Bu zamana kadar hep uçak simülasyonlarında zorluk çekmiştir oyun severler. Flight Simulator serisi ve IL serisi bunların başını çekiyor. Özellikle IL 2, bize 2. Dünya savaşının atmosferini göklerde yaşatırken, gerçekçi oynanışıyla zorlu dakikalar geçirmemize neden oluyordu. Ubisoft ‘arcade’ tadında bir uçak oyunu çıkardı, simülasyonla uğraşmak istemeyenler için. Tom Clancy’s HAWX diğer yapımlardan farklı olarak, kolaylığı ve bitmeyen aksiyonuyla karşımıza çıkıyor.



Yapımın senaryosu Ghost Recon ve EndWar ile ilişkili bir yapıya sahip. İlk olarak EndWar’daki büyük savaştan önce 2015 yılına gidiyoruz. Ghost Recon’daki birliklerimize yardım ediyoruz bazı görevlerde. Daha sonra 2021 yılına doğru giderek 3.Dünya Savaşı ve sonrasını gökten takip ediyoruz. Artemis adlı küresel güvenlik şirketine bağlı bir uçak birimi oluyoruz. Verilen görevler ve emirler doğrultusunda dünyanın dört bir yanında savaşmaya gidiyoruz. Senaryoya baktığımız zaman ‘karışık olmayan oyunun’ ‘karışık olmayan kurgusunu’ görüyoruz.

HAWX’a girerken öncelikle gaz verici bir video ile karşılanıyoruz, menüdeki müzikler de sizi havaya sokacak türden. Yapımdaki müzikler benim oldukça hoşuma gitti, iyi seçilmişler bu oyun için. Videoydu, menüdeki müziklerdi, gaza geldikten sonra profilimizi oluşturuyoruz ve oyuna ilk adımımızı atıyoruz. Senaryo modunun yanında ‘Free Flight’ ve ‘Versus’ isimli kısımlar bunlar. ‘Free Flight’ adından anlaşılacağı üzere boş boş uçabildiğimiz bir mod. Oyunda açılan haritalarda ve şehirlerde gezebiliyoruz bu sayede. ‘Versus’ ise çok oyunculu mod olarak yerini almış.



Ana senaryoda ilerledikçe yeni haritalar, uçaklar ve uçaklar için geliştirmeler açılıyor. Aynı zamanda görevleri tamamladıkça rütbemizde de değişiklikler olabiliyor. Meksika’dan Orta Afrika’ya, Afganistan’dan Brezilya’ya birçok yerde bulunuyoruz. Bize verilen görevler de farklılık gösteriyor. Bazen korunması gereken bir uçağa eskort oluyoruz, bazen savunulması istenilen bir rafineriyi koruyoruz, bazen de belirtilen düşman birimlerini yok etmemiz söyleniyor. Bu çeşitlilik sayesinde oyundan sıkılmak gibi bir durum olmuyor. Görevlere başlamadan önce bir takım bilgiler veriliyor. Düşman ne kadar oranda kara birimine sahip, ne kadar hava gücü var bunları görebiliyoruz. Ayrıca ‘Pilot Records’ bölümünde kayıtlarımız tutuluyor. Kaç görevi tamamladık, hangi rütbelere terfi ettik, burada yazıyor.



GÖKLERIN HAKIMI
HAWX’ın görev çeşitliliğinden bahsettik, uçak çeşitliliğinden konuşalım biraz da. Oyunda farklı farklı jetler mevcut, görevleri tamamladıkça yenileri ekleniyor listeye. Bombardıman uçakları ve ‘fighter’ dediğimiz avcı uçakları olarak iki gurup var. Bazı jetler havadaki birimlere karşı daha iyiyken, bazıları karada bulunan düşmanlara karşı daha etkili. Uçakların özelliklerine bakarken dikkat edeceğimiz üç nokta daha var; ‘speed,’ ‘armor’ ve ‘handling’. Göreve başlamadan önce uçak seçerken, zaten bir tanesi öneriliyor, ancak siz hızına, dayanıklılığına bakarak farklı bir uçak seçebilirsiniz.



Her görevden sonra, bölüm içinde yaptığımız işlerden dolayı ‘xp’ puanımız hesaplanıyor. ‘xp’yi Rainbox Six: Vegas serisinden hatırlıyoruz. Düşmanları nasıl öldürüyorsak ona göre puan kazanıyorduk, ‘headshot’lar oldukça iyi puan veriyordu mesela. HAWX’ta da düşman roketlerinden kurtulursak, bir kerede gönderdiğimiz 4 roketle 4 düşman uçağı indirirsek iyi puanlar kazanıyoruz. ‘xp’ puanımız arttıkça seviye atlıyoruz ve her seviyeden sonra yeni jetler ve geliştirmeler açılıyor.


AMANSIZ OL

Oyunu oynarken durup şöyle bir manzarayı seyretme şansınız pek olmuyor, düşmanlarınız hiç bitmiyor çünkü. Karada bulunan tankları patlattıktan sonra denizdeki gemiler sorun oluyor. Onları da yok ediyorsunuz helikopterler, korumanız gereken askerlerinize mermi yağdırıyor, onların da icabına bakıyorsunuz, bir de ne göresiniz; arkanızda bir düşman uçağı size kitlenmiş. Roketini gönderiyor, siz de ‘flare’ yardımıyla veya kıvrak hareketlerinizle ondan kurtuluyorsunuz. Ancak arkadaki pilot işini iyi biliyor ve peşinizi bırakmaya niyeti yok. Uzun süren bir takipten sonra ani bir hareketle onu şaşırtıyor ve hemen arkasına geçiyorsunuz. Şimdi takip eden taraf sizsiniz, düşmana kilitlenip roketinizi gönderiyorsunuz. İki tane göndermeyi unutmayın, düşman jetleri iki roketle patlıyor.



