iyi işler yapıyor. Tek sorun hoca mıydı peki?
- Trabzon’da daha önce görev yaptığı, camiayı her yönüyle çok iyi tanıdığı için Şenol hoca çok şey kattı takıma. Türkiye’deki sistemi de çok iyi biliyor. Aklındaki tek şey başarılı olmak. En önemlisi bu başarı hedefiyle ilgili olarak takımla çok iyi iletişim kurdu, istediklerini net şekilde anlattı. Beni bu doğru iletişim durumu fazlasıyla etkiledi. Bildiğim kadarıyla ailesiyle yaşamıyor...

Trabzon, İstanbul’a oranla biraz dezavantajlı görünüyor özellikle yabancılar için. Bu paralelde sana göre Trabzonspor’un doğru yabancı profili ne olmalı?
- Evet, eşim Trabzon’da yaşamıyor. Ama İstanbul ile Trabzon’u kıyaslamaya hiç gerek de yok. Bu işlerde asıl önemli olan sizin hayattan ne beklediğinizle alakalı. Trabzon’dan önce İstanbul’da da yaşadım ben. Yeni şehrimde çok bir sıkıntı yaşamadım. Çünkü ben işimi yapmak için buradayım. Ayrıca net söylemek lazım; Trabzonspor herkesin oynamak isteyeceği kadar büyük bir kulüp. Hayat da gayet iyi, insanlar futbolu çok seviyor, ilgi gösteriyor. Tabi az önce de söyledim; ne bekliyorsunuz? Bu hayati nokta. Ben iki yıldır Trabzon’dayım ve herkesin yaşayabileceğini düşünüyorum. Ailemi görmek için de 1.5 saatlik bir yolculuk yetiyor, o yüzden sorun yok.

Sözleşmen bitiyor, kalmaya mı gitmeye mi yakınsın?
- Evet sözleşmem bitiyor. Ancak rahatlıkla söyleyebilirim ki, kalmamı isterlerse kalırım memnuniyetle. Birlikte yapacağımız çok şey olduğuna inanıyorum.

‘Yanlış bir şey yapmamıştım’
İleride futbol anılarını yazsan Trabzonspor ve Trabzon için neler yazarsın?
- Böyle bir projem yok (Önce uzun uzun gülüyor ve derin bir nefes alıyor). Trabzon benim için hiç zor bir deneyim olmadı. Sevdim Trabzon kentini, insanlarını. Trabzon’da hayat içinde futbol büyük yer tutuyor ama başka bir yaşantı da var. Gösterilen ilgilinin güzel olduğunu büyük bir samimiyetle anlatabilirim. Ben kendimi 2 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede buraya ait hissettim.

Trabzon’da kendinizi ünlü biri gibi mi hissediyorsun?
- İnsanlara karşı kendimi hiç üstün biri olarak görmedim. Kendimi sokaktaki herkesle eşit görüyorum. Bana burada hem başkanımız hem hocamız hem birlikte çalıştığımız insanlar bana büyük saygı gösterdi. Ben de bu saygının fazlasını onlara göstermek için uğraşıyorum. Saha içi ve dışında bunun için artık daha da çok çalışmam gerekiyor; çünkü kaptanım.

Tam da bu konuya sıra geliyordu. Çok kısa aralıklarla dibi ve zirveyi gördün; kadro dışı kaldın, kaptan oldun. Nasıl uyum sağladın bu sürece?
- Sadece futbol değil, hayat böyle aslında. Bazen her şey istediğiniz gibi gitmiyor. Kendi yaşadıklarım açısından tek sorunun çok sayıda iletişimsizlik olduğunu düşünüyorum, hep böyle baktım. Şenol Güneş ise ne istediğini bilerek geldi. İyi bir gözlemci, duruma hakim. Onun gibi birisinin kaptanlığı vermesi aslında benim yanlış yolda olmadığımın, yanlış bir şey yapmadığımın en önemli göstergesidir.

‘Gençler öğrenmeye çok açık’
Müthiş bir kariyere sahipsin ‘Büyük Şef’sin... Deneyiminden Trabzonspor’daki gençlerin yeteri kadar faydalandığını düşünüyor musun? Birşeyler kapabiliyorlar mı?
- Bu soruyu sorduğunuz çok iyi oldu. Çünkü o bu konuda iyi bir örnek. (Röportaj sırasında aramızda olan genç yıldız Ceyhun Gülselam’ı işaret ediyor) Ceyhun çok akıllı, zeki bir futbolcu. Uzun süredir de oda arkadaşım. En başta onun öğrenme azmini kutlamak lazım. Sürekli sorular soruyor, geceleri ve hatta uykumdan uyandırıp bile sorular soruyor. Tek örnek Ceyhun değil. Tüm gençler öğrenmeye çok açık.

Sosyal sorumluluk kampanyalarında sık görüyoruz seni... Organizasyon zorunluluğu mu içten gelen bir his mi?
- Futbolcu sadece topun peşinde koşan insan değildir. Bu tip işler hayatımızın bir parçası. Hayatta futbol oynayabilecek, tanınacak kadar şanslı insanlarız. Ama buna hiç sahip olamayanlar da var. Yardımcı olabileceğim ya da yardımı harekete geçirebileceğim her kampanyaya katılıyorum. Bizim yaşadığımız iyi aile hayatına sahip olamayanlara karşı sorumluyuz. Son olarak Nike’a da teşekkür ediyorum (AİDS’e karşı kırmızı bağcık kampanyası için). Bize iyi bir fırsat veriyorlar anlamlı mesajlar verebilmemiz için.

Gazetecilerle yaşadığın bir sıkıntı oldu. Gerçi sonra pişman olup özür diledin. Tanıdığımız pozitif ve profesyonel Song niye o kadar agresifti?
- Evet ben o gün çok gergindim. Yaptıklarım da doğru değildi, bana yakışmadı ve bir kez daha özür dilerim. Ancak direkt hedef gösterilmek de yanlıştı. ‘Afrikalılar sorunlu’ demek doğru bir yaklaşım olmaz. Eğer, ‘Türkler sorunlu’ denilse de aynı oranda kızardım.

En mutlu olduğunu düşündüğün günü hatırlıyor musun Trabzonspor’da...
- Trabzonspor’da eğer maçı kazanıyorsanız Trabzon’da her şey ve her gün güzeldir.

‘Mezgine bayılıyorum!’
Trabzon denilince ilk akla gelen şeylerden biri de şüphesiz ki balık... Ve Rigobert Song da deniz mahsüllerinin eseri olmuş durumda. Röportaj sırasında Trabzonspor ve kentin özelliklerini sıralarken birden patladı, “Trabzonspor’u tercih etmek için bir başka sebep daha var; o da sürekli balık yiyebiliyorsunuz. Ben ‘mezgine’ bayılıyorum” dedi ve masadakileri gülme krizine soktu. Birkaç kez ‘mezgit’ diye düzelttik ama o balığa çoktan yeni bir isim bulmuştu, çabamız faydasızdı.

Nike Red’e destek veriyor
Serhat Demirtaş’a konuşan Song, Nike Total 90 tasarımı yeni kramponlarını gururla gösteriyor. Çünkü o da ‘kırmızı bağcıklar’ kampanyasının Türkiye’deki temsilcilerinden. AİDS’e karşı yürütülen girişimin dünyadaki diğer ünlüleri arasında Drogba, Materazzi, Kobe Bryant ve Maria Sharapova da yer alıyor.