Bazen iki üç uçak sadece size kilitlenebiliyor, iki füzeden kurtulmak sizi biraz zorlayabilir. HAWX’ın bitmek tükenmek bilmeyen aksiyonu, yapımın en güzel yanlarından biri. Sürekli olarak hareket ve çatışma halindesiniz. Havada tehlikeli manevralar eşliğinde, roketlerin ve bulutların arasında amansız mücadelelere giriyorsunuz. ‘İt dalaşı’ diye tabir edilen olayın sürekli olarak içindesiniz. Bir düşman uçağı size kilitlenmeye çalışırken, sistem sizi uyarıyor, kilitlendiği zaman ise alarm veriyor. Peşinizde bir roket varken, izlediğiniz yönden saparak ani manevralar yapmanız gerekiyor. Yoksa havada toz duman olursunuz.



Kullanacağımız uçağa göre silahlara sahip oluyoruz. Avcı uçağı kullanıyorsak roket ve ‘multiAA’ adlı misil roketlerimiz var. Bombardıman uçaklarında ise roket’in yanında bombalarımız bulunuyor, karadaki hedefleri bombalarla çok daha rahat patlatıyoruz. Ayrıca ‘Shift’ tuşuna bastığımızda makineli tüfeğimiz etrafa kan kusturuyor. Kullanacağız ana silahı ‘A’ tuşu ile değiştirebilirsiniz, duruma göre roket veya bombayı seçersiniz. Benim favori silahım ise ‘multiAA’. Bir kerede 4 hedefe kilitlenebiliyor ve bunu daha uzak bir mesafeden yapıyor. Eğer dört atışın dördü de hedefini bulursa, iyi bir ‘xp’ puanı sizi bekliyor.

KONTROLLER

Yapımın en merak edilen kısmı burası olsa gerek. Bu tür oyunlarda, özellikle simülasyonlarda ‘joystick’ her zaman avantajlı olmuştur. Uçağı kontrol etmemizde rahatlık ve kolaylık sağlasa da ben, bu oyunda ‘joystick’in yokluğunu hissetmedim. Fare ile gayet rahat bir kullanım yakalayabildim. Farenin yanında klavyedeki yön tuşlarıyla da uçağınızı kontrol edebiliyorsunuz fakat fare ile oynamak çok daha rahat ve kolay.



Eğer iyi bir fareniz ve ‘mousepad’iniz varsa HAWX’ta sorun yaşamazsınız. Zaten oyunun ‘arcade’ tadında olması işleri daha da kolaylaştırıyor. Ancak işimizi zorlaştıran bir durum var; kayıt sisteminin kıllığı. Hep söylerim, eğer istediğimiz zaman oyunu kaydedemiyorsak bu bir eksiliktir oyun için. Her görev içinde belli yerlerde kayıt yapıyor otomatik sistem, ancak bu ‘checkpoint’ler oyundan çıktığınız zaman kayboluyor, yani göreve yeniden başlıyorsunuz. Bu yüzden bir görevi bitirmeden oyun çıkmanızı tavsiye etmiyorum.



ATMOSFER

HAWX’ın en iyi ve en kötü yerlerini barındıran kısmına geldik. İyisi şu; yukarıda bahsettiğim it dalaşları, patlamalar, kovalamacalar, mücadeleler, füzeler, roketler, hepsi muhteşem bir uyum içinde savaş ortamı oluşturuyor. Peşinizde bir düşman uçağı varken, bir de füze alarmını duyduğunuz zaman yaşayacağınız heyecanı, kolay kolay başka oyunlarda bulamayabilirsiniz. Aynı şekilde bir anda dört düşman uçağını patlamanın verdiği keyif de kolay kolay kazanılmaz. Ancak yapımcıların bazı detayları göz ardı etmesi, HAWX’ın kalitesinden taviz vermesine sebep olmuş.

Yapımcılar kara ile ilgili hiçbir şeyi özenerek yapmamış, bazı belli başlı binalar hariç. Mesela Brezilya’da ‘Maracana’ stadı güzel bir şekilde oyuna aktarılmış, ancak yollar, diğer binalar berbat görünüme sahip. Yollar dedim kusura bakmayın, oyunda yol yok aslında, üstüne şöyle bir boya dökülmüş bir zemin var. Bir uçak oyununda, kara ile pek işimiz olmasa da biraz daha özenebilirdi yapımcılar, 4-5 yıl öncesinin taktiğini kullanmaya gerek yoktu.



Dağlar ve denizler ise fena olmamış, uçak modellemeleri güzel sayılır. Karadaki askeri birimlerle de pek uğraşmamış yapımcılar, tank yerine kutu gibi cisimleri vuruyoruz aslında. Grafiklerin fazla detay içermemesi oyunun akıcı ve hızlı oynanmasını sağlıyor. HAWX gibi aksiyon dolu bir oyunda bu iyi bir özellik. HAWX ayrıca çok basit kullanıma sahip bir takım oyunu içeriyor, her görevde yanınızda bulunan iki uçak, ‘1’e bastığınız zaman saldırı duruma geçiyor, ‘2’ye bastığınız zaman da savunma moduna geçiyorlar ve peşinizden ayrılmıyorlar